O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.
Târık سُورَةُ الطَّارِقِ · 10
Arapça metin
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍۢ وَلَا نَاصِرٍۢ
Okunuşu
femâ lehû min kuvvetiv velâ nâsir.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
O gün insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.
Artık onun ne bir gücü kalır, ne de ona yardım eden olur.
Tefsir
“ Sırlar” dan maksat kişinin özel defterine kaydedilmiş olan amelleri, “ sırların ortaya döküleceği gün” ise kıyamet günüdür (bk. Şevkânî, V, 489). 9. âyet kıyamet gününde insanların inançları, niyetleri, sırları ve bütünüyle yapıp ettiklerinin ortaya çıkacağını ve bunlardan Allah’ın huzurunda sorgulanacağını; 10.…
Târık 9-10. ayetlerin tam tefsirini okuyun<em>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt :5 Sayfa: 598</em>
Târık suresi 10. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Târık suresinde yer alır. Bu sayfada Târık 10. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Târık suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 17 ayetten oluşur.
Meali: "O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Târık suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Târık suresi 10. ayetin meali (anlamı) nedir?
O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.
Târık 10. ayetin okunuşu nasıldır?
femâ lehû min kuvvetiv velâ nâsir. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Târık suresi kaç ayettir?
Târık suresi toplam 17 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Târık suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Târık suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Târık 10. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌۭ وَلَا جَآنٌّۭ
O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur.
يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًۭى شَيْـًۭٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, yardım da görmezler.
يَوْمَ لَا يُغْنِى عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًۭٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
O gün, düzenleri kendilerine bir fayda vermez; yardım da görmezler.
وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ
Bu onlara düşmez, zaten güçleri de yetmez.
وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.
فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَٰهُنَا حَمِيمٌۭ
"Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur."