"O sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.
Şuarâ سُورَةُ الشُّعَرَاءِ · 26
Arapça metin
قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
Okunuşu
kâle rabbüküm verabbü âbâikümül'evvelîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Musa dedi ki: O, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbidir.
Musa, sizin de Rabbinizdir dedi, sizden önce gelip geçen atalarınızın da Rabbi.
Tefsir
Firavun’un alaycı tavırlarına rağmen Mûsâ’nın bütün ilâhî dinlerin en temel ilkesi olan tevhid akîdesini veciz ifadelerle ortaya koyduğu görülmektedir.
Şuarâ 23-28. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 151</i>
Şuarâ suresi 26. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Şuarâ suresinde yer alır. Bu sayfada Şuarâ 26. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Şuarâ suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 227 ayetten oluşur.
Meali: ""O sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Şuarâ suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Şuarâ suresi 26. ayetin meali (anlamı) nedir?
"O sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.
Şuarâ 26. ayetin okunuşu nasıldır?
kâle rabbüküm verabbü âbâikümül'evvelîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Şuarâ suresi kaç ayettir?
Şuarâ suresi toplam 227 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Şuarâ suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Şuarâ suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Şuarâ 26. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ ۚ هَٰذَا صِرَٰطٌۭ مُّسْتَقِيمٌۭ
"Doğrusu Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir, artık O'na kulluk edin, bu, doğru yoldur."
قَالَ لَقَدْ كُنتُمْ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمْ فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ
İbrahim: "And olsun ki sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" deyince:
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ
"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.
وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ ۚ هَٰذَا صِرَٰطٌۭ مُّسْتَقِيمٌۭ
"Doğrusu Allah benim de sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu doğru yoldur."
وَقُل رَّبِّ ٱغْفِرْ وَٱرْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ
De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın."
ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةًۭ مَّرْضِيَّةًۭ
O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!