Fetva Meclisi
Soru
Hizmet alan: Müşteri Hizmet veren: Üretici Organizatör: Biz Faaliyetimiz: Faaliyet gösterdiğimiz sektörde hizmet almak isteyen müşterileri bularak onlara daha önce anlaşmış olduğumuz üreticiler vasıtası ile hizmet verilmesini sağlıyor ve bu işin müşteri hizmetleri operasyonu ve diğer tüm operasyonunu da üstlenerek hizmet veriyoruz. Müşteri ve hizmet verecek üreticiyi bulduktan sonra aradan çekilmiyor, sürekli bir şekilde verilen hizmeti organize ediyor, kontrol ediyor ve sürekliliğini sağlıyoruz. Fatura işleyişi: Üretici faturasını bize kesiyor, hizmet alan müşteriye de faturasını biz kesiyoruz. Faaliyete örnek olarak, tekstil sektörünü verebiliriz. Perakende satıcısı büyük firmalara mal tedariki sağlayan, üreticileri bulup mal yaptıran ve bu malın kalitesinden sorumlu olan organizatör firmalar vardır. Örneğin; “büyük bir giyim firması” üreticiler ile muhatap olmaz, aracı firma ile iş yapar, malın her şeyinden aracı firma sorumludur, dolayısı ile tahsilât riski dearacı firmadadır. Üreticilerde aracı firma sayesinde iş alır, yani müşteri bulmuş olurlar. Bu durumda aracı firma üreticinin müşterisi konumuna gelmiş olur. Biz de bu örmekteki gibi aracı firmayız. Sorumuz: Bizim dışımızda birbirlerini bulan üretici ve müşterilerin aralarındaki bu ilişkiyi bozmadan devreye girmek istiyoruz. Birbirlerini bulmuşlar ve ticarete başlamışlar ama bizim iki tarafa da sağlayacağımız faydalar var: Sektör gereği ödeme vadeleri çok uzun ve tahsilât riski çok fazla. Biz bu durumda üretici adına tahsilât riski ve vadeyi üstlenerek işletmeye kısa vadede ödeme yapabiliriz ve buna mukabil müşteriye de uzun vade verebiliriz. Hizmetin sürekliliği ve kalitesi ile ilgili kadrolu personelimiz ile Müşteri hizmetleri hizmeti de vereceğiz. Hedeflenen gelir: Hizmet veren üreticinin tahsilât riskini üstleniyoruz, uzun ödeme vadesi vermesine rağmen sürekli geciken ödeme alma sorununu çözüyoruz ve müşterisine daha iyi hizmet vermesi için kadrolu personelimiz ile iki tarafa da destek vererek organize ediyoruz. Bunların karşılığı olarak komisyon alacağız. Müşteriden tahsilât yapamazsak risk bize ait olup üreticiye yansıtılmayacak. Biz bu durumda aracı olarak, üreticinin müşterisi, müşterinin de hizmet sağlayanı(Satıcısı) konumunda oluyoruz. Şuan ki faaliyetimizden farkı; müşteriyi biz bulmamış olacağız, bunun dışında diğer tüm organizasyon ve riskler üzerimizde olacak.Elde edilen gelirin faiz geliri olup olmaması konusunda sizlerin görüşlerini almak istiyoruz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Bunun, faturası sizin adınıza kesiliyor ve siz de fatura kesiyor oldukça direk faiz ile bağlantılı olacağını zannetmiyorum.
Aranızdaki anlaşmada bu ihtilafı giderecek bir madde yoksa yapacağınız iş şudur: a- Bu durumda meri kanunlarda veya teamüllerde var olan usulü size de uyarlayın. b- Sizi karşılayacak bir teamül yoksa, sizin işinize yakın işleri yapan bir kişiyi (mümkünse üç kişiyi) aranızda hakem tayin edin. Verilecek karara ikiniz de razı olun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu şekilde bir ödemeyi ancak, onu ortaklıktan çıkarmak için yapabilirsiniz. Çünkü o, sizin ortaklık teklifinize hayır demediği için kabul etmiş sayılmaktadır. O şu anda sizin ortağınızdır. Vereceğiniz para da ortaklıktan çıkması yönünde olur. O da bir hak talep etmezse mesele biter.
Selamünaleyküm. Size kalbiniz cevap versin, beğenirse devam edersiniz.
Selamünaleyküm. Sizin ve ortağınızın hisseleri belli olsun. Kazancınızı da zararınızı da o hisselere göre bölüştürün. Böylece helal bir iş yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Bu bir hatadır, iş yeri sahibinin imkânları ile elde edilen kazançtan onun haberi olması gerekir. Birinci olarak, bundan sonra bunu yapmasın. İkinci olarak da, eğer oraya ait eşyadan birini satarak para kazandı ise o kazancın bedelini bir yolla firmaya bıraksın. Sadece emek karşılığı olan kazancını ise onlara iade etmesi gerekmez. Bir de şunu bilmelisiniz: Bu bir hırsızlık aşamasıdır. Yarın, o arkadaşınız iyi bir hırsız olabilir. Hemen terk etsin bu işi yapmayı.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ın bir emrini yerine getirmemiz sizi bir başka harama sevk ediyorsa o emri yerine getirmeyebilirsiniz. Akrabalarınıza karşı kusurlu olmayın. Onların aleni zulmüne de razı olma. İki çizgi arasında durun. Ezmeyin, ezilmeyin; ara yerde inşallah iyi kul olursunuz.
Selamünaleyküm. İnsanın iyi bir iş yaptıktan sonra teşekkür görmesi kibir veya riya ile yorumlanamaz. İnsanız, teşekkür edilmekten hoşlanırız, bunun da bir sakıncası olmaz. Riya, işi yaparken insanların ne diyeceğine bakarak yapmanın adıdır. Her işin bir fıkıh kuralı vardır. Onu öğreniriz. Yaptığımız o kurala uygunsa yaptığımız doğrudur, yediğimiz helaldir.
Selamünaleyküm. Kadının hamileyken veya değilken Kur'an ahlakı ile ahlaklanması, gıybet etmemesi, çok zikretmesi, Allah'ın kulu olduğunu bilerek yaşaması etki eden unsur olarak yeter. Gerisi koca karı temennisidir.
Selamünaleyküm. Bir kere, en büyük kanun olarak şunu bilmelisiniz: İtaat edilirken hiçbir şekilde karşı gelinemeyecek tek makam Allah Teâlâ'dır. O'nun dışında sınırsız itaat kimseye yoktur. Anne baba haddini bilmezse onlara itaat gerekmez. Sizi, Allah'ın haram ettiği şeye teşvik ederlerse onlara itaat etmeniz gerekmez. Sizi yaratmadan önce Allah Teâlâ, sizin kaderinizi de yazmıştır; sakın meraklanmayın siz. Sabırlı olun, sabit olun. Göreceksiniz nasibiniz sizi bulacaktır. Siz bir istiyorsunuzdur Rabbiniz size bin gönderir. Dik durun, mü'mince durun. Her şeye rağmen anne babanıza da nazik davranmayı ihmal etmeyin. Yok demeyi bile nazikçe yapın. Size dualar ederim.
Selamünaleyküm. Yemekten sonra dua yapmak sünnet'tir. Bu dua, uzun bir dua değildir. Özü, Allah'a hamd etmek olan bir dua yapılmalıdır. Sadece 'elhamdülillah' dense de yeterli olur. Herkesin dua etmesi yani hamd etmesi yemeklerin şükrünün yapılmasına bir sebep olması bakımından uygun olandır. Babaların annelerin çocuklarını şükretmeye alıştırmaları bakımından kısa bir duayı sesli yapmaları eğitim açısından yararlıdır. Misafirlikte bulunan salih zevatın da yemekten sonra dua etmeleri, oranın bereketine vesile olması açısından doğru bir harekettir. Yemek duası adı altında edebiyat yapmanın ise tutulur bir tarafı yoktur.
Selamünaleyküm. Bir sakıncası yoktur.