İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, Tıp okuyorum, kapalıyım ama Allah'ın emrettiği şekilde tam tesettürlü değilim. Ve tam tesettüre girmek istiyorum (uzun başörtü ve ferace tarzı). Ama annem çok karşı çıkıyor ve sadece başımı örtünce tesettürlü olduğumu düşünüyor. Tam tesettürü aşırılık olarak görüyor. Bu konuda sık sık tartışıyoruz. Evlenene kadar benim sözümden çıkmayacaksın diyor. Ne yapmalıyım hocam?

Cevap

Allah yardımcın olsun kızım. Annene bir sınır çiz. O sınır Allah’ın kesin emirleri sınırı olsun. Annen sınırı geçtiğinde onu dinleme. Nazik bir şekilde de anlasın senin dinlemeyeceğini. ‘Daha iyisi’ denebilecek sınırda ise onu dinlemek zorundasın. İnşallah güzel bir evlilik yapar ve meleklerin imrendiği mümin bir hanım olursun. Allah sana bunu ihsan etsin. O zaman kadar da annenle diğer konularda iyi ol, tartışma, üzme, onu yok kabul etme. Tesettürde Allah’ın sınırını biliyorsun. O sınırı tekrar sana hatırlatayım: Yüzün, ellerin hariç bedeninden görünen yer olmayacak. Sen dışarıdan izlendiğinde bir erkeğin bedenini veya bir bölümünü keşfedeceği kadar şeffaf veya dar olmayacak kıyafetin. Bu iki sınır üzerinden devam et yürümeye kızım. Senin için dualar ediyorum.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çok haklı bir endişe ve dert taşıyorsunuz. Rabbim güzel niyetinize karşılıklar versin. Birkaç alternatif yol takip edebilirsiniz: - Uzman, Müslüman bir psikologla istişare edebilirsiniz. İnsan hal ve davranışlarından anlayan bir büyüğünüz de olabilir. Kızınızı tanıyıp istişareyle süreci ilerletebilirsiniz. - Denemeler yapabilirsiniz. Mesela; haftanın belli günleri taktırıp ölçüm yapabilirsiniz. Âdet göreceği güne hazırlık olduğunu anlatabilirsiniz. - Yakın çevre, akraba ya da komşulardan kızınızla akran, tesettürlü bir arkadaşı varsa onunla daha uzun süre beraberliklerini sağlayabilirsiniz. - Yarın tesettüre girdikten sonra tesettürle ilgili süreci tamamlanmış değil yeni başlamış olacak unutmayasınız. Belki ömrünün sonuna kadar siz onun neden tesettüre girdiğini hatırlatan olacaksınız. Tesettüre girdikten hemen sonra bir anne olarak daha tedbirli, uyanık, farkında olmanız gerekecektir. - Tesettüre gireceği güne kadar adım adım süreci başlatın. Önce uzun giyinmek gibi başörtüyü arkadan taktırmak gibi. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam kızım on bir yaşında. Bir yıldır ısrarla tesettüre girmek istiyor. Bu beni
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gençliğin seni fevri (ani) yanlışlara/kararlara sürüklemesine fırsat verme. Tesettürün hususunda ailenle didişmen hiç doğru değil. Aileni de germe kendin de gerilme. Özellikle ailenle ayetler üzerinde cedelleşmen büyük hatadır. Biraz sakin ve anlayışlı ol. Empati kurmaya çalış. Onlar bir düzen ve anlayış içerisinde bir kalıpla yetiştiler. Sana verdikleri tepkiyi garipsemiyorum. İman ettiğin doğruları yaşamaya çalış. Ailenin seninle ilgili hoş olmayan söz ve yakıştırmaları da duyma ve görme... Anne babana sabredemezsen dışarıdakilerin eziyetine nasıl tahammül edeceksin. Anne babanın elini öp, sarıl... Cennete giden yolda anne babayla kavgalı olmamak da var. Ayrıca takvalı bir hanımefendi olmaya gayret et, Allah hayırlı bir kısmet de çıkaracaktır. Tesettürün konusunda da şu an daha ileri gitme. Sabırlı ol. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben üniversite öğrencisi ve on sekiz yaşında bir kızım. Ferace giyiyorum v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Evet, zor bir süreç geçiriyorsunuz ama imkânsız ve dönüşsüz değil Allah'ın izni ile. Sabredebilirseniz kazanan siz olursunuz. Sabredemezseniz şeytan kazanır maazallah. - Gelişme ne olursa olsun kızınızla DÜNYANIN EN TATLI ANNESİ rolünde kalacaksınız. Sizin tek silahınız TATLI ANNE silahıdır. Onu ne kadar güçlü tutarsanız o kadar kızınız sizin çizginizde kalacaktır. Bunu hiç unutmayın. - Bu nedenle kızınızla tartışmayın. Onu sık sık aynı konularda tenkit etmeyin. Filan eteği giyer giymez hemen tenkit yapmayın. Bir zaman görmez gibi duymaz gibi yapmaya çalışın. Çok bunalınca da gizli bir yerde ağlayın ama onunla yüz yüze geldiğinizde onu, annesini ağlatan bir kız olmanın ezikliği ile sizden uzak kalmaya itmiş olmayın. Size bu teklifimle zor ama sonu çok iyi bir süreç teklif ediyorum. - Sorun kızımızın mesela kıyafeti üzerinden ise diğer yönlerini kavgaya dâhil etmeyin. İyi veya idare edilebilir yönlerini övün. Böylece kıyafeti bozuk diye mesela Kur'an okumaktan da uzaklaşmasın, namaza düşman olmasın. - Gelen giden akrabalarınız ve dostlarınızla “benim kızım şöyle böyle...” diye konuşmayın. Kimsenin size yararı olmayacak aksine kızınız geri dönülmesi zor bir şöhretin ortasında bulacaktır kendisini, buna dikkat etmezseniz yaptığının savunucusu bile olabilir. - Kızınızı cüzzamlı gibi değil de gribe yakalanmış gibi görün. Bu şöyle anlaşılır onun zihninde: Sizin yanınızda bulunması sizin için ayıp olur, hep uzakta kalsın! Eğer böyle yaparsak o, sizin uzağınız denen yer şeytanın kucağı olur Allah göstermesin. - Sabah akşam, her namazdan sonra devamlı dua edin. Aynı duayı binlerce kere yapsanız da tek kapınız olan dua kapısından geri durmayın. - Sakın umudunuzu bir milim de olsa geri düşürmeyin. Evlat sıkıntısı çeken ne ilk insansınız ne de son. Bu hayatın en ağır imtihanlarından biridir bu imtihan. Ve bir de bu imtihanı kendi yakınlarınızın sizi ötelediği bir ortamda yaşarsanız bu tam bir acı ve yaraya dönüşecek demektir. Sabredip kazanacaksınız ya da bile bile kendi kuyunuzu derinleştireceksiniz. Allah size yardım etsin, yavrumuza basiret ve dönüş versin.

Hocam çok çaresiz hissettiğim bir konu var. Kızım izin verdiğimden daha açık giy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.

Kızımız üniversite okuyor ve tesettürünü bıraktı. Çok fazla sıktığımızdan şikaye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Bu gelişmeden asla vazgeçme ama zamana yay. Mesela bir haftada planlanabilecek bir şeyi bir aya yay. Acele etme ki kökten kaybetmeyesin. Ne annenle ne eşinle bir şey tartışma. Onlar itiraz ettikçe sen sus ve dinle sadece. Zamanla seninle onlar da tartışmayacaktır ve biraz zaman alacak ama sen hedefine ulaşacaksın biiznillah. Sabreden kazanır biiznillah.

Kıymetli hocam, ben İslam’ı tam anlamıyla bilmeden bu yaşıma kadar geldim. Rabbi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce sizi tebrik ederim. Allah'ın razı olacağı bir karar vermişsiniz. Bu karardan bir daha dönmemek için sebat ve sabır üzere olmanız gerekir. Pardösü veya başka bir şey; ne olduğu önemli değildir. Yeter ki şu hususlara dikkat edilsin: a- Sizin bedeninize ait ayrıntılar dikkatle bakan biri tarafından anlaşılmasın. b- Üzerinizdeki kıyafetinizin kendisi bir sanat eseri gibi dikkat çekip üzerinize gözleri toplamasın. c- Giydiğinizi Allah rızası için niyet ederek giyin. d- Giyiminizi karşınızdakilere göre üç standarda oturtun: Birinci standart: Eşinizi ölçü alın. Bu ölçüde hiçbir sınır yoktur. O nasıl istiyorsa, nasıl sizi güzel görüyorsa öyle giyinin veya giyinmeyin. Tabii ki sadece onun bulunduğu ortamlar içindir bu. İkinci standart: Baba/anne, çocuklar, torunlar, kardeşler, kayınpeder, dayılar, amcalar, yeğenler gibi birinci dereceden sayılacak yakınlarınıza göre bir ölçü kurun. Bu ölçü, bol bir giyim ve sizin kadınlığınıza karşı göz kışkırtmayacak kadar bir giyim olsun. Ama dikkat edin, bu sınıf içinde enişteler, kayınlar, arkadaşlar, akrabalar yoktur. Üçüncü standart: Bu iki gruba girmeyen bütün erkek ve kadınlara göre bir ölçü kurun. Bu ölçü de sizin tek bir kılınızın, bedeninizin herhangi bir yerinin şeklinin belli olmaması, kıyafetinizin kendisi göz zevki tatmin etmeye uygun olmaması şeklinde ortaya çıkmalıdır. İyi biliniz ki, örtünmekle sadece dini bir emri yerine getirmiş olmuyorsunuz. En büyük cihat seviyesinde bir iş yapıyorsunuz ve gerçek bir kadın olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun muhakkak zorlukları olacaktır. Onları göğüslemeye hazır olun. Elbette cennetin bir bedeli olacaktır. Sizi tekrar tebrik ederim.

Ben örtünmeye karar verdim hocam ama nasıl örtüneceğim konusunda kararsızım; des

anne konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sen ve o, Allah katında iki ayrı kimliksiniz. İkinizin de hesabı farklı farklı olacaktır. Bir de birbirinize karşı bir hukukunuz vardır. Sizin önceliğiniz ikinizin arasındaki hukuku incitmemek olacak. Ona dikkat edin. Bu da size düşen evlatlık vazifesini iyi yapmaktır. Onun Rabbi ile olan alakasındaki sıkıntıları da o düşünecek. Böylece sen, o kaybetti diye kaybeden biri olmayacaksın biiznillah. Elbette babanız için dua da edin.

Biz elimizden geldiğince İslamı yaşamaya çalışan bir aileyiz fakat babam bize sö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biyolojik anne-baba anlamında asıl anne-baba dışındakinin öyle çağrılması caiz olmayan bir iştir. Örfümüzdeki kaynanaya anne, kayınpedere baba denmesi böyle bir anlam ihtiva etmemektedir. Sakıncası olmayacağını zannederiz.

Kayınvalide ve kayınbabaya "anne-baba" denilmesinde bir sakınca var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacı, bir kere sen annesin; senin ağzından çıkana melekler âmin diyebilir. Çocuğuna beddua eden anne/baba olmak iyi değildir. Çocuğuna beddua eden anneler, beddua gerçekleştiğinde çocuğundan önce kendileri ağlar genelde. Sakın beddua etme, bedduanı da geri al. Böylesi senin için daha iyi olur. Kaldı ki senin çocuğun bir kötülük peşinde değil. Aksine iyilerden bir iyiyi istiyor. Ferace alternatifi olmayan bir kıyafet değildir. Kızınız bir başka kıyafet giyebilir, bunda haklısınız. Tartışmanıza ve çocuğunuzla aranıza şeytanın besleyeceği bir kin ağacı yerleştirmenize sıcak bakamayız. Tesettüre karşı olmadığınıza göre siz haram bir şey söylemiyorsunuz. Bu nedenle onun sizinle böyle bir konuda tartışmaması gerekir. Neticede genç birine sizin biraz daha zamana yayarak ve kine inada dönüştürmeyerek yaklaşmanız anne olmanızın ağırlığı ile uyuşur. Böyle yapın. Siz annesiniz, annelik zordur, eskilerin dediği gibi, kan kusar ama ‘kızılcık şerbeti içtim’ der. Böyle olmalıdır annelik. Allah yardımcınız olsun. Dua ederiz ikiniz için de.

Kızım ferace giymek istediği için ona hakkımı helal etmiyorum. Kapanmak istediği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Süt hukuku oluşmasının en temel şartı, süt emecek çocuğun yirmi dört ayı geçmemiş olmasıdır. Kadının sütünün bizzat memeden emilmesi şart değildir. Sütün taze olması da gerekli değildir. Taze süt, dondurulmuş süt veya farklı bir şekilde mideye indirilmiş süt aynıdır. Netice olarak dondurulmuş süt ile süt anneliği sağlanabilir.

Bir kadın, ileride bir çocuğu süt evladı olarak emziririm düşüncesi ile sütünü d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sorunun cevabı için deriz ki; "anneye hastalık durumunda nasıl bakmalıdır?" sorusu manevi açıdan kastediliyorsa onun cevabı şudur: Cenneti olarak bakmalıdır. Tedavi ve bakım açısından ise şunu söyleyebiliriz: a- Annesinin tedavisi, morali ve ihtiyaçları için hiçbir eksiklik olmayacak gayretin içinde olmalıdır. Buna doktora götürmekten evdeki bakımına kadar hepsi dahildir. b- Özellikle bir erkek için mahremiyet açısından sakınca oluşturacak durumlarda bir kadının o ihtiyacı gidermesi gerekir. c- Bu ihtiyaç gidermede görev erkek çocuk ve kız kardeşlerinin üzerindedir. Erkek çocuğun hanımı bu hizmeti yaparsa mükemmel bir insanlık ve büyük bir sevap kazanmayı becermiş olur. Bu neticede bir insanlık ve merhamet meselesidir. Erkekler umumiyetle eşlerini böyle bir hizmet için zorunlu tuttuklarından yani bunu bir insani yardımlaşma göremediklerinden aile içinde sorunlar oluşabilmektedir. d- Erkek çaresiz kalır mesela hemşire/bakıcı bile tutamaz bir dar vakit ya da imkânsızlık içinde kalırsa annenisin her türlü hizmetini ‘olağan üstü bir durum’ gereği yapabilir/yapar. Bunun için de mahrem hizmetler için eldiven kullanma, gözünü kayırma gibi hassasiyetlere dikkat eder. e- Erkek veya kadın, anneye babaya bakanın düşebileceği en büyük hatalardan biri, o bakımın karşılığını anneden babadan teşekkür olarak beklemesidir ki bu bir zayiattır. Anadolu deyimiyle bir çuval inciri berbat etmektir. Hizmetini yapıp karşılığını sadece Allah’tan beklemek gerekir. O anne değil cennettir ya da cehennemdir maazallah.

Erkek evlat hasta annesine nasıl bakmalıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir şey yok, olmaz. Aç bırakılan baba veya anne oğlundan çalsa ona vebal olmaz. Denebilecek bu kadardır.

"Anne ve baba çocuklarından istediklerini çalabilir, hatta melekler onları görür

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.