Fetva Meclisi
Soru
Kızım ferace giymek istediği için ona hakkımı helal etmiyorum. Kapanmak istediği zaman izin verdim. Şimdi ferace giymesine izin vermiyorum diye bana isyan ediyor, beni dinlemiyor. Ben de ona; "evlatlarından aynı muameleyi gör, hakkımı sana helal etmiyorum" diye çıkıştım. Size itimat ettiği için size danışmak istedim. Kızım benim bu karşı çıkmalarıma rağmen giyerse bu doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah'ın haram ettiği bir şeyi isteyen anneye babaya itaat olmaz. Haram değil de biraz daha az iyi olanı emrediyorsa bir nebze ona itaat edilmelidir. Kavga yerine idare tarzını seçmelisin. Mesela renkli bir başörtüyü sen istemediğin halde anneni idare edebilmek için takabilirsin. Baş açıklığına ise asla razı olamazsın. Annenle savaşma, onu iterek kazanamazsın. Sabret, sebat et, sonunda kazanan sen ol. Allah yardımcın olsun.
Evvela bu hususta kendinizi tek kalmış anne zannetmeyin, pek çok annenin bahtı ne yazık ki böyle oluyor. Zamanımızın en ağır imtihanlarından biridir bu. İkincisi, çocuğunuza dinden çıkmış gibi davranmayın. Davranırsanız maazallah öyle olabilir, sebebi de siz olursunuz. Üçüncüsü, bu sorundan daha büyüğü ve çözümsüzü eşinizle bu konuda ihtilaf ediyor olmanızdır. Eşinize rica edin, o da bizimle görüşsün, imkânınız varsa gelin İstanbul’da bu konuyu görüşelim. O noktaya gelmeyeceğinizi temenni ederek şunu da söyleyebilirim: Eğer çocuk konusunda ikinizin ittifakı mümkün olmazsa siz çekilin ve sorumluluğu eşinize bırakın. Siz sadece annelik görevlerinizi yapın. Eşinizin tutumu isabetli olursa ne güzel. İsabet etmezse herkes hatasının bedelini öder. Dördüncüsü, kızınızla savaşmazsanız bir zaman sonra hiçbir şey yokmuş gibi sizin çizginize gelir, endişe etmeyin. Bunun için de şunlara dikkat edeceksiniz: Ne giyerse giysin hiçbir yanlış yokmuş gibi davranacaksınız hatta muhabbetinizi artıracaksınız. Sanki öyle bir konu yokmuş gibi davranacaksınız. Başka konulardaki iyi taraflarını öne çıkaracaksınız. Arkadaş çevresini uygun olanlardan oluşturmaya çalışacaksınız. Asla teyzeleri ve yengeleri gibi yakınlarınızın onunla bu konuşu tartışmalarına izin vermeyeceksiniz. Günlük dualar edecekseniz onun için. Sabredeceksiniz ve çok geçmeden biiznillah umduğunuzdan daha güzel bir kızınız olacak, göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun. Gelişmeleri tekrar yazabilirsiniz.
Babanı düzeltemeyeceğine göre sen kendi ahiretini ve dünyanı kurtarmaya bak kızım. Onu “özürlü” kabul et. Annenle daha fazla ilgilen. Elinde olmayanı bırak yapabileceğine sarıl. Babana beddua da etme, bedduan tuttuğunda senin baban helak olacak ve sen yine üzüleceksin. Hayır dua et. Duan tutar, baban değişir biiznillah.
Allah yardımcın olsun kızım. Annene bir sınır çiz. O sınır Allah’ın kesin emirleri sınırı olsun. Annen sınırı geçtiğinde onu dinleme. Nazik bir şekilde de anlasın senin dinlemeyeceğini. ‘Daha iyisi’ denebilecek sınırda ise onu dinlemek zorundasın. İnşallah güzel bir evlilik yapar ve meleklerin imrendiği mümin bir hanım olursun. Allah sana bunu ihsan etsin. O zaman kadar da annenle diğer konularda iyi ol, tartışma, üzme, onu yok kabul etme. Tesettürde Allah’ın sınırını biliyorsun. O sınırı tekrar sana hatırlatayım: Yüzün, ellerin hariç bedeninden görünen yer olmayacak. Sen dışarıdan izlendiğinde bir erkeğin bedenini veya bir bölümünü keşfedeceği kadar şeffaf veya dar olmayacak kıyafetin. Bu iki sınır üzerinden devam et yürümeye kızım. Senin için dualar ediyorum.
Elbette siz annesiniz ve annelik sevgisi/hissi pek çok vadiyi aşabilecek büyüklüktedir, yalnız: - Kızınızın şahsiyetli bir kimlik sahibi olması bakımından sizin onu, bebeklik günlerini aşmış tavırlarla yetiştirmeniz gerekir. Bu yüksek duygusallığınızın ona olumsuz yönde etki edip etmeyeceğini iyi düşünün. Sizin ona bakışınızı, ondan da bütün yönleriyle aynen bekleyemezsiniz. Üzerlerinde elbise (kıyafet/pijama) olan iki bayanın aynı yorgan altında uyumalarında haram düzeyinde bir sakınca yoktur. Mekruhluk yani hoş olmama düzeyi vardır. Sarılma da buna dâhildir. Kızınızın dokundurmama şeklindeki tavrı çok haklı bir tavırdır. Bunu ona bırakmadan önce sizin yapmamanız gerekirdi.
Bahsettiğiniz babanın bedduası geçersizdir. Bu hamilelik sürecinde sizi üzebilecek olan babanız bile olsa mesafe koyun; küsmeyin. Babalık kimseyi aşağılama veya hakaret etme hakkı vermez. Ona da dualarınızda yer verin. Allah yardımcınız olsun.
anne konusundaki diğer fetvalar
Süt hukuku oluşmasının en temel şartı, süt emecek çocuğun yirmi dört ayı geçmemiş olmasıdır. Kadının sütünün bizzat memeden emilmesi şart değildir. Sütün taze olması da gerekli değildir. Taze süt, dondurulmuş süt veya farklı bir şekilde mideye indirilmiş süt aynıdır. Netice olarak dondurulmuş süt ile süt anneliği sağlanabilir.
Bu sorunun cevabı için deriz ki; "anneye hastalık durumunda nasıl bakmalıdır?" sorusu manevi açıdan kastediliyorsa onun cevabı şudur: Cenneti olarak bakmalıdır. Tedavi ve bakım açısından ise şunu söyleyebiliriz: a- Annesinin tedavisi, morali ve ihtiyaçları için hiçbir eksiklik olmayacak gayretin içinde olmalıdır. Buna doktora götürmekten evdeki bakımına kadar hepsi dahildir. b- Özellikle bir erkek için mahremiyet açısından sakınca oluşturacak durumlarda bir kadının o ihtiyacı gidermesi gerekir. c- Bu ihtiyaç gidermede görev erkek çocuk ve kız kardeşlerinin üzerindedir. Erkek çocuğun hanımı bu hizmeti yaparsa mükemmel bir insanlık ve büyük bir sevap kazanmayı becermiş olur. Bu neticede bir insanlık ve merhamet meselesidir. Erkekler umumiyetle eşlerini böyle bir hizmet için zorunlu tuttuklarından yani bunu bir insani yardımlaşma göremediklerinden aile içinde sorunlar oluşabilmektedir. d- Erkek çaresiz kalır mesela hemşire/bakıcı bile tutamaz bir dar vakit ya da imkânsızlık içinde kalırsa annenisin her türlü hizmetini ‘olağan üstü bir durum’ gereği yapabilir/yapar. Bunun için de mahrem hizmetler için eldiven kullanma, gözünü kayırma gibi hassasiyetlere dikkat eder. e- Erkek veya kadın, anneye babaya bakanın düşebileceği en büyük hatalardan biri, o bakımın karşılığını anneden babadan teşekkür olarak beklemesidir ki bu bir zayiattır. Anadolu deyimiyle bir çuval inciri berbat etmektir. Hizmetini yapıp karşılığını sadece Allah’tan beklemek gerekir. O anne değil cennettir ya da cehennemdir maazallah.
Böyle bir şey yok, olmaz. Aç bırakılan baba veya anne oğlundan çalsa ona vebal olmaz. Denebilecek bu kadardır.
Böyle söylemeyi bıraksın, geçmiş için de istiğfar etsin yeterlidir.
Böyle bir yardımda rızan olmasın. İstemeyerek ve razı olmayarak annenin dediğini yap.
Biyolojik anne-baba anlamında asıl anne-baba dışındakinin öyle çağrılması caiz olmayan bir iştir. Örfümüzdeki kaynanaya anne, kayınpedere baba denmesi böyle bir anlam ihtiva etmemektedir. Sakıncası olmayacağını zannederiz.