Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.
Vâkıa سُورَةُ الوَاقِعَةِ · 52
Arapça metin
لَءَاكِلُونَ مِن شَجَرٍۢ مِّن زَقُّومٍۢ
Okunuşu
leâkilûne min şecerim min zekkûm.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
Zakkum ağacının meyvesinden yiyeceksiniz elbet.
Tefsir
Bu defa, âhireti inkâr ederek dünya hayatını boşa geçirenlerin acı âkıbeti ve içine düşecekleri vahim durumlar canlı bir anlatımla tasvir edilmektedir (cehennem hakkında bilgi için bk. Ömer Faruk Harman-Bekir Topaloğlu, “Cehennem”, DİA, VII, 225-233). 45. âyetteki mütrefîn kelimesi –Kur’an’da aynı kökten gelen…
Vâkıa 41-56. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Vâkıa suresi 52. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Vâkıa suresinde yer alır. Bu sayfada Vâkıa 52. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Vâkıa suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 96 ayetten oluşur.
Meali: "Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Vâkıa suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Vâkıa suresi 52. ayetin meali (anlamı) nedir?
Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.
Vâkıa 52. ayetin okunuşu nasıldır?
leâkilûne min şecerim min zekkûm. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Vâkıa suresi kaç ayettir?
Vâkıa suresi toplam 96 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Vâkıa suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Vâkıa suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Vâkıa 52. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۢ
Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًۭا مُّبِينًۭا
Doğrusu Biz sana apaçık bir zafer sağlamışızdır.
إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ
Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.
إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِن كَأْسٍۢ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا
Şüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler.
وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍۢ
Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
İnsan, yiyeceğine bir baksın;