Çarpılacakları güne erişmelerine kadar onları bırak.
Tûr سُورَةُ الطُّورِ · 45
Arapça metin
فَذَرْهُمْ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى فِيهِ يُصْعَقُونَ
Okunuşu
fezerhüm hattâ yülâkû yevmehümüllezî fîhi yus'akûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak.
Artık bırak onları helak olacakları güne dek.
Tefsir
Yakın çevresinden haksız ve ağır ithamlara mâruz kalan Resûl-i Ekrem’e, inkârda direnenlerin düşündükleri ve düşünebilecekleri, söyledikleri ve söyleyebilecekleri, yaptıkları ve yapabilecekleri ile ilgili hemen bütün ihtimaller hatırlatılıp bunların hiçbirinin sonuç vermeyeceği, kendisine düşenin azim ve sebatla…
Tûr 29-49. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Tûr suresi 45. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Tûr suresinde yer alır. Bu sayfada Tûr 45. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Tûr suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 49 ayetten oluşur.
Meali: "Çarpılacakları güne erişmelerine kadar onları bırak."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Tûr suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tûr suresi 45. ayetin meali (anlamı) nedir?
Çarpılacakları güne erişmelerine kadar onları bırak.
Tûr 45. ayetin okunuşu nasıldır?
fezerhüm hattâ yülâkû yevmehümüllezî fîhi yus'akûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Tûr suresi kaç ayettir?
Tûr suresi toplam 49 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Tûr suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Tûr suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Tûr 45. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ
Onları bırak; kendilerine söz verilen güne kavuşmalarına kadar dalıp oynasınlar.
فَذَرْهُمْ فِى غَمْرَتِهِمْ حَتَّىٰ حِينٍ
Onları bir süreye kadar sapıklıklarıyla başbaşa bırak.
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ
Bırak onları, kendilerine söz verilen güne kavuşana kadar, dalsınlar, oynasınlar.
وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍۢ
Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍۢ
Bir süreye kadar onlara aldırış etme.
فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ ۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّۭا
Öyleyse onların acele yok olmalarını isteme. Biz onların günlerini saydıkça sayıyoruz.