Fetva Meclisi
Soru
Hocam kuzenimin düğünü olacak ama kadın erkek karışık ve müzikli. Ben gitmek istemiyorum. Ailem çok zorladığı için mecburiyetten gideceğim. Bunun hükmü nedir ve ne yapmam lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin asıl böyle bir ortamda mümin kimliğinizi ortaya koymanız gerekmez mi? Mümin kimliğinizi ileri derecede olmayan dostlarınız için mi saklıyorsunuz? Düğüne gitmeyin, günaha ortak olmayın. Bir gün önce gidip hediyenizi vererek de dostluğunuzu ispat edin.
Müzik müziktir. Şu dünyada bir araya gelmesi hiç mümkün olmayan sözcüklerden biri de müzik ve tasavvuf sözcükleridir. Bir kere bu bölümü ile düğünü terk edebilirsiniz. Karmalık ise zaten uzak durmak için yeterli bir sebeptir. Ahiretimizi bir düğün için feda edemeyiz. Nazik bir şekilde gitmeyin.
Bu hassasiyetlerle bulunmanızda elbette sakınca olmaz. Ancak orada gözle ve kulakla girilecek bir günah ortamı varsa onu bilemeyiz.
Bir kadının bedeni onunla evlenmesi caiz olacak bir erkek tarafından izlenebiliyorsa bu haramdır. Camide bile olsa durum böyledir. Mesele spor salonu veya düğün salonu meselesi değildir. Mü'min her yerde mü'mindir. Biz, şu zamana veya bu mekâna göre mü'min değiliz. Allah’ın hükümleri kıyamete kadar bakidir. Nerede bir haram varsa orada bulunmayız. Bulunmamak için gayret ederiz.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Aleykümselam. Bu bir zorunluluk nedeni ile yapılabilir iştir. Girer başlarsınız. Sizi harama sürükleyeceğini anladığınız anda terk edersiniz. Tamamen hijyenik bir iş yoktur. Herkes her yerde imtihandadır. Ona göre davranırsınız.
aile konusundaki diğer fetvalar
Ailenizle tartışmadan onların sizi anlamalarını sağlayın. Bunun için de konuşun ama yumuşak tavrınızı ihmal etmeyin. Bir baskıya maruz kalırsanız veya evinizde büyük bir gürültüye sebep olacaksa yanlarında oturmadan ve tokalaşmadan bayramlaşabilir ve misafirleri ağırlayabilirsiniz.
Rızkı veren Allah olduğu gibi, çocuğu da yaratan da Allah'tır. Yaratmayı dilerse yaratır ve onun da rızkını verir. Ona bakmayı da kolaylaştırır. Bu noktada siz ilim öncelikli mi çocuk öncelikli mi hareket edeceğinize karar vermelisiniz. İkisinden birinin diğerine üstünlüğü yoktur. Bu tamamen sizin tercihinize bağlıdır. Öte yandan dilerseniz her durumda çocuk olmasını erteleyecek tedbirler almanızda da sakınca yoktur. Gerekirse üç beş sene sonra çocuk dilersiniz Allah'tan. Allah yardımcınız olsun.
Sizin şu anki durumunuz evlilik kararını vermekten öte flörte dönüşmüş durumdadır. Evlilik konusunda karşılıklı karar vermişseniz ailelerinizle bu konuyu açıkça tekrar siz konuşun. Onlara evlenmek istediğinizi ve engel olmamaları gerektiğini rica edin. Kendilerinden maddi beklenti içerisinde olmadığınızı açıklayın. Ailenizin gerekçesi talibinizin davranış veya ahlak bozukluğu gibi gerekçeler sunarlarsa söylediklerini dikkate alın. Ama sadece maddiyatı öne sürerlerse ve diretirlerse kendi aile büyüğünüzü (dede, amca, dayı gibi) devreye sokarak çözüm bulmaya çalışın. Evlilik yolunda tek çaba gösteren taraf siz olmayın. Yani bundan da sonuç alamazsanız erkek tarafının büyükleri ailenizin itibarının zedelenmemesi için onlarla konuşsunlar. Bu da olmazsa mütevazı bir yuva kurarak ailenizi düğününüze davet edin. Allah suhûletle bu konuyu çözmeyi nasip etsin. Yuvanızı hayırla kurmayı ve hayırla yürütmeyi lütfetsin.
Siz ahlakınızdan taviz vermeyin. İnsanlarla iyi geçinin. Ama insanları zorlamayın. Farz denecek konularda ve haramlar konusunda bu titizliğinizi koruyun ama diğer ayrıntı konularda abartıya kaçmayın ve insanların sizin gibi olmasını beklemeyin. Yoksa onları kendinizden soğutursunuz. Allah hepinize afiyet versin.
Allah size sabırlar versin. Müslüman ahlakınızla davranmaya devam edin. Böyle yaptıkça hem dünyada hem de ahirette kazanan siz olacaksınız. Onlar vebale girecek ve siz bunun karşılığını Allah'tan muhakkak alacaksınız. Duymayın o sözleri. Eşinizle mutlu olmaya bakın. Daha çok dua edin. Allah'tan afiyet isteyin. Dünya böyledir. Sabreden kazanır. Kur'an ile meşguliyetinizi artırın. Çokça okuyun. Okuyamadığınız zaman dinleyin. Çocuklarınız varsa onlarla daha fazla vakit geçirin. Tıkandığınız yerde eşinizle beraber bir büyükten nasihat isteyin. Allah sizleri fitnelerden korusun.
Sabırla Allah'ın kaderini beklemenizi tavsiye ederiz. Allah sizi unutmaz. O'nun yazdığı size mutlaka ulaşır. O yazmadı ise olacak değildir. Rabbim sabrınızı artırsın.