Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam sizi severek dinliyoruz elhamdülillah. Sorum şu: Bir yazınızda siyer okumak sevap değildir, Peygamberin (sav) vefatını okuyup ağlamak sevap değil demişsiniz. Hocam, Allah zerre kadar hayri karşılıksız bırakmayacak diye biliyoruz. Bunu Allah Teala karşılıksız mı bırakır ki? Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bütün alacaklılarınızla görüşün. Durumunuzu izah edin. Kaçmadığınızı, borcunuzu itiraf ettiğinizi beyan edin. Hakkını helal edene teşekkür edin, onu listeden silin. Hakkını talep edenden de geniş bir zaman isteyin. Kabul ederse teşekkür edin. Etmezse acziyetinizi söyleyin, yapabileceğiniz bir şey olmadığını açıklayın. Neticede de ödemeye kararlı olun. Evde yatıp kalmayın. Çift mesai yapın, dilenin ama borçlarınızı aklınızdan silmeyin. Böyle yaparsanız Allah size yardım eder, onların kalbini yumuşatır. Sakın bu nedenle namazı ve diğer insani işlerinizi savsaklamayın. Siz, borcunuza sahip oldukça sıkıntı yoktur.
Selamünaleyküm. Yanlış düşünüyorsunuz. 'Evlenememiş' denecek yaşta değilsiniz. Siz kendi kendinize biçtiğiniz vakitten ötürü darlık çekiyorsunuz. Hayatın neresinde ne ile karşılaşacağımıza bir karar veremeyiz. Sabırlı olmanız gerekir. Boş vakit bırakmayın kendinize. Okuyun, yazın, şiir yazın. İbadetlerinizi ihmal etmeyin, nafile namazlar kılın. Ayda bir kere hatim indirecek şekilde Kur'an okuyun. Göreceksiniz ki, rahat bir hayatı gereksiz yere sıkıntıya sevk ettiğinizi anlamış olacaksınız. Allah kalbinize huzur versin.
Aleykümselam. Evet, zikrettiğiniz şeyler doğrudur. Kur'an'ımız da bunları bize DERS olsun diye anlatmaktadır. Bize bu olayları öğrenirken düşen şudur: - İnsanı tanıyacağız. - Peygamberleri tanıyacağız, neyi başarmak istediklerini anlayacağız. - O ümmetleri o hâle getirmeyi başaran şeytanın bizim de düşmanımız olduğunu anlayıp gerekeni yapmaya çalışacağız. - Elbette umudumuzu canlı tutacağız ama onları unutmayacağız.
Selamünaleyküm. Mü'min, farz olarak bulunması gereken yerler dışında kalbinin rahat etmediği yerde bulunmaz. Bulunmasına gerek de olmaz. Evde uzun süreli kalmalarınız sıkıntı olabilir. Bağlanarak değil de ara ara gidin, farklı mekânları ve grupları deneyin. Arı gibi olabilirsiniz. Uçun, gezin; çiçek görünce konun. Balınızı alın, kalkın. Böylesi daha iyidir.
Selamünaleyküm. Gayb alemine ait bilgileri, bize ulaştığı gibi kabul etmekten başka çaremiz yoktur. Bu tür bilgilerin akılla, matematikle izah edilmesi mümkün değildir. Daldıkça ve konuşuldukça bocalamayı artırır sadece. Siz, bu tür azaba takıldınız da mesela cennetteki o muhteşem nimetleri nasıl yorumlayabildiniz ki, onlar da akılla izah edilebilir şeyler değildir. Zaten akılla izah edilebilen şeylerin cennet veya cehennemde önümüze konmasının anlamı yoktur. Buradakilerin tekrarı ne cennette ne de cehennemde yoktur. Oralara mahsus şeyleri buraların şartlarında değerlendirmek sadece kafa yorar. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Önce, bu işi yani ayakta kalma, imanı güçlü tutma işini, mü'min olmanın en büyük gereği olarak görmelisiniz. Ankara'da değil de Mekke'de bile yaşasanız bu imtihan sizi bulacaktı. Sizin özel sorununuz değildir bu. İmtihan olmak budur, peygamberler başta olmak üzere bütün mü'minler bu badireden geçmişlerdir. Bunu böyle bilmenizin size çok yararı olacaktır. İkinci olarak da aç bir çocuğun elindeki kekin hepsini ağzına sokmaya çalışması gibi bir tutum içine girip, bir haftada İslam'ın bütününü kuşatmaya kalkmayın; boğulursunuz. Adım adım ama geçmişin değerlendirmesini yaparak ilerlemelisiniz. Bu adım adımlığı, mesela tesettürde de uygulayabilirsiniz. Bir günde kapkara kıyafete girmek yerine bir sefirinde etek tipinizi, öbür seferinde baş örtüsünü derken bir yıla yayabilirsiniz tesettür durumunu düzeltmeyi. Diğer durumları da buna kıyas edin. Ara sıra evinizin dışına taşın. Bir mahreminizle beraber mesela İstanbul'da durumunu iyi gördüğünüz bir aileye açılın. Onların ne yaptıklarını izleyin. Eğer sizden iyi görrüseniz taklit edersiniz, sizden iyi değillerse hâlinize şükredersiniz, onlara tavsiyede bulunursunuz. Ne olursa olsun sakın umutsuz kalmayın, umut ve heyecan en çok muhtaç olduğunuz iki ihtiyacınızdır. Allah yardımcınız olsun.
ağlamak konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Ömrümüzün sonuna kadar her gün on defa da böyle olsa yine tevbeye devam edeceğiz; gidecek başka kapımız mı var?
Selamünaleyküm. Ölüme karşı ağlamamak belki normal karşılanabilir ancak ölümden ibret alamamak, bir gün ölümle karşılaşma hakikatine karşı hazırlıklı olmamak normal değildir. Böyle bir durum varsa ciddi bir kalp katılığı var demektir. Kalp yumuşatıcı amellere sarılmak gerekir.
Selamünaleyküm. Ortada bir sapıklık olduğunu anlamışsınız. Babanızı inatlaşmaya sevk etmemeye gayret edin. Sizin inadınıza ona sarılmasın. Alttan alttan hakikate dönmesine yardımcı olun.
Selamünaleyküm. Bir daha dönme o yola, seni Allah affeder. Kendinle oynama, geleceğinle oynama. Ateşle oynama yeter ki, Allah seni affeder.
Aleykümselam. Dünyevi bir endişeden olmadıkça zararı yoktur.
Namazda bir günahı hatırladığı için ağlayan insanın namazı bozulmaz. Dünyevi bir sıkıntıdan ötürü ağlayan ve konuşmaya benzer sözler çıkaran kişinin namazı bozulur.