Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir sevdiğimiz ile dünyada evlenemediğimiz zaman ahirette ikimizin de gönül isteği ile evlenebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşlerin aralarında anlaşmak ve birbirlerini memnun etmekten başka bir çareleri yoktur. Bir sizden bir ondan anlaşacaksınız. Evlilik budur, hayat böyledir.
Bir haram veya harama sevk eden olmadığı sürece her şeyi istememiz, onun için dua etmemiz mümkündür.
Selamünaleyküm. Önce tevbe etmeyi düşünsene! Bir kere rezaletini temizlemeye bak, ne demek onunla evlenmek? Kirini temizle, temiz mü'min bir hanımefendi ol, ondan sonra Allah senin kalbine huzur verir, işini kolaylaştırır. Önce tevbe et, istiğfar et.
Evlenmek için de beklemeniz gerekmiyor. Allah Teâlâ eşinize rahmetiyle muamelede bulunsun. Size sabırlar ihsan etsin.
Selamünaleyküm. Önce cennete girmeyi garanti edelim, gerisi sonra!
Cennete girenler için bir sorun yok. Orada kim kiminle olmak istiyorsa onunla olacak. Ama cennetle cehennem arasında bir gitgel mümkün değil. Oradakiler başkaları olarak ebediyen kalacaklar. Çok gayret edelim, çok çaba gösterelim. Konuşulduğu gibi hafif bir olay değil ahiret!
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin yaratılışınız böyle, razı olmaktan başka yapacağınız bir şey yoktur. Bunu kendinize dert etmeyin. Bilerek de hata etmeyin yeter. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Elbette din, insanın dünya ve ahiretini mamur etmek içindir. İki sorunun cevabı ile sizin sorunuz netleşmektedir. Birincisi, 'hani din sahipleri, kim onlar?' sorusudur. İkincisi de, mutluluktan ne anlıyoruz? Bu iki sorunun cevabı ile yola çıkarsak neticeyi elde ederiz.
Selamünaleyküm. Allah'ın razı olacağı her iş bir SALİH AMEL’ dir. Bu iş direk ahiretle alakalı olabileceği gibi bir bölümü dünyalık olan bir iş de olabilir.
Selamünaleyküm. Bu söz meşhur olmasına rağmen temel hadis kaynaklarında hadis olarak zikredilmemiştir. İhtimalle, ilk dönemlere ait büyüklerden birine ait bir sözdür. Zira anlamı, dinimizin genel muhtevasına uymaktadır.
Selamünaleyküm. Siyasetin ne kadar ağır bir yük olduğunu takdir etmeliyiz. Ömer bin Hattab radıyallahu anhın idaresinde o ağır bir yüktü. Sistemin Medine Sistemi olduğu bir zamanda ağırdı. Şimdiki sistemde ne olduğunu anlamak her hâlde zor olmayacaktır. İnsanların yönetiminde bir noktayı işgal edenlerin Allah korkusunu, ahiret endişesini unutmaları durumunda bir afet yaşıyoruz demektir. İdarede bulunan kardeşlerimize 'dirilme günü' nü hatırlatmaktan başka hiçbir söze gerek yoktur. O günü es geçtikten sonra her şey mubahtır.