İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ben kamu görevlisi olarak çalışıyorum. As üst ilişkisi içerisinde amirlerimizin her dediklerini yapmak durumundayız. Fakat bazen öyle emirleri ve istekleri oluyor ki başkasının hakkını gasbetmek durumunda kalabiliyoruz. Devletin yararına gibi gözüken ve bize yukardan gelen emirler başkasının hakkını gaspediyorsa bile uygulamak durumunda mıyız? Dinen bunun hükmü nedir? Amirin dediğini yaparsak kul hakkına girer miyiz? Amirin dediğini yapmazsak ona göre disiplin cezasından başlayıp işten atılmaya kadar bir süreç de var tabi.

Cevap

a- Meri yasalara uygun ve insana zulüm olmayan, Allah’ın Şeriat’ına muhalif olmayan her emre uymaya mecbursunuz. b- Sizin açınızdan net bir iyilik olmayan ama aykırılığını da belgeleyemediğiniz emirlere de uymak durumundasınız. c- Açık bir haram veya açık bir zulüm olan işlerde ise İKAZ ETMEK durumundasınız. İkazınız fayda vermiyorsa haram ve zulme maşa olmayacaksınız. Yasal haklarınızı ve benzeri fırsatları değerlendireceksiniz. Buna rağmen emir veriliyorsa itaat etmeyeceksiniz. İşinizden atılmanız aç kalmanız demek olmaz. Rızık Allah’ın elindedir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Kullanmamanız gerekir. Bir kelimelik mürekkep bile haktır. Üst amirinizin izin verdiği kadarını kullanmanız caiz olabilir. Bu da amiriniz olacak kişinin haram helal bilen biri olması durumunda muteber bir sözdür.

Selamünaleyküm hocam. Ben müftülükte memur olarak çalışıyorum.Yazıcıyı bazen şah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

En temel fıkhî kurallardan biri, ne zulmetmenin ne de zulme katlanmanın uygun olmadığı kuralıdır. Mü'min zulmetmeyeceği gibi zulme karşı pasif de kalmaz. Yasaların size tanıdığı hakları kullanmanız uygun düşer. Yalnız şunu bilmenizde yarar vardır: Şimdi bütün arkadaşlarınızın sizin gibi düşündüğünü zannederek yola çıktığınızda tek kalma ihtimalinizi de gözardı etmeyin. Allah yardımcınız olsun.

Bir kamu kurumunda şefim. Bir üstüm, amirim, her konuda kendini düşünerek hak hu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Mesleğiniz bıçak sırtı denebilecek bir zeminde duruyor. Kanaatim odur ki: Sizin mesleğinizde yüzde yüz adalet neredeyse mümkün değildir. Bu nedenle iki ölçüyü ve bir temel prensibi kaçırmayacaksınız. Bilerek yanlış yapmayın. Siz bir memur olduğunuza göre amirinizin emrine uyun. Bu iki ölçü sizin için biiznillah kurtuluştur. Temel prensibiniz de şu olacak: Allah’ın açık emirlerinden bir emri, yasaklarından bir yasağı çiğnemeyeceksiniz. Mesela masum olduğunu bildiğiniz bir insanı öldürmek, malına haksız yere el koymak gibi bir işi yapmayın. Bunların haricinde yaptığınız iş neticede bir memurluktur ve memurluğun hangi türü olursa olsun bir riskler yumağıdır. Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun.

Hocam ben bir polis memuruyum. Trafik denetleme şubede çalışıyorum. İşim gereği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.1- Çocuk baliğ oluncaya kadar anne baba, gerekli eğitimi ve örnekliği sağlamışsa, buluğ çağından sonra sorumluluktan kurtulabilir. Elbette bir mü'min, bütün insanlığı ihtiva edecek bir açıdan bakar meselelere, bu ayrı bir konudur.2- Kulak deldirmek fıtratı değiştirmek değildir. Kadının süslenmesi açısından yapıldığında caiz bir eylemdir. 3- Allah'ın Şeriat'ına göre yaşanılmayan ortamlardaki mü'minler, orada bulunmalarını hangi amaca dayanarak orada yaşadıklarına bağlı olarak mesul olurlar veya olmazlar. O durumdan razı olarak yaşayanların, Allah'ın Şeriat'ını gereksiz görmek gibi bir inançları varsa bu iman dışında kalmaktır. Gerekli görüp ihmalden ötürü orada kalıyorlarsa haram işlemektedirler. O durumu ıslah gibi bir gaye taşıyorlarsa ecir sahibidirler.4- Gusül, akıntı olarak sadece meniden gerekir. Meni de bellidir; kalındır ve tabaka oluşturur. 5- Memurun, her şeyden önce çalışılması caiz olan bir işte olması gerekir. Haram bir işte mesela bankada çalışıyorsa kazancı haramdır. Bunun haricinde, o memuru yöneten makamların koyduğu kurallara uyuluyor olması yeterlidir. 6- Alay etmek, insanın onurunu incitmekten ötürü yasaktır; incinme olmayınca da 'alay' oluşmaz.7- Yöresel şiveyi taklit, fitneye neden olmuyorsa caiz olabilir.

• Buluğa ermiş bir gencin ibadetlerinde anne babanın sorumluluğu nedir? Namazlar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle özetleyebiliriz: İyiliği emretmek veya iyiliğe teşvik etmek, öncü olmak ve kötülüğe mani olmak, engellemek dinimizin kati emirlerindendir. Allah Teâlâ’nın “yapın” buyurduğu bizim FARZ olarak bildiğimiz dine ait işlerimizdendir. Dinimizin bu emri bir FARZ-I KİFAYEDİR. Farz-ı kifaye ise bir grubun yerine getirmesi ile diğer Müslümanlardan sorumluluğun kalktığı emirlere denmektedir. Dolayısıyla bir yerdeki günah olan işi filanca kişi engellemeye çalıştı ise Allah’ın emri yerine gelmiştir, oradakilerden kimse günaha girmeyecektir. Hiç kimse o görevi yapmazsa herkes günahtadır. Bu günah da oradakilerin kapasiteleri, yakınlıkları, güçleri ile orantılı olarak onlara yazılır. Elbette bir cami imamının caminin önündeki bir günaha mani olmaması ile caminin öteki sokağında oturan Müslüman’ın mani olmaması arasında sorumluluk oranı açısından fark vardır. Ortadaki bir iyiliği emir/kötülüğü engelleme görevi başkasının yapamayacağı kesinleşip de bir kişinin üzerinde yoğunlaşmış bir göreve dönüşürse onun için FARZ-I AYIN olur. Bizzat onun bu görevi yerine getirmesi gerekir. Âlimlerimiz, böyle bir görevi yerine getirmenin sonucu olarak öldürülme, ağır darbe alma veya hapsedilme gibi bir durum varsa görev yerine getirilmediğinde günaha girilmez demişlerdir. Zannederiz bu yaşadığımız dönem için bu hüküm geçerlidir. Allah yardımcımız olsun. Yapılacak görevin hiçbir işe yaramayacağını kati olarak bilen biri de mi bu görevi yerine getirmelidir sorusuna âlimlerin bir bölümü “evet, öyle bile olsa Allah’ın hükmü yerine getirilmelidir” demişlerdir. Bu da yüksek bir umutla toplumu izleme mantığının bulunması gerektiğini göstermektedir. Özet olarak diyebiliriz ki: Böyle bir görevimiz bulunduğunu, bu görevin cami imamlarına mahsus bizimle ilgisi olmayan bir iş gibi görülemeyeceğini biliyor isek, elimizden geleni de yapıyorsak biiznillah vebalden kurtuluruz.

Hocam iyiliği emretmek kötülüğü engellemek (emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l mün
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Her Müslüman muhakkak bir işin görevlisidir, Allah Teâlâ kimseyi boş ve gereksiz yaratmamıştır. İnsan kendi ağırlığının oturacağı yeri bulamayınca gereksiz ve yersiz gibi kalır. Siz de bulunduğunuz yeri bu mantıkla değerlendirmeye bakınız. Asıl vazifeniz ve sorumluluğunuzun ÖNCE KENDİNİZİ iman ve ahlâk olarak muhafaza etmek olduğunu bilmelisiniz. Bulunduğunuz ya da bulanabileceğiniz yer şeytanın erkeği ile kadını ile insanı parçaladığı bir yer olabiliyor. Zaman ahiret zamanı denebilecek bir açılım içindedir, bu bir risk. Makamın getireceği rehavet ve “gereğini yapmaya mecbur kalma ezilmişliği” bir risktir. Bu risklere karşı adeta mücadele ederek bir ömür geçireceksiniz. Kendinizi bir an bile boşlukta bırakırsanız şeytan o anı sizin kayma anınız olarak yakalar ve bir daha geri dönmeniz olmayabilir maazallah. Size şunları tavsiye edebilirim: a- Önceliği kendiniz olarak görün. Dünya ve ahiretiniz olarak siz siz olmadıkça kime ne yararınız olacak da kalbiniz ondan huzur bulacak? Mum gibi eridikten sonra vereceğiniz mini bir ışık için “aydınlatma” demenin anlamı yoktur. b- Evliliğinizin bir iş uğruna heba olmasına izin vermeyin. Fıtratla ters düştüğünüz yerde kesin kaybedersiniz. c- Bulunmanız muhtemel görev neticede bir beşerî düzeni besleme görevi olacaktır. Dikkat edin, ahireti verip dünyayı almayasınız. Kerhen ve bin bir tedbirle bulunun orada. d- Bir bayan olarak erkeklerle bulunabileceğiniz ortam, çarşı pazarda bulanabileceğiniz kıyafet ve şartların ortamı olacaktır. Bu ciddiyetinizi asla gevşetmeyin. e- Beşerî bir sistemin ayrıntılarını öğrenirken dininize ait bilgileri ihmal etmeyin. f- Açık bir şekilde şirk veya haram olan sözler, teoriler ve benzeri sakıncalarla karşılaştığınızda imanınız sizi hareketlendirsin. En azından kalbinizden “Allah’ım ben bu sözleri, teorileri, maddeleri beğenmiş değilim, reddediyorum, ben senin dininden yanayım, beni affet” deyin. g- Bulunduğunuz noktada en iyiye talip olun, sürekli öğrenin. Orada bulunmanıza değecek bir gayret ve çalışma içinde olun. h- Bir istişare edilir kimseler listeniz olsun. İstişare etmeye çekinmeyin. Fıkıhta, Kur'an ilimlerinde veya benzeri ilimlerde istişare ederek kendinizi canlı ve aktif din bilgisi ile ayakta tutmaya çalışın. i- Çok dua edin. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.

Kıymetli Hocam, ben hukuk fakültesinde doktoramı bitirmek üzereyim. Bundan sonr

amir konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Şöyle yapın: Cuma namazı için muhakkak camiye veya Cuma kılınan yere gitmeye niyetiniz ve kararlılığınız olsun. “Askeri tesisin tek kalması sakıncası” gibi bir durumda ise öğleyi kılabilirsiniz. Diğer namazlarda camiye gitmeyip bulunduğunuz yerde kılabilirsiniz. Biiznillah niyetiniz cemaate gitmek olduğu sürece sevabınız eksilmez. Günlük namazları ezan okunduğu vakitte hemen kılmayabilirsiniz, vakti çıkmadıkça özellikle de yaz günlerinde geniş bir zamana yayarak kılın. Yoğun olduğunuz zamanlarda sadece farzları kılın ama asla namazı bırakmayın. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben askeri personelim. Kamu alanlarında görevli olduğumuz sıralarda namaz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kurum amirinizin onayı varsa bir sakıncası olmaz. Yeter ki helal bir iş olsun. Allah yardımcınız ola.

Hocam ben doğuda küçük bir ilçede spor uzmanı kadrosunda çalışan bir memurum. Me
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. İnsan sağlığı ile alakalı bir iş yapmak sürekli sevap kazanma durumunda olmak demektir. Belirttiğiniz bu ayrıntı ile alakalı olarak şunu söyleyebiliriz: - Elbette gücünüzün yetmediği işten sorumlu olmazsınız. Sizin üstünüz olan yöneticilerin esnek bıraktığı konuda sizin zorlanmanız gerekmez. Neticede siz bir memursunuz, amirinizin emrettiğini yapmanız yeterlidir. Siz elinizden geleni yapmaya çalışın. Yazdığınızda yalan ve aldatma olmasın. En azından normlara yakın olduğuna kanaatinizle karar vermelisiniz. Tamamen yanlış bir bilgi hem o insana zarar vermek hem devleti aldatmak olabilir ki bunu caiz göremeyiz. Üst amirlerinizi bu konularda uyarın, yetişmiyor diyerek bilgilendirin ki vebal sizde olmasın.

Hocam ben hastanede ebelik yapan hanım bir kardeşinizim. Biz bu mesleği yaparken
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir mümin olarak yanlışa rıza gösteremezsin. Yanlış olduğunu bildiğin bir şey sana emredildiğinde tepkini göster. Eğer işi terk etmen istenirse terk edersin. Rızık Allah'ın elindedir, seni ondan başkası doyuramaz.

Hocam ben bir laboratuvarda teknikerim. Dışarıdan bazen bir kurum bize malzeme g
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Yasalar dahilinde oldukça katılmanızda sakınca olmaz.

Öğretmenim. Bağlı olduğum sendikanın miting kararına katılmak dini açıdan caiz m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mevcut kanunlarda bile amirin kanuna aykırı bir emrine itaat etmek yoktur.

Hocam, ben muhtarlıkta çalışıyorum. Yaşam belgesi diye adlandırılan belgeden har

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.