Fetva Meclisi
Soru
Ben polis memuruyum. Zaman zaman izin almadan bankada veya bir kuyrukta öne geçiyorum. Çünkü görevli olunca zamanım kısıtlı oluyor. Bu durum sırada olanların hakkını yediğimden kul hakkına girer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu, meri yasaların verdiği yetkiye bağlıdır; görevliye bu hususta müsamaha edebileceği bir esneklik bırakılmış ise sorun olmaz.
a- Meri yasalara uygun ve insana zulüm olmayan, Allah’ın Şeriat’ına muhalif olmayan her emre uymaya mecbursunuz. b- Sizin açınızdan net bir iyilik olmayan ama aykırılığını da belgeleyemediğiniz emirlere de uymak durumundasınız. c- Açık bir haram veya açık bir zulüm olan işlerde ise İKAZ ETMEK durumundasınız. İkazınız fayda vermiyorsa haram ve zulme maşa olmayacaksınız. Yasal haklarınızı ve benzeri fırsatları değerlendireceksiniz. Buna rağmen emir veriliyorsa itaat etmeyeceksiniz. İşinizden atılmanız aç kalmanız demek olmaz. Rızık Allah’ın elindedir.
Bu bir ahlâksızlık ve düşüklüktür. Kul hakkı olup olmaması daha sonraki meseledir.
İş yeri idarecinizin izin vermesi veya vermemesine göre değerlendirin bunu.
Selamünaleyküm. Evham düzeyine getirmeden kul hakkı riayeti önemlidir. Bilhassa kişilerin özel haklarına riayet etmeyi öncelikli tutunuz. Devletin kaldırımı nispeten daha kolaydır, sizin de o kaldırımda bir hakkınız var ama şahısların hakları çok risklidir.
Oradaki birinin gecikmesine sebep olacak düzeyde olmayacağı için bir kul hakkı düzeyi de olmaz zannederiz.
dini soru konusundaki diğer fetvalar
‘Ev almak’ muhakkak lüks sayılması gereken bir ihtiyaç değildir. Evin de ekmek kadar zorunlu olacağı durumlar olabilir. İki durum arasındaki çizgiyi kişiden kişiye ve zamandan zamana göre değerlendirmeliyiz.
Yasa ile belirlenmiş ve sizin hak edişinizde bir suistimal bulunmayan farklı isimlerdeki ödemeleri almanızda bir sakınca olmaz.
Güzel kardeşim, Bir insana kâfir damgası vurmak onu öldürmek gibi bir şeydir. O noktayı konuşmak bile risktir. Bu nedenle mü'minler arasındaki tartışmalı konularda 'kâfir' kelimesi yerine 'fasık' kelimesi kullanabileceğimiz en ağır kelime olabilir. Ulu orta imanı yok saymak ağır bir vebaldir, çok dikkat edelim.
Bu hususta bir bilgimiz yoktur. Elimiz altındaki kaynaklardan da böyle bir bilgi edinemedik.
Mescid-i Haram’da namaz kılan Kâ’be’nin kendisine yönelir.Mekke’de kılan, Mescid-i Haram’a yönelir.Dışarıda olan da Mekke’ye yönelir.Genel kural böyledir. Bilerek bunda hata yapılmamalıdır.Genel olarak kural şöyle uygulanır: Yüz Kâ’be’yi görecek şekilde olduğu sürece az bir sağa sola dönmüş olmak namaza zarar vermez. Buradaki ‘az’ ölçüsünü en fazla 45 dereceye kadar çıkarabiliriz.
Tıbbın kesinlikle SAKINCALI bulduğu şeyler için HARAM ifadesini kullanırız. Evde teflon bulunmasını tıp, yemekleri etkileyecek nitelikte bir sakıncalı listesinde tutmamaktadır. Dolayısıyla teflonlar için şimdilik böyle bir iddiada bulunmak vesvese olur.