Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 20 yaşındayım. İki buçuk seneye yakın bir zamandır görüştüğüm biri var, ailemden saklamadım, herkesin haberi vardı. Kendisi 24 yaşında. Ailesi kendisini hemen evlendirmek istiyor. Benim ailem ise henüz işi olmadığı gerekçesiyle vermediler. Dini bakımdan şüphe duymadığım bir insan kendisi. Benim için önemli olan iman ve sevgi. Ailesi ona baskı yaptığı için o da bana baskı yaptı; ağlayarak aileme kabul ettirdim. İstemeye annesiyle ablası bize gelip söz yapmak için konuşacaklardı, annem ayrı ev ve iş istedi sadece. Onlar da ayrı evi kabul etmediler, iş de olmayabilir dediler. Annem de olmaz deyip kestirip attı, babam ise benim üzülmemi istemediği için bir şey demedi. Hocam sorum şu; biz birbirimizi seviyoruz. Şu an aileler, ayrıldık diye biliyor, anlaşamadıkları için onun ailesi de istemiyor benim ailem de. Şu an ona başka bir kız bakıyorlar ve ben psikolojik olarak çok zor durumdayım. Ne yapmamız gerekiyor hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Tanımadığım bir hanım hakkında tavsiye vermem zor. Bana verdiğin bilgiye göre kız ısrarla peşinden koşuyormuş. Bu durum bir hanımın izzetine yakışır bir davranış değil. Ailenle bir konuyu değerlendirmeden kesin ve son kararı verme. “Kıblegâh Ev İnşaatı” ders serisini mutlaka dinlemeni tavsiye ederim.
Kızım, Evlenmek senin için farz duruma gelmiş ise yani artık harama kayma riski taşıyacak durumda isen anne babanın ne diyeceği önemli olmaz. İlk helal yolu denemelisin. Öyle değilse sabredeceksin. Şu kadar ki, duygusal olmamaya gayret et. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.
Aile büyüklerinden birini kendine hakem yap. O senin adına diğer tarafla da görüşsün. Eğer o boşanmanızı uygun bulur noktaya gelirse öyle yaparsın. Anlaşılan senin yapabileceğin şeyler bitmiş. Sonra pişman olmaman için böyle yapman gerekir. Bunu da eşine bildir yaparken.
Aleykümselam. Doğal bir evliliğin doğal şartlarda oluşması gerekir ki, doğal olarak bir ömür boyu sürsün. Acıkan bir insana 'iki gün sonra yiyeceksin' denemeyeceği gibi, evlenme vaktinin geldiğine inanan birine de 'iki yıl bekle' denemez. Bu iki yıl bekleme, bile bile harama yol açma demek olur ki, mü'min bunu ne düşünebilir ne de telaffuz edebilir. Sizin durumunuzun evlenmekten başka bir çaresi yoktur. Mesele iffet ve ahlâk meselesi ise hemen evlenmelisiniz. Başka bir şey ise onu bilemem.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İleri derecede çıplak olmadıkça okunan Kur'an'ı dinlemenizde sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. a- İnsanların hiçbir İslam bilgisi olmaması durumunda 'Allah' bilmeleri yine şarttır. İnsana verilmiş bulunan akıl, kendisini yaratanı bilecek düzeyde yüksektir. Bu nedenle 'Allah' bilmek her durumda gereklidir. b- Bir din olarak İslam kedisine ulaşan ise İslam'ı bilmek ve yaşamak zorundadır.
Aleykümselam. Başınızın dönmesi ve benzeri durumlarda namazı oturarak kılmanızda sakınca yoktur. Farzların dışındaki namazları ise hiçbir sakınca olmadan oturarak kılabilirsiniz.
Aleykümselam. Bir kere şunu bilmeliyiz ki: Kur'an OKURKEN ZORLANIYOR OLMAK DAHA ÇOK SEVAP KAZANMAK DEMEKTİR. Normal okuyan bir saatte mesela yirmi sayfa okuyor da zorlanarak okuyan bir saatte bir sayfa okuyabiliyorsa bu kat kat sevap kazanması anlamına gelmektedir. Bu nedenle okumakta zorlanan biri çok okuyamıyor diye üzülmemelidir. Mesele sevap kazanmak meselesi ise böyle bakmalıyız. Yine de dinlemek de ibadettir biiznillah. Allah Teâlâ Kur'an okuyan, onunla amel eden, onun ahlakı ile ahlâklanan kullar olmayı hepimize müyesser kılsın.
Aleykümselam. Tıp ilmi tahsili zaruret sınırları içinde kalabilen bir ilimdir. Şu anda Müslümanların tıp ilmini kadın/erkek mahremiyeti ölçülerine riayet ederek öğretme imkânları neredeyse yoktur. Tıp ilmini tahsil etmek ise farz düzeyindedir. Bu nedenle de 'zaruret vardır' diyoruz. Zaruretin gerektirdiği kadar kolunuzun açılmış olması mümkündür. Burada ne kadar zaruret vardır ve siz zarureti ne kadar zaruret sınırlarında kalarak kullanıyorsunuz, bu sizin kalbinizdeki Allah korkusu ile alakalı bir durumdur. Dikkat edin, gayret edin, bir saniye bile olsa fazladan gevşek davranmayın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Sorunuzda bir nebze müphemlik var ama şu şekilde anladık soruyu: Doktor size 'en fazla sabah akşam yüzünü yıka, daha fazla yıkama' dedi. Doğru anladı isek cevap şudur: Teyemmüm edeceksiniz. Teyemmüm için toprak ve topraktan üretilmiş şeyler gerekir. Mesela bir toprak saksı kullanabilirsiniz. Veya bir kiremit parçası kullanabilirsiniz. Yüzünüze zarar vermesi de zordur. Çünkü elinizi toprak nesneye vurduktan sonra silkeleyerek elinizdeki toprak tozlarını düşürürsünüz. Geçmiş olsun.