Fetva Meclisi
Soru
Kayınvalide ve kayınbabaya "anne-baba" denilmesinde bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Evlatlık olarak büyütülmüş biri ile evlenmeye mani bir durum yoktur. Sadece onun anne dediği kişi sizin kaynananız, baba dediği de kayınbabanız olmayacaktır yani o hükümler onlar için geçerli olmayacaktır.
Selamünaleyküm. Bir insanın bir babası olur; ikinci babanın yeri yoktur. Bizim örfümüzde eşler birbirlerinin babalarına 'baba' diye hitap etmektedirler. Bunun dini bir yönü yoktur. Örf bunu koymuştur; gerçek bir baba kastedilmediğinden kullanılması caiz olabilir ama mecburen kullanılır demek doğru olmaz. Yöresel şartlara da dikkat ederek kullanmakta yarar vardır. Bu kadar bir meseleden bir aile faciası üretmek de doğru olmayan bir davranıştır.
Her üç sorunuzun cevabı da aynıdır: Takva açısından uzak dursanız iyi olur ama almanızda bir sakınca yoktur.
Kimsenin annesinden başka ‘annesi’ yoktur. Anne tektir. Ebedîdir anne. Alternatifsizdir anne. Kaynana ile aramızda insanlık ve dindarlık vardır. Anne ile ise insanlık, dindarlık ve annelik vardır. Böyle bir oranlama bile yapılamaz. Annemizden başka ‘cennetimiz veya cehennemimiz’ olan kimse yoktur. Anneye itaat adeta sınırsızdır. Kaynanaya itaat ise sınırları olan bir insanlık vadisidir. Bu kural, erkek için de kadın için de aynıdır. İnsan olarak iman eden herkes içindir bu.
Selamünaleyküm.Dayı, anne baba bir veya sadece anne bir yönünden dayı da olsa dayı hükmündedir. Özel bir endişe yoksa onun yanında mahrem ölçüleri ile hareket edebilir. Öz dayı ile aynıdır.
Kaynana ve kaynata nikâh devam ederken, boşama olduktan sonra veya eş öldükten sonra her durumda anne baba gibidir. Belli nezaket ölçülerine dikkat ederek eski eşinin babası ve annesi ile görüşebilir. Bir sıkıntı olmaz.
anne konusundaki diğer fetvalar
Sen ve o, Allah katında iki ayrı kimliksiniz. İkinizin de hesabı farklı farklı olacaktır. Bir de birbirinize karşı bir hukukunuz vardır. Sizin önceliğiniz ikinizin arasındaki hukuku incitmemek olacak. Ona dikkat edin. Bu da size düşen evlatlık vazifesini iyi yapmaktır. Onun Rabbi ile olan alakasındaki sıkıntıları da o düşünecek. Böylece sen, o kaybetti diye kaybeden biri olmayacaksın biiznillah. Elbette babanız için dua da edin.
Allah yardımcın olsun kızım. Annene bir sınır çiz. O sınır Allah’ın kesin emirleri sınırı olsun. Annen sınırı geçtiğinde onu dinleme. Nazik bir şekilde de anlasın senin dinlemeyeceğini. ‘Daha iyisi’ denebilecek sınırda ise onu dinlemek zorundasın. İnşallah güzel bir evlilik yapar ve meleklerin imrendiği mümin bir hanım olursun. Allah sana bunu ihsan etsin. O zaman kadar da annenle diğer konularda iyi ol, tartışma, üzme, onu yok kabul etme. Tesettürde Allah’ın sınırını biliyorsun. O sınırı tekrar sana hatırlatayım: Yüzün, ellerin hariç bedeninden görünen yer olmayacak. Sen dışarıdan izlendiğinde bir erkeğin bedenini veya bir bölümünü keşfedeceği kadar şeffaf veya dar olmayacak kıyafetin. Bu iki sınır üzerinden devam et yürümeye kızım. Senin için dualar ediyorum.
Bacı, bir kere sen annesin; senin ağzından çıkana melekler âmin diyebilir. Çocuğuna beddua eden anne/baba olmak iyi değildir. Çocuğuna beddua eden anneler, beddua gerçekleştiğinde çocuğundan önce kendileri ağlar genelde. Sakın beddua etme, bedduanı da geri al. Böylesi senin için daha iyi olur. Kaldı ki senin çocuğun bir kötülük peşinde değil. Aksine iyilerden bir iyiyi istiyor. Ferace alternatifi olmayan bir kıyafet değildir. Kızınız bir başka kıyafet giyebilir, bunda haklısınız. Tartışmanıza ve çocuğunuzla aranıza şeytanın besleyeceği bir kin ağacı yerleştirmenize sıcak bakamayız. Tesettüre karşı olmadığınıza göre siz haram bir şey söylemiyorsunuz. Bu nedenle onun sizinle böyle bir konuda tartışmaması gerekir. Neticede genç birine sizin biraz daha zamana yayarak ve kine inada dönüştürmeyerek yaklaşmanız anne olmanızın ağırlığı ile uyuşur. Böyle yapın. Siz annesiniz, annelik zordur, eskilerin dediği gibi, kan kusar ama ‘kızılcık şerbeti içtim’ der. Böyle olmalıdır annelik. Allah yardımcınız olsun. Dua ederiz ikiniz için de.
Süt hukuku oluşmasının en temel şartı, süt emecek çocuğun yirmi dört ayı geçmemiş olmasıdır. Kadının sütünün bizzat memeden emilmesi şart değildir. Sütün taze olması da gerekli değildir. Taze süt, dondurulmuş süt veya farklı bir şekilde mideye indirilmiş süt aynıdır. Netice olarak dondurulmuş süt ile süt anneliği sağlanabilir.
Bu sorunun cevabı için deriz ki; "anneye hastalık durumunda nasıl bakmalıdır?" sorusu manevi açıdan kastediliyorsa onun cevabı şudur: Cenneti olarak bakmalıdır. Tedavi ve bakım açısından ise şunu söyleyebiliriz: a- Annesinin tedavisi, morali ve ihtiyaçları için hiçbir eksiklik olmayacak gayretin içinde olmalıdır. Buna doktora götürmekten evdeki bakımına kadar hepsi dahildir. b- Özellikle bir erkek için mahremiyet açısından sakınca oluşturacak durumlarda bir kadının o ihtiyacı gidermesi gerekir. c- Bu ihtiyaç gidermede görev erkek çocuk ve kız kardeşlerinin üzerindedir. Erkek çocuğun hanımı bu hizmeti yaparsa mükemmel bir insanlık ve büyük bir sevap kazanmayı becermiş olur. Bu neticede bir insanlık ve merhamet meselesidir. Erkekler umumiyetle eşlerini böyle bir hizmet için zorunlu tuttuklarından yani bunu bir insani yardımlaşma göremediklerinden aile içinde sorunlar oluşabilmektedir. d- Erkek çaresiz kalır mesela hemşire/bakıcı bile tutamaz bir dar vakit ya da imkânsızlık içinde kalırsa annenisin her türlü hizmetini ‘olağan üstü bir durum’ gereği yapabilir/yapar. Bunun için de mahrem hizmetler için eldiven kullanma, gözünü kayırma gibi hassasiyetlere dikkat eder. e- Erkek veya kadın, anneye babaya bakanın düşebileceği en büyük hatalardan biri, o bakımın karşılığını anneden babadan teşekkür olarak beklemesidir ki bu bir zayiattır. Anadolu deyimiyle bir çuval inciri berbat etmektir. Hizmetini yapıp karşılığını sadece Allah’tan beklemek gerekir. O anne değil cennettir ya da cehennemdir maazallah.
Böyle bir şey yok, olmaz. Aç bırakılan baba veya anne oğlundan çalsa ona vebal olmaz. Denebilecek bu kadardır.