Gökten azap olarak düşen bir parça görseler: "Bulut kümesidir" derler.
Tûr سُورَةُ الطُّورِ · 44
Arapça metin
وَإِن يَرَوْا۟ كِسْفًۭا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطًۭا يَقُولُوا۟ سَحَابٌۭ مَّرْكُومٌۭ
Okunuşu
veiy yerav kisfem minessemâi sâkitay yekûlû sehâbüm merkûm.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Gökten düşen bir kütle görseler "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, birbiri üstüne yığılmış bulut derler.
Tefsir
Yakın çevresinden haksız ve ağır ithamlara mâruz kalan Resûl-i Ekrem’e, inkârda direnenlerin düşündükleri ve düşünebilecekleri, söyledikleri ve söyleyebilecekleri, yaptıkları ve yapabilecekleri ile ilgili hemen bütün ihtimaller hatırlatılıp bunların hiçbirinin sonuç vermeyeceği, kendisine düşenin azim ve sebatla…
Tûr 29-49. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Tûr suresi 44. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Tûr suresinde yer alır. Bu sayfada Tûr 44. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Tûr suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 49 ayetten oluşur.
Meali: "Gökten azap olarak düşen bir parça görseler: "Bulut kümesidir" derler."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Tûr suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tûr suresi 44. ayetin meali (anlamı) nedir?
Gökten azap olarak düşen bir parça görseler: "Bulut kümesidir" derler.
Tûr 44. ayetin okunuşu nasıldır?
veiy yerav kisfem minessemâi sâkitay yekûlû sehâbüm merkûm. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Tûr suresi kaç ayettir?
Tûr suresi toplam 49 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Tûr suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Tûr suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Tûr 44. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.
ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرٌۢ بِهِۦ ۚ كَانَ وَعْدُهُۥ مَفْعُولًا
O günün şiddetiyle gök bile parçalanır. O'nun sözü yerine gelir.
وَيَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلسَّمَآءُ بِٱلْغَمَٰمِ وَنُزِّلَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ تَنزِيلًا
O gün, gök beyaz bulutlar halinde parçalanacak ve melekler bölük bölük indirilecektir.
بَدِيعُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ وَإِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًۭا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah'tır. O, bir işin olmasını dilerse, ona ancak "ol" der ve olur.
وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍۢ مُّحِيطًۭا
Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Allah her şeyi kuşatır.
وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍۢ يَخْسَرُ ٱلْمُبْطِلُونَ
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün, batıl sözlere uymuş olanlar hüsranda kalırlar.