Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz."
Zuhruf سُورَةُ الزُّخۡرُفِ · 70
Arapça metin
ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ أَنتُمْ وَأَزْوَٰجُكُمْ تُحْبَرُونَ
Okunuşu
üdhulülcennete entüm veezvâcüküm tuhberûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz!
Girin cennete siz ve eşleriniz kutlulukla, sevinerek.
Tefsir
İslâm bütün insanlığa hitap eden bir din olmakla beraber onun ilk muhatapları, sudan, yeşillikten, gölge ve serinlikten, çeşitli yiyecek ve giyeceklerden oldukça mahrum bulunan Araplar’dır. Bu sebeple Allah Teâlâ onların ve bütün insanlığın iyiliğine olan bu dinin benimsenmesi, emirlerinin istekle, hatta heyecanla…
Zuhruf 68-73. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 785</i>
Zuhruf suresi 70. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Zuhruf suresinde yer alır. Bu sayfada Zuhruf 70. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Zuhruf suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 89 ayetten oluşur.
Meali: "Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz.""
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Zuhruf suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Zuhruf suresi 70. ayetin meali (anlamı) nedir?
Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz."
Zuhruf 70. ayetin okunuşu nasıldır?
üdhulülcennete entüm veezvâcüküm tuhberûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Zuhruf suresi kaç ayettir?
Zuhruf suresi toplam 89 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Zuhruf suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Zuhruf suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Zuhruf 70. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
قَالَ لَقَدْ كُنتُمْ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمْ فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ
İbrahim: "And olsun ki sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" deyince:
قَالَ ٱهْبِطُوا۟ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۭ ۖ وَلَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُسْتَقَرٌّۭ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍۢ
"Birbirinize düşman olarak inin, siz yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz."
۞ قُلْ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلْمَوْتِ ٱلَّذِى وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ
De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."
قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ
İleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler.
وَقُل رَّبِّ ٱغْفِرْ وَٱرْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ
De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın."
قَالَ فِيهَا تَحْيَوْنَ وَفِيهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ
"Orada yaşar, orada ölür ve oradan dirilip çıkarılırsınız" dedi.