Ancak onun soyunu sürekli kıldık.
Sâffât سُورَةُ الصَّافَّاتِ · 77
Arapça metin
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ
Okunuşu
vece'alnâ zürriyyetehû hümülbâkîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Biz yalnız Nuh'un soyunu kalıcı kıldık.
Ve soyunu, yeryüzünde kalan bir soy haline getirdik.
Tefsir
Yukarıda geçmişteki topluluklara da uyarıcı elçiler gönderildiği belirtilmişti. Buradan 148. âyete kadar geçen bölümde bu konuya dair bazı örneklere işaret edilmektedir. Örneklerden ilki Hz. Nûh ve kavminin durumudur. Nûh’un, rabbine hangi sözlerle yakardığı konusunda Nuh (71/26-28) ve Kamer (54/10-17) sûrelerinde…
Sâffât 75-82. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Sâffât suresi 77. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sâffât suresinde yer alır. Bu sayfada Sâffât 77. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 182 ayetten oluşur.
Meali: "Ancak onun soyunu sürekli kıldık."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sâffât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sâffât suresi 77. ayetin meali (anlamı) nedir?
Ancak onun soyunu sürekli kıldık.
Sâffât 77. ayetin okunuşu nasıldır?
vece'alnâ zürriyyetehû hümülbâkîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sâffât suresi kaç ayettir?
Sâffât suresi toplam 182 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sâffât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sâffât 77. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
ثُمَّ رَدَدْنَٰهُ أَسْفَلَ سَٰفِلِينَ
Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık.
وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍۢ
Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
وَحِفْظًۭا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍۢ مَّارِدٍۢ
Onu, inatçı her türlü şeytandan koruduk.
وَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًۭا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَخْسَرِينَ
Ona düzen kurmak istediler, fakat Biz onları hüsrana uğrattık.
ثُمَّ جَعَلْنَٰهُ نُطْفَةًۭ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍۢ
Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik.
كَذَٰلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًۭا
İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk.