Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben 25 yaşında bir bayanım evlenme konusunda istememe rağmen bazı şeyler yolunda gitmiyor çok karasız kalıyorum. Şuan öyle bir durum söz konusu karşı taraf 1 aydır cevap beklemekte ben ise ne evet nede hayır diyemiyorum. Karşımdaki insan çevre tarafından onaylanan diniden ve ahlakından hoşnut olunan birisidir. 3 kez görüşme yaptık. Benim kanaatimde bu yönde olumlu yönleri oldukça fazla fakat bu yönde kalbimi dehşet bir korku kaplamakta ne diyeceğimi bilememekteyim. Bazı yerlere başvurdum büyü olduğunu bir cinin âşık olduğunu bu yönde bana olumsuz düşünceler telkin edilebileceğini söylediler. Allah-u âlem diyorum, ne yapacağımı bilemiyorum hocam istiharede yaptım fakat kalbim çok daralıyor. Önceden de böyle durumlar oldu bende bazısını kestirip atmak kolay oldu fakat bunda kalakaldım. Böyle Kur'an okuduğum zaman rahatlama oluyor aradan bir süre geçince tekrar başlıyor. Bu korku göğsün daralması bilemiyorum artık nasip mi değildir kendimi mi zorluyorum. Bana ne tavsiye edersiniz hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu yaşta sizin kendi evlilik işinizi görmeniz gerekir. Aileniz destek olmuyorsa siz kendi işinizi görün, böylece onlar yanlış yaptıklarını anlamış olsunlar. Siz, işinizi onlara havale ederek, onları doğrulamış gibi oluyorsunuz.
Selamünaleyküm. Siz, kimse ile ilişkiniz olmadı, o düzeyde bir hata işlemedim diye rahatsanız, kalbiniz huzurlu ise endişe etmenize gerek yoktur. Tedavi de olabilirsiniz. Olmadan da evlenmenizde sakınca yoktur. Kalbiniz huzurlu olsun, biri gelip sizi muhakkak isteyecek ve evleneceksiniz biiznillah. Şeytan sizi, bu dönüşünüzden geri döndürmek için oyalıyor. Sabırlı olun, başka işlerle meşgul olun, dert etmeyin olup biteni. Dönüşünüz kutlu olsun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Yapacağınız tek iş var o da, o kişiden kesinlikle uzaklaşmanızdır. İradesi zayıf ve çürük bir dal olarak onunla bir arada durmamalısınız. Kendinizi kurtarın. Duygularınıza esir olmamalısınız.
Selamünaleyküm. Önce büyük bir tevbe ile Allah'a dönün, yaptığınız pek rezil bir iş olmuş. Allah'a dönün. Bu kadar kendini düşürebilen birinden de ebediyyen uzak kalın. İkinci defa aynı tuzağa düşerseniz ağlayanınız olmaz.
Aleykümselam. Mü’min olmayan veya alenen haramlar işleyen ya da size açık zulümler yapan bir eşiniz varsa ayrılmanın yollarına girebilirsiniz. Bunun dışındaki bir durum için ise sabretmelisiniz. Aceleci kararlar ileride sizi üzer. Sabırlı olmaya çalışın, her şeye rağmen eşinizle aranızdaki mesafe derinleşmesin. Tatlı diliniz, güzel davranışlarınız, alttan almanız size Darulerkam'ı getirecektir inşaallah.
Selamünaleyküm. Evlenmek de Allah'ın kaderi iledir. Kaderimizde ne yazdığını bilemeyiz. Yarın kadar hazır, bir ömür kadar rahat yaşarız. Arayışınızı yapın, nazlı olmayın. Gerisini de Allah'a bırakın. Dert etseniz de etmeseniz de bir şey değişmeyecek. Sadece üzerinize düşeni yapın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. O şekilde yapılması sünnet değildir ama yapılmasında da sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Mesele şöyle bilinmelidir: Ölen kadının - İki kızı, - Bir erkek, - Bir de kız kardeşi varsa; Kızların her biri % 33,3, Erkek kardeş, % 22,2, Kız Kardeş % 11,1 hisse alır.
Selamünaleyküm. Hayat bir mücadele içinde geçer. Hemen hemen her insanın inişleri çıkışları olur. Eşinizin de böyle bir süreci yaşadığını düşünün. Size tavsiyemiz, onunla ikili kısır tartışmalara girmemenizdir. Aksi takdirde onu daha fazla batırırsınız. Ona karşı kadınlığınızı bir sanata dönüştürmeye çalışın. Onu sevdiği renkleri giyinmeye varıncaya kadar her şeye onun penceresinden özen gösterin. Biiznillah sizin umduğunuzdan daha iyi olur. Duayı da ihmal etmeyin. Yılmayın, yıkılmayın; sabırlı olun.
Selamünaleyküm. Zararı da yoktur yararı da. Böyle bir işi caiz olduğuna dair hadisi şerif vardır. Sahabeden biri, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bir giysisini kefeni olarak kullanmak üzere istemiş ve almıştır. Buna göre de caiz olmasında bir sakınca yoktur. İmam Şafii rahmetullahi aleyh ise, böyle bir şeyi kerih görmüştür. Kerih görme nedeni de, insanın ihtiyacı olmadığı bir zamanda böyle bir harcama yapmasıdır.
1- Mezarlıklarda muayyen olarak yapılması gereken bir okuma Sünnet'i yoktur. İbadet olan Kur'an'ın okunmasının diriye de ölüye de fayda vereceği ise kesindir. Mevcut riyakâr ve ekonomik maksatlı okumalar dışında ihlaslı bir okumanın ise biiznillah faydası vardır. Esas olan, mü'min ölüye selam vermektir. Bunun ötesi ise bir umuttur. Allah Teâlâ'dan önceden salih amellere bizi muvaffak kılmasını dileriz. 2- Muhiddin Arabî hakkında iki zıt kutup niteliğinde görüşler vardır. Bir görüş onu, zirvelerin zirvesinde görürken bir görüş de en dipte görmektedir. Bu da onun tartışılabilir bir kimlik sahibi olduğunu gösterir. Nitekim İmam Rabbanî de onu diğer evliya gibi müdafaa etmemektedir. Son şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ise onun hakkında çok ağır sözler kullanmaktadır. Hesabı Allah'a havale edilmiş biri olarak görüp durmak en güzelidir, diye düşünüyorum. 3- Ölmüş mü'minin ardından ibadet olan her şey on sevap olması için yapılabilir ama bunun ticari olmamamsı, herhangi bir ibadetin kabulüne mani bir aksaklık olmadan yapılması şarttır.
Selamünaleyküm. Satın alma sürecinde bir hileye başvurulmadı ise alınabilir.