Fetva Meclisi
Soru
Devletin pandemi nedeniyle esnaflara destek için verdiği parayı almak haram mıdır? Benim bu paraya ihtiyacım var fakat annem bu paranın haram olduğunu düşünüyor ve almamızı istemiyor ne yapmamız lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Devlet size, 'kaça baktırıyorsan benden onu alacaksın' diyorsa öyle yaparsınız. Hayır, devlet size bakma yardımı olarak bir para veriyorsa siz çocuğa bakıyor olduktan sonra yani gaye gerçekleştikten sonra aradaki fark size haram olmaz.
Devletin aradığı şartları belirlemede bir hile yapmıyorsanız bir sıkıntı olmaz, helal olur.
Böyle bir iyilik olmaz. Ne faize bulaşın ne de hayır yapın.
Selamünaleyküm. Siz o haramdan kurtaramazsınız, vebal sizde kalır ama annenize verseniz anneniz haram yemiş olmaz.
Hile ve yalan ile elde edilen kazanç helal olmaz.
Bu bakımla ilgili devletin kurallarına aykırı bir iş yapmıyor isen devletin verdiği sana helaldir.
Corona konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın, afetlerden bizi muhafaza buyursun. Aşı konusunda yapılan itirazlar ne yazık ki ‘mış’lı ifadelerle bitmektedir. Yaşadığımız durumda; - Hastalık afet boyutuyla katî ve tartışılamaz durumdadır. - Müslümanlar ve insanlığın çaresizliği de katî ve tartışılamaz durumdadır. - Bir güvenilir Müslüman’ın veya kurumun kurtuluş umudu olabilecek çalışması ise yok denecek durumdadır. Bu ortamda Müslümanlar olarak bizim vazifemiz, durumun vahametini sayıp durmak değildir. Kalbimiz mutmain olmasa da mevcut umudu kullanmaktır. Müslüman tıp adamlarımızla yaptığımız istişarelerde en ehveni tercih etmekten başka bir çarenin olmadığı söylenmektedir. Netice olarak şunu tespit edebiliriz: Konumu, mesleği, risk durumu ve çevresi itibariyle sağlık uzmanları ve resmî mercilerin aşı olmasını gerekli gördükleri kimseler aşı olmalıdırlar. Meseleye aşı gözüyle bakmadan önce ‘Allah’ın emaneti olan can’ ve ‘kul hakkına riayet’ gözüyle de bakılmalıdır.
Oruçlunun bedenine soktuğu gıda nitelikli her şey orucunu bozar. Corona aşısı ise o anlamda bir gıda niteliğinde görülmemektedir. Bu nedenle de pek çok fetva merkezi orucu bozmayacağını söylemiştir. Ramazan gününde sırası gelen kardeşlerimiz aşılarını rahatlıkla vurulabilirler. Kalpte bir rahatsızlık oluşturmaması için de Ramazan ayından sonra bir gün ihtiyaten kaza orucu tutabilirler.
Bir kere siz, emzirdiğiniz için orucu erteleyebilirsiniz. Kaldı ki söz konusu hastalık tam anlamı ile bir özürdür. Şimdi tutamadığınız kadar daha sonra kaza edersiniz.
Cuma namazı; • İbadetin yerine getirilmesi, • Mü'minlere vaaz verilmesi, • Mü'minler arasında kaynaşmanın güçlendirilmesi gibi amaçlar ihtiva eden bir ibadettir. Bu sebeple fukaha mümkün olduğu kadar daha fazla mü'minin bir arada bulunması ilkesi üzerinden düşünerek, bir şehirde tek camide cuma namazı kılınması yönünde görüş belirtmişlerdir. Bir şehirde tek camide cuma prensibi fıkıhta genel kuraldır. Daha sonra nüfusun kalabalıklaşması ile beraber tek cami, birden çok camiye dönüşmüştür. Bu durum da asırlar üzerinden kabul görmüştür. Aynı camide iki cuma kılınması ise bu prensibe aykırıdır. Bu sebeple bir camide iki kere cuma namazı kılınmaz görüşü asıl fetva durumundadır. Buna rağmen Avrupa Fıkıh ve Fetva Meclisi, Avrupa’daki çok özel şartları dikkate alarak aynı camide iki kere cuma namazının kılınabileceğine hükmetmiştir. Buna da, gelenlerin toplanıp namazı bir kere daha kılabilecekleri bir gevşeklik olmaması için cami yönetiminin belirleyeceği kurallar dâhilinde ve mümkünse iki ayrı imamın kıldırması şeklinde fetva vermiştir. Avrupa ve benzeri yerlerdeki kardeşlerimizin buna göre hareket etmeleri, cumayı tamamen kılmamalarından daha evladır. Allah Teâlâ kulluğunda yardımcımız olsun.
Devletin toplum sağlığı için koyduğu kurallar uyulması gereken kurallardır. Dışarı çıkma yasağı bir nevi kırmızı ışıkta geçme kuralı gibidir. Kural ihlali ile bir insana verilecek zarar tam anlamı ile bir kul hakkıdır. 'Benden bir zarar gelmez' gibi bir mantık ise çocukçadır.
Bütün insanlıkla beraber ümmetimizin de büyük bir veba salgını yaşadığı hepimizin malumudur. Mevcut durum hayatın tamamını etkilerken camileri de etkilemiştir. Elhamdülillah camiler açıktır şu anda. Camilerimizin yani cemaatle namazın devam etmesi ile safların belirttiğiniz şekilde olması arasında bir oranlama bile yapılamayacak kadar farklılık vardır. A- Cemaatle namaz kılınırken saf şeklinde namaz kılınması ve safların da bitişik (birbirine bitişik, ayak ve göğüslerin aynı hizada olacağı şekilde) namazın mühim sünnetlerindendir. B- Safların bu şekilde olması namazın rükünlerinden biri değildir. Dört mezhebin imamı başta olmak üzere fukahanın cumhuru da böyle görmektedir. C- Mevcut sıkıntı keyfi bir durum değildir. İnsan sağlığı gibi gayet ciddi bir nedene binaen saflar bu şekilde tutulmaktadır. Kaldı ki safların bitişik olması namazın rükünlerinden biri olsa idi bile bu özre dayalı olarak seyrekleştirilmesinde sakınca olmayacaktı. D- Bu konunun kalıcı hâle getirilmesi elbette kabul edilemez bir durum olur ancak mevcut uygulamayı namaza veya cemaate engel gibi görmek de bir aşırılıktır.