Fetva Meclisi
Soru
Yasak günlerinde gerekmedikçe dışarı çıkmak kul hakkına girer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Devletin malını kullanmak da bir kula hakkıdır. Zarureti olmayanın bunu yapması caiz olmaz.
Selamünaleyküm. Evham düzeyine getirmeden kul hakkı riayeti önemlidir. Bilhassa kişilerin özel haklarına riayet etmeyi öncelikli tutunuz. Devletin kaldırımı nispeten daha kolaydır, sizin de o kaldırımda bir hakkınız var ama şahısların hakları çok risklidir.
Tıbben yani hayati denebilecek bir gerekçe söz konusu olmadıkça erkek veya kadının kalıcı olarak kısırlaştırılması haramdır.
Devlet emirinin elindeki memurluk gücünü insanlara karşı kendi menfaati için kullanması bir kul hakkı ihlalidir. Bu tür müdahaleler insanlardan izin isteyerek yapılmalıdır .
Evet, haccın kabul olması için kuradan çıkması gerekmez. Yerinde, zamanında ve şartlarına uygun yapılan hac hactır. Başkasının sırasını işgal ederek gitmek kul hakkı oluşturabilir. Kul hakkına girmeden açılan farklı kapılardan gitmek hacca mani değildir.
Genel kural şöyledir: İnsan sağlığına zarar verenin tüketilmesi haramdır. Kendisi sağlığa zararlı olmayan ama katkı maddeleri yüzünden veya başka bir sebeple zarar veren maddeler için ise bu kural geçerli değildir. Mesela tarım ilaçları böyledir. Yasak olan ilaçlama yüzünden sakıncalı duruma gelen gıdadır, gıdanın aslı değildir. Aynı şey un, şeker, çay, kahve için de geçerlidir. Bunlar haram değildir. Çok tüketildiğinde ya da kişideki belli bir hastalık sebebiyle doktorun yasaklaması veya sınır getirmesi durumunda sakıncalı hale gelir.
Corona konusundaki diğer fetvalar
Bir kere siz, emzirdiğiniz için orucu erteleyebilirsiniz. Kaldı ki söz konusu hastalık tam anlamı ile bir özürdür. Şimdi tutamadığınız kadar daha sonra kaza edersiniz.
Oruçlunun bedenine soktuğu gıda nitelikli her şey orucunu bozar. Corona aşısı ise o anlamda bir gıda niteliğinde görülmemektedir. Bu nedenle de pek çok fetva merkezi orucu bozmayacağını söylemiştir. Ramazan gününde sırası gelen kardeşlerimiz aşılarını rahatlıkla vurulabilirler. Kalpte bir rahatsızlık oluşturmaması için de Ramazan ayından sonra bir gün ihtiyaten kaza orucu tutabilirler.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın, afetlerden bizi muhafaza buyursun. Aşı konusunda yapılan itirazlar ne yazık ki ‘mış’lı ifadelerle bitmektedir. Yaşadığımız durumda; - Hastalık afet boyutuyla katî ve tartışılamaz durumdadır. - Müslümanlar ve insanlığın çaresizliği de katî ve tartışılamaz durumdadır. - Bir güvenilir Müslüman’ın veya kurumun kurtuluş umudu olabilecek çalışması ise yok denecek durumdadır. Bu ortamda Müslümanlar olarak bizim vazifemiz, durumun vahametini sayıp durmak değildir. Kalbimiz mutmain olmasa da mevcut umudu kullanmaktır. Müslüman tıp adamlarımızla yaptığımız istişarelerde en ehveni tercih etmekten başka bir çarenin olmadığı söylenmektedir. Netice olarak şunu tespit edebiliriz: Konumu, mesleği, risk durumu ve çevresi itibariyle sağlık uzmanları ve resmî mercilerin aşı olmasını gerekli gördükleri kimseler aşı olmalıdırlar. Meseleye aşı gözüyle bakmadan önce ‘Allah’ın emaneti olan can’ ve ‘kul hakkına riayet’ gözüyle de bakılmalıdır.
Yapılacak yardımı alabilmek için gereken şartlarda bir hile yapılmadıkça sıkıntı yoktur, alınabilir.
Bu konuyu direkt din, iman meselesi olarak görmeye gerek yoktur. Daha çok insanlık ve zorunluluk olarak bakılmalıdır.
Cuma namazı; • İbadetin yerine getirilmesi, • Mü'minlere vaaz verilmesi, • Mü'minler arasında kaynaşmanın güçlendirilmesi gibi amaçlar ihtiva eden bir ibadettir. Bu sebeple fukaha mümkün olduğu kadar daha fazla mü'minin bir arada bulunması ilkesi üzerinden düşünerek, bir şehirde tek camide cuma namazı kılınması yönünde görüş belirtmişlerdir. Bir şehirde tek camide cuma prensibi fıkıhta genel kuraldır. Daha sonra nüfusun kalabalıklaşması ile beraber tek cami, birden çok camiye dönüşmüştür. Bu durum da asırlar üzerinden kabul görmüştür. Aynı camide iki cuma kılınması ise bu prensibe aykırıdır. Bu sebeple bir camide iki kere cuma namazı kılınmaz görüşü asıl fetva durumundadır. Buna rağmen Avrupa Fıkıh ve Fetva Meclisi, Avrupa’daki çok özel şartları dikkate alarak aynı camide iki kere cuma namazının kılınabileceğine hükmetmiştir. Buna da, gelenlerin toplanıp namazı bir kere daha kılabilecekleri bir gevşeklik olmaması için cami yönetiminin belirleyeceği kurallar dâhilinde ve mümkünse iki ayrı imamın kıldırması şeklinde fetva vermiştir. Avrupa ve benzeri yerlerdeki kardeşlerimizin buna göre hareket etmeleri, cumayı tamamen kılmamalarından daha evladır. Allah Teâlâ kulluğunda yardımcımız olsun.