Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam benim sorum aile ilişkileri ile ilgili benim iki eltim ve kaynanam aynı binada kalıyorlar bir eltide kayınvalidem ile dir. Benim meselem şudur onlar birbirleriyle hiç iyi geçinmiyorlar hepside kendinin haklı olduğunu anlatıyor ama onları tanıdığım kadarıyla hiç biride masum değil ve hangisiyle otursam ona göre uğradığı haksızlıktan söz edip diğerini kötülüyor. Buda gıybete giriyor diye çok korkuyorum gerçi her zaman sabrı tavsiye edip sen iyilikle karşılık ver desemde artık yetmiyor bazen aynı kişinin bana yaptığı haksızlığı hatırlayıp bende konuşuyorum. Yani Allah akrabalık bağını koruyup gözetlememizi emretmiş ama benim akrabalarım bunu çok zorlaştırmış durumda. Ben ne yapmalıyım birde benim yalancı iftiracı bir yengemde var biraz kırgınlıkta oldu aramızda ben nasıl davranacağımı çok şaşırmış durumdayım. Lütfen durumu gıybet ve akrabalık bağı açısından açıklayabilir misiniz bu çok zor bir durum çünkü onlar benim ailem ve kopamıyorum hocam size zahmet vereceğim ama şimdiden Allah razı olsun esen kalın.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselâm. Bazı yörelerimizde bu sözünü ettiğiniz kültür hâkimdir. Ne yazık ki böyle insanlarla bir noktada anlaşmak da mümkün değildir. Sizin evinize ailenizden olmayanları almamak dinen hakkınızdır ama bu kararınız sizin ailenize mal olacaksa elbette iyi düşünmeniz gerekmektedir. Size sabır tavsiye ederiz. Bir de bu durumu aile büyüklerinizle istişare ile çözmeniz sizi daha az yoracaktır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Siz, onun bedduasını değil kendinizi düşünün. Hayatınızın en temiz günlerini kirlettiniz, o kirli günlerin üstüne nasıl temiz yıllar bina edeceksiniz? Siz, onunla evlenmeli ve büyük bir tevbe ile Allah'a dönmelisiniz.
Selamünaleyküm. Ailenizde itimat ettiğiniz büyüklerinizden biri ile bu yola çıkın. Size yardımcı olmasını söyleyin. O kişinin istişaresi ile yol alın, rahat edersiniz. Eğer evlenmeyi kendiniz için farz düzeyinde görüyorsanız, babanızın bunu engelleme hakkı yoktur ama siz yine de alttan alın ve her iki nimeti de kaçırmayın.
Selamünaleyküm, Eşiniz, sizin anlattığınız gibi bir pozisyonda haksız değildir. O sizin eşinizdir, onların bağlayıcılığı olan bir şeyi değildir. Bırakın eşinizi, imanı ile ilgili bir hususta tepkisini göstersin. Siz ise evlatlığınızı, kardeşliğinizi gösterin; eşinize zorlama yapmayın. Bu sorunu eşinizle aranızın soğumasına neden durumuna getirmemelisiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Bunun, faturası sizin adınıza kesiliyor ve siz de fatura kesiyor oldukça direk faiz ile bağlantılı olacağını zannetmiyorum.
Selamünaleyküm. İnsanın iyi bir iş yaptıktan sonra teşekkür görmesi kibir veya riya ile yorumlanamaz. İnsanız, teşekkür edilmekten hoşlanırız, bunun da bir sakıncası olmaz. Riya, işi yaparken insanların ne diyeceğine bakarak yapmanın adıdır. Her işin bir fıkıh kuralı vardır. Onu öğreniriz. Yaptığımız o kurala uygunsa yaptığımız doğrudur, yediğimiz helaldir.
Selamünaleyküm. Bir kere, en büyük kanun olarak şunu bilmelisiniz: İtaat edilirken hiçbir şekilde karşı gelinemeyecek tek makam Allah Teâlâ'dır. O'nun dışında sınırsız itaat kimseye yoktur. Anne baba haddini bilmezse onlara itaat gerekmez. Sizi, Allah'ın haram ettiği şeye teşvik ederlerse onlara itaat etmeniz gerekmez. Sizi yaratmadan önce Allah Teâlâ, sizin kaderinizi de yazmıştır; sakın meraklanmayın siz. Sabırlı olun, sabit olun. Göreceksiniz nasibiniz sizi bulacaktır. Siz bir istiyorsunuzdur Rabbiniz size bin gönderir. Dik durun, mü'mince durun. Her şeye rağmen anne babanıza da nazik davranmayı ihmal etmeyin. Yok demeyi bile nazikçe yapın. Size dualar ederim.
Selamünaleyküm. Bir sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Kadının hamileyken veya değilken Kur'an ahlakı ile ahlaklanması, gıybet etmemesi, çok zikretmesi, Allah'ın kulu olduğunu bilerek yaşaması etki eden unsur olarak yeter. Gerisi koca karı temennisidir.
Selamünaleyküm. Yemekten sonra dua yapmak sünnet'tir. Bu dua, uzun bir dua değildir. Özü, Allah'a hamd etmek olan bir dua yapılmalıdır. Sadece 'elhamdülillah' dense de yeterli olur. Herkesin dua etmesi yani hamd etmesi yemeklerin şükrünün yapılmasına bir sebep olması bakımından uygun olandır. Babaların annelerin çocuklarını şükretmeye alıştırmaları bakımından kısa bir duayı sesli yapmaları eğitim açısından yararlıdır. Misafirlikte bulunan salih zevatın da yemekten sonra dua etmeleri, oranın bereketine vesile olması açısından doğru bir harekettir. Yemek duası adı altında edebiyat yapmanın ise tutulur bir tarafı yoktur.