Fetva Meclisi
Soru
Ben geniş bir ferace ve geniş bir başörtü kullanıyorum. Fakat uzun süredir yüzümü ve ellerimi de örtmek istiyorum. Yüz örtme ile ilgili inceden inceye araştırmamı yaptım, sizin bu hususta burada yazdıklarınızı da okudum. Ne yazık ki anne babam razı olmadığından bu şekilde idare etmeye çalışıyorum. Şu halimle bile pek razı olmasalar da kabullenmeye çalışıyorlar. Onlara, ‘ben yüzümü örtmek istiyorum’ desem açık açık, elbette ilk aşamada bir takım sıkıntılar olacak, bu yüzden onlara kıyamıyorum. Ama bununla beraber ben sokağa çıktığımda çoğu zaman erkeklerin uzun ve/veya kısa bakışlarına maruz kalıyorum, çok rahatsız oluyorum. Beyaz tenliyim ve gözlerim de renkli. Bin bir güçlükle peçe edinsem bu kez de renkli gözlerim ortaya çıkacak. Sokağa çıktığında yüz güzelliği ile dikkat çeken kadın fitne sebebi diye düşünebilir miyiz? Anne babayı bu hususta dinlememeye sebep bir fitne unsuru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Gençliğin seni fevri (ani) yanlışlara/kararlara sürüklemesine fırsat verme. Tesettürün hususunda ailenle didişmen hiç doğru değil. Aileni de germe kendin de gerilme. Özellikle ailenle ayetler üzerinde cedelleşmen büyük hatadır. Biraz sakin ve anlayışlı ol. Empati kurmaya çalış. Onlar bir düzen ve anlayış içerisinde bir kalıpla yetiştiler. Sana verdikleri tepkiyi garipsemiyorum. İman ettiğin doğruları yaşamaya çalış. Ailenin seninle ilgili hoş olmayan söz ve yakıştırmaları da duyma ve görme... Anne babana sabredemezsen dışarıdakilerin eziyetine nasıl tahammül edeceksin. Anne babanın elini öp, sarıl... Cennete giden yolda anne babayla kavgalı olmamak da var. Ayrıca takvalı bir hanımefendi olmaya gayret et, Allah hayırlı bir kısmet de çıkaracaktır. Tesettürün konusunda da şu an daha ileri gitme. Sabırlı ol. Allah yardımcın olsun.
Aleykümselam. Eşiniz sizden, istemesi makul olan bir şeyi istiyor. Böyle bir isteğe itaat etmeniz de makuldür.
Peçe, tesettürün olmazsa olmaz şartlarından biri değildir. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biri olduğu için yokluğu haram değildir. Bir hanım tesettürü ile ilgili takva olan konularda eşinin talebini de göz önüne alarak hareket etmelidir. Bu konuda, şeytanın eşinizle aranızda soğukluk ve sürtüşme oluşturmasına fırsat vermemelisiniz. Yazdığınız açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla mahremiyet kurallarına, harama sürükleyebilecek ortamlardan uzak durmaya iş hayatında da dikkat ediyor yani takvaya uygun hal ve hareketler içinde olma derdi taşıyorsunuz. Bu bakımdan takva bir hayat yaşamayı sadece peçe ile ölçmek doğru olmayacaktır. Eşiniz, peçe konusunda titiz ve hassas olmanız, peçeyi çıkardığınız takdirde büyük bir günaha düşmüş psikolojisine kapılıp ailenize yansıyacak derin bir üzüntü yaşayacağınızdan endişe duyuyor olabilir. Yani sizin bu konudaki tutum ve tavırlarınız, eşinizin düşüncesini de etkiliyor olabilir. Sizin için iş hayatı, yaşadığınız yer, düzeniniz ve peçe konusunda öncelikli tercihin ne olduğuna dair net bir karar verdikten sonra ne isteyip istemediğinizi eşinizle açıkça konuşarak istişare edip eşinizin de razı olacağı bir kararı tercih etmelisiniz.
Mü'min, kendisini fitne ortamından korumakla mükelleftir. Mü'min bir kadın da özellikle bedeni ile alakalı korunmayı cihadı bilmelidir. Bulunduğunuz yerde beden yapınız farklılık gösteriyor ve dolayısıyla siz dikkat çekiyorsanız tedbir alacaksınız. Bu tedbir alma gerekiyorsa zaruret olmadıkça kalabalıklara çıkmamak olabilir. Peçe kullanmak olabilir. Eşinizi yanınızda bulundurmanız olabilir. Ne yapabileceğinizi siz belirleyeceksiniz. Şu durumda en acil tedbir peçe takmak gibi görülmektedir. Allah Teâlâ rızasına muvafık yaşamayı hepimize müyesser kılsın. Sizi de bizi de cehennem ateşinden muhafaza buyursun.
Allah yardımcın olsun kızım. Annene bir sınır çiz. O sınır Allah’ın kesin emirleri sınırı olsun. Annen sınırı geçtiğinde onu dinleme. Nazik bir şekilde de anlasın senin dinlemeyeceğini. ‘Daha iyisi’ denebilecek sınırda ise onu dinlemek zorundasın. İnşallah güzel bir evlilik yapar ve meleklerin imrendiği mümin bir hanım olursun. Allah sana bunu ihsan etsin. O zaman kadar da annenle diğer konularda iyi ol, tartışma, üzme, onu yok kabul etme. Tesettürde Allah’ın sınırını biliyorsun. O sınırı tekrar sana hatırlatayım: Yüzün, ellerin hariç bedeninden görünen yer olmayacak. Sen dışarıdan izlendiğinde bir erkeğin bedenini veya bir bölümünü keşfedeceği kadar şeffaf veya dar olmayacak kıyafetin. Bu iki sınır üzerinden devam et yürümeye kızım. Senin için dualar ediyorum.
Bazı erkekler duygularını dışa vurmadan iç âlemlerinde yaşarlar. İçlerindeki sevgiyi çevreleriyle paylaş(a)mazlar. Kendi annelerine dahi sevgilerine hissettirme konusunda pasiftirler. Bu hususta ailenin çocuğunu yetiştirme noksanlığının da payı vardır. Böyle de olsa kocanızı tavrının sebebini bilmeden ve onun hakkında da konuşmadan size bir iki tavsiyede bulunabilirim. Bu konudaki rahatsızlığınızı dile getirmeye devam edin; vazgeçmeyin. Gerekirse duymak istediğiniz ifadeleri çocuğa ezberletir gibi siz söyleyin arkasından da ona söyletin. Arzuladığınız mutluluk ortamını kocanızın oluşturması için beklemeyin. Ortamı siz oluşturmaya çalışın. Örneğin baş başa bir gezintiye/gezmeye çıkın. Konuşun, konuşturmaya çalışın. Gülerek gözlerinin içine bakın. Bazen ellerinizle duygu yüklü bir şekilde kocanızın iki yanağına dokunun; yanaklarını sıkın. Güzel sözcüklerle hitap etmeye devam edin. Kayanın suyun damlarının sürekliliğinden aşınma vakti mutlaka gelecektir. Sakın yuvanızla ilgili olumsuz bir düşünce gelmesin. Evinizin bir yerinin tamire ihtiyacı varsa tamamını yıkmaz; tamir edersiniz. Siz de evinizdeki arızaları tespit ederek tamir etmeye çalışın. Olduğu kadarıyla ilgilenin. Olmadığını görmeyin. Sizin kocanıza ne sevginiz ne de saygınız da kusur olmasın. Allah yardımcınız. Sabırlı olun.