Fetva Meclisi
Soru
Ailemin restoranı var, orada helal olmayan et satıyorlar. Mümkün olduğunca harama destek vermemeye çalışıyorum. Mutfakta büyük taş fırını bulunmakta, bu fırın odun yakılarak ısıtılıyor. Bazen annem benden dışardan odun getirmemi istiyor. Bu fırında helal olmayan et yapılıyor. Odunları getirerek harama ortak oluyor muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu helal bir iş değildir. Kâfire bile olsa haramı ikram etmek bizde yoktur. En kısa zamanda helal olan bir iş üzerinde çalışın, onu oluşturarak da bundan kurtulun.
Devletimiz öğrenci olduğunuz için size bahsettiğiniz ödemeyi yapıyorsa ancak öğrenci iseniz o parayı alabilirsiniz. Muhtaç durumda olmanız da bu ödemeyi helal kılmaz. Bu konuyu yetkililere bildirip onların tavsiyesi doğrultusunda adım atmanızı tavsiye ederim.
Yapılacak yardımı alabilmek için gereken şartlarda bir hile yapılmadıkça sıkıntı yoktur, alınabilir.
Çirkin bir günah işlediniz, haklı idiyseniz de hatalı duruma düştünüz. Tevbe edin, istiğfar edin, bulabildiklerinizle de helalleşin.
Evinin bütçesinin tamamını kumardan elde edenin evinde yenmesi içilmesi caiz olmaz. Orada yemek yiyeceğiniz zaman yiyeceğiniz kadar bir bölümü hediye gibi götürün, adeta kendi götürdüğünüzü yemiş olursunuz.
Sılayı rahim, Allah'ın emirlerindendir. Kuzeninizle sılayı rahim bağınızı korumanız böylece Allah'ın emri olmaktadır. Annenizin böyle bir karar vermeye hakkı yoktur. Yine siz onu üzmeyecek bir siyaset güdün. Görüşün, aşırı ve aleni görüşmeyin.
anne konusundaki diğer fetvalar
Böyle söylemeyi bıraksın, geçmiş için de istiğfar etsin yeterlidir.
Böyle bir şey yok, olmaz. Aç bırakılan baba veya anne oğlundan çalsa ona vebal olmaz. Denebilecek bu kadardır.
Süt emzirme süresi ile alakalı “başka türlü olmaz” şeklinde bir dini kural yoktur. Bu durum, çocuğun anne babası, doktoru ve çocuğun kendisi ile alakalı özel durumu arasında kararlaştırılmalıdır.
Anaya babaya itaat dinimizin en büyük emirlerinden biridir. Allah’a itaatten sonraki sırada anne baba vardır. Onları çiğnemek de en büyük günahlardandır. Özellikle de anne hakkı kat kat daha üstün ve önemlidir. Yalnız anne veya babaya itaat mutlak yani sınırsız bir itaat değildir. Mutlak itaat sadece Allah’a olur. Anne babaya itaat MARUF YANİ MAKUL işlerle sınırlıdır. Bu da anne babanın emretmesinin bir sınırı olduğunu göstermektedir. Günah olan bir şeyi emrettiklerinde onlara itaat gerekmez. Nazik bir şekilde emrettiklerini yapmayacağını çocuğu onlara söyler. Bu durum, erkek veya kadın için aynıdır. Sizin durumunuza gelince: Evinizde, meşru bir nikâhla kurulmuş, kusursuz devam eden ve huzurla yürüyen bir evlilik varsa annenizin bu nikâhı bozmanızı emretmesi hakkı değildir. Eşinizden ayrılmaya yönelik emrine itaat etmeniz de gerekmez. Böyle bir yuvayı yıkma emri bir masiyettir yani Allah’ın razı olmayacağı bir iştir. Nazik bir şekilde hayır deyin ve eşinizle bu sıkıntıyı zamana yaymayı becerin. Bir zaman sonra anneniz de sizin mutluluğunuza katılır biiznillah. Sabredin ve yanlışa yanlış ile müdahale etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Bu sorunun cevabı için deriz ki; "anneye hastalık durumunda nasıl bakmalıdır?" sorusu manevi açıdan kastediliyorsa onun cevabı şudur: Cenneti olarak bakmalıdır. Tedavi ve bakım açısından ise şunu söyleyebiliriz: a- Annesinin tedavisi, morali ve ihtiyaçları için hiçbir eksiklik olmayacak gayretin içinde olmalıdır. Buna doktora götürmekten evdeki bakımına kadar hepsi dahildir. b- Özellikle bir erkek için mahremiyet açısından sakınca oluşturacak durumlarda bir kadının o ihtiyacı gidermesi gerekir. c- Bu ihtiyaç gidermede görev erkek çocuk ve kız kardeşlerinin üzerindedir. Erkek çocuğun hanımı bu hizmeti yaparsa mükemmel bir insanlık ve büyük bir sevap kazanmayı becermiş olur. Bu neticede bir insanlık ve merhamet meselesidir. Erkekler umumiyetle eşlerini böyle bir hizmet için zorunlu tuttuklarından yani bunu bir insani yardımlaşma göremediklerinden aile içinde sorunlar oluşabilmektedir. d- Erkek çaresiz kalır mesela hemşire/bakıcı bile tutamaz bir dar vakit ya da imkânsızlık içinde kalırsa annenisin her türlü hizmetini ‘olağan üstü bir durum’ gereği yapabilir/yapar. Bunun için de mahrem hizmetler için eldiven kullanma, gözünü kayırma gibi hassasiyetlere dikkat eder. e- Erkek veya kadın, anneye babaya bakanın düşebileceği en büyük hatalardan biri, o bakımın karşılığını anneden babadan teşekkür olarak beklemesidir ki bu bir zayiattır. Anadolu deyimiyle bir çuval inciri berbat etmektir. Hizmetini yapıp karşılığını sadece Allah’tan beklemek gerekir. O anne değil cennettir ya da cehennemdir maazallah.
Süt hukuku oluşmasının en temel şartı, süt emecek çocuğun yirmi dört ayı geçmemiş olmasıdır. Kadının sütünün bizzat memeden emilmesi şart değildir. Sütün taze olması da gerekli değildir. Taze süt, dondurulmuş süt veya farklı bir şekilde mideye indirilmiş süt aynıdır. Netice olarak dondurulmuş süt ile süt anneliği sağlanabilir.