Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben 25 yaşındayım ve evde tek çocuğum. Anne ve baba tarafım koyu alevi. Babam Parkinson hastası ve akli melekeleri tamamen olmasa da yerinde değil. Hem annemde hem de babamda aşırı derecede Alicilik var. Şükür bizi hemen hesaba çekmeyen Allah’a olsun ki maalesef; ‘‘Ali de Allah değil mi bizi doyuran odur’’ diyorlar. Ve ben kahroluyorum. Bilinçli inatçı değiller atadan gördükleri bu. Özellikle annem. Ama anlatınca da bu işleri benim kafam almaz diyor. Babamsa hastalıkla da alakalı, Nuh diyor peygamber demiyor. Ali için cehenneme giderim o benim Allah’ım diyor. Şaştım kaldım. Hocam ne yapayım ben. Çok üzülüyorum hallerine. Allah rızası için sizden bir akıl istiyorum. Öncelikle bu durumu senin imtihanın olarak abul et ve kazanmak için dikkat et. Bu senin imtihanındır demek, sen bu süreç üzerinden Rabbinin rızasını kazanacaksın demektir. Sabreder, dik durursan, zaman seni gevşetemezse sen kazanırsın. Büyük ihtimal onlardan birini de en azından kazanırsın. İmtihnını ve imtihanının kıymetini bil. İkinci olarak da şöyle bir uygulama yap: Hedefin kendini o yanlış anlayışlardan korunmuş biri olarak kollamaya bak. Onlar ve aileni diğer bireyleri senin ana hedefin olmasın. Senin ve onların Rabbi Allah'tır. Onlar da hesap yerine gidecekler. Onların da aklı var. Evet, onlar seni endişelendirmeli ve hatta ağlatmalı ama sen her şey değilsin neticede. Sen de bir insansın ve senin de kendi hesabın var. Onlar için dertlen ama kahrolma. Bu tutum da seni onların her sözünü önemsememen noktasına kaydırsın. Desinler ve sen bildiğini yap.
Cevap
Benzer fetvalar
Size önce şunu tavsiye etmeliyim: Bu dünya bir imtihan yeridir. Rabbimiz, her birimiz için ayrı ayrı bedenler ve ruhlar yarattığı gibi farklı farklı imtihanlar da takdir buyurmuştur. Her birimiz, kendi imtihanımızla baş başayız. Bunu unutmayalım. Bir de şunu unutmayalım: İmtihanı ancak sabredenler kazanacaktır! Sabredip kazanacaksınız. Başınıza büyük bir felaket gelmiş, haklısınız ama ne yaparsanız sizin için daha iyi olur bunu çok iyi düşünün. Çocuklarınızın hatırına, çevrenin sizi horlamasına karşı sabretmeyi de tercih edebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası olmaz. Dilinizi ve elinizi bir kötülüğe bulaştırmadan boşayabilirsiniz de. Bunun da dinen bir sakıncası olmaz. Aile büyüklerinizden birini kendinize hakem yaparak, ne yapacağınız konusunda fikir alırsanız daha iyi edersiniz. Allah yardımcınız olsun. Ne edin edin, dilinizi ve elinizi kötülüğe bulaştırmayın. Bir olan derdi ikiye çıkarmayın. Size dua ederiz.
Aleykümselam. Evet bu sizin imtihanınız ama imtihanınızın gereği olarak oturup beklemeniz gerekmez. Eşiniz sizin anlattığınız kadarı ile doktor tedavisi görmesi gerekiyor. Eşinizin babası veya annesi ile ya da onun mecburen sözünü dinleyeceği biri ile bu işi çözmeye çalışın ve eşinizin acilen bir doktor tedavisi görmesini sağlayın. Oturup beklemeniz bir çözüm olmadığı gibi başınızı dertten de kurtaramazsınız. Allah yardımcınız olsun.
Anne babanızın verdiği iş yükü sizi gerçekten yıpratıyorsa ve sizi olmadık gerginliğe/isyana sürüklüyorsa bu süreci atlatana kadar izin isteyin. Örneğin haftada bir arkadaşlarınızla hasbihal etme ortamınız varsa oraya gidebilir veya boşluk olduğunda zaman zaman kardeşlerinizi ziyaret ederek içinizdeki yorgunluğu atabilirsiniz. Yani ara ara sizi motive edecek işlerle kendinizi toparlamaya çalışın. Bu süreci doğru yönetmek için mutlaka kardeşlerinizden de destek isteyin. Onlara sizi yalnız bırakmaması için rica edin. Sakinliği elden bırakmamaya gayret edin. Belki de Allah size cenneti bu anne babanıza değer vermeniz sebebiyle lütfedecek. Belki de dünyada bazı iyiliklere bu yaptıklarınız sebebiyle ikram edecek. Allah sizi görüyor. Yaptıklarınızı da biliyor. İçiniz rahat olsun; yalnız değilsiniz. Allah yardımcınız olsun. https://fetvameclisi.com/fetva/520-anne-babaya-itaatin-sinirlari-nelerdir https://fetvameclisi.com/fetva/303-anne-babaya-itaatte-sinir-nedir
Bacı, ne yaparsan yap ama asla Allah'ın rahmetinden, seni ve amellerini kabulünden şüphe etme, asla! Şöyle düşün: Şu anda sen yaşıyorsun. Yaşadığın da nefes almandan belli. Nefes dediğin neredeyse bir saniye kadar küçük bir şey. O küçücük nefesle yıllarca yaşadığın hayatın ölçülüyor. Bir tek nefesi yok edersen hayatın bitebilir. Ameller de böyledir: Küçüğü ve önemsizi olmaz. Nefes gibi... Devam et, yılmadan yıkılmadan devam et. Allah seni görüyor, melekleri şahit oluyor, meraklanma.
Biz Allah’ın kullarıyız. Bizi yaratan, kaderimizi yazan odur. Böyle inanıp böyle yaşayan için hayat kısa bir imtihandır. O imtihanda elinden geleni yapar, gerisini Rabbine bırakır kul. Böylece de her durumda kalbi huzur içinde olur. Asla bugünkü durumunuza size son on dakikanızdır denecek durum arasında fark görmeyin. Şimdi de o on dakikada da siz Allah’ın kulusunuz, sizin için bir şey değişmemelidir. Allah tamam demedikçe sizi kimse bu dünyadan çıkaramaz. Adına hastalık dönemi demeyin, hayatınızın bir anı deyin, öyle görün, şeytan sizinle oynamasın, ona fırsat olacak dalgınlıklar içine girmeyin. İşinizi ve meşguliyetinizi hiç bırakmayın. Gücünüz yettikçe çalışın. Doktor izin vermeyince kenara çekilin. İbadetler ve sadaka için son nefes engeldir. Son nefesinize ise sizin bilmediğiniz kadar uzun bir zaman vardır. İki şeye dikkat edin. Birincisi size moral kırıcı telkinlerde bulunacak arkadaştan uzak durun. İkincisi de, başta Kur'an ve zikir olmak üzere manevi takviyeyi eksik etmeyin. Kur'an okuyun. Hayat sizi sıkıştırdıkça Kur'an’a sarılın. Dua edin. Allah Teâlâ’dan size afiyetler dilerim, sıhhatiniz için dua ederim.
Değerli bacım, gözyaşlarını anlıyorum. Allah yardımcın olsun. Kendini bir trafik kazasında görebilirsin. Aile bireylerin o kazada yaralanmışlar ve sen sağlam duruyorsun. Yapman gereken nedir? Onların başına gelen kazaya ne gülebilirsin ne de aynısı bana olsun diyebilirsin. Sağlam kaldığına şükredeceksin, elinden geldiği kadar da yardım edeceksin. Yardım edemiyorsan dua edeceksin. Başka yapabileceğin bir şey yok. Şeytan onları kabzasına almış şimdi de seni yıpratmaya çalışıyor. Kendini koru. Huzurunu koru. Vaktinin kıymetini bil. Kire bulaşma. Önündeki hayatı ve daha da ileride ahiretini düşünerek iş yap. Sabret ve kazan.