Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben üç kardeşten en küçükleri olarak bekâr ben kaldım. Annemle babamın yanında kalıyorum. Onlara yardım etmek için her zaman çabalıyorum. Babamın Parkinson ve bel fıtığı hastalığı var. Annemin de elinde sinir sıkışması var. Bu yüzden elimden geldiğince yardım etmeye çalışıyorum ama benim bazen yapmayacağım şeyleri bile ben yapıyorum artık. Asla yaptığım hizmet ve yardım gücüme gitmiyor ama bizim bir bağ evimiz var. Her yaz orada işimiz oluyor. Onların rahatsızlığı olduğu için işlerin çoğunluğunu ben yükleniyorum. Bütün yükler benim üzerimde gibi hissediyorum. Bazen yapmak istemediğimi söylediğim zaman hep yapmak mecburiyetindeyim gibi bir muamele gördüm ve bazen de duygu sömürüsü yaparak kendimi bana suçlu hissettirdiler. Onun dışında kardeşlerime ve yeri geliyor akrabalarıma da yetişmeye çalışıyorum. Onlara hizmet etmeye çalışıyorum. Herkese ve her şeye yetişmekten çok yoruldum, hem bedenen hem ruhen. Bir şey yapmak istemediğim zaman kendimi düşündüğüm için suçlu hissediyorum. Ailemle konuşmak istesem beni anlamıyorlar. İçime atıyorum ve içime attıkça rahatsızlıklarım çıkmaya başladı. Kimseye saygısızlık etmek istemediğim için hep susuyorum ama ben sustukça beni saf zannediyorlar. Bazen kendi kendime çok şikâyet ediyorum ve günaha giriyorum belki. Allah'ın bana verdiği bir ibadet ve bir fırsat diyorum. Allah'a sığınıyorum, ona tevekkül ediyorum her zaman için ama bazen dayanamıyorum. Ailenin her istediği şeyi yapmak mecburiyetinde miyim günaha giriyor muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.
Kıymetli kardeşim evvela babana karşı asla saygı çizgisinin dışına çıkma. Onu ıslah etmeye yönelik çabaları olabildiğince diğerlerine bırak. Sen, onunla arandaki sevgi ve şefkat bağını hep sıkı sıkı tut. Bu yapacağın işlerde ve atacağın adımlarda işini kolaylaştırır. Kardeşinle de elinden geldiğince ilgilen, konuş, ona durumu pozitif şekilde görebilmesi için yardımcı olmaya gayret et. Onunla etkinlikler yapmaya çalış. Kendini iyi hissedebileceği etkinlikler. Bununla ona olan yakınlığını arttır. Bu yakınlığın da onda söyleyeceğin sözlerin tesirini arttırır inşallah. Onlara merhameti ve sabrı tavsiye et. Bu süreçte en çok da kendine dikkat et. Sen kaybolma, sen dağılma, sen düşme. Çünkü sen düşersen kimseye yardım etmeye imkânın kalmaz. Saliha arkadaşlar bulmaya önem ver. Onlarla dertleşmeye, bir araya gelmeye önem ver. Bu da size bir nefes olur inşallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kızım, Allah sana yardım etsin, seni sevaplarla mükâfatlandırsın. Evet, bu görev öncelikle abinindir. O ise fırsatı kaçırmak üzeredir. Sen yapabildiğin kadarını yap, geresini Allah’a sal.
Kendinizi olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Kendinizi güzellik üzerinden değerlendirmeyin. Allah’a "Beni seviyor musun?" diye sormak yerine, "Senin sevgini nasıl daha çok hissedebilirim?" diye düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, şefkatle yaklaşın. "Ben de bir kulum, eksiklerim var ama Rabbim beni yine de kabul ediyor" deyin. Biriyle konuşun. Bir terapist, bir hoca ya da güvenilir bir dost. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Özetle, sizin tek başınıza yürüttüğünüz bir mücadele var. Ama Allah sizi terk etmedi. Belki de en çok O’na ihtiyacınız olan bu zamanda, O'ndan kaçmak yerine O'na yaklaşarak huzuru bulabilirsiniz. Bazen dua etmek bile gelmez insanın içinden. O zaman sadece "Rabbim, bana yol göster" demek bile yeter. Kendinize yüklenmeyin. Siz değerlisiniz. Ve Allah, sizi böyle yaratmakla hata yapmadı. Siz tam da olması gerektiğiniz gibisin. اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ. Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Beni helâlinle haramından koru, lütfunla Senden başkasına muhtaç etme." Bu duayı özellikle sıkıntılı hissettiğinizde, sabah-akşam veya namazlardan sonra okuyabilirsiniz. İçinizdeki huzursuzluğu hafifletmek için, samimi bir şekilde Allah’a yönelerek dua etmek çok etkili olacaktır inşallah. Allah gönlünüze genişlik, kalbinize huzur versin.
Senin vazifen anne babanın gönlünü yapmak değildir. Vazifen Allah’ın anne babana hizmet et emrini yerine getirmektir. Sen hizmete hazır bekle. Beni arayın de. Arayınca koş, dediklerini yap. Gerisinden sana ne? Senden bir şikâyetleri de yok. Demek ki sen işi vesveseye kaydırıyorsun. Gerek yok buna. Sen, Allah’ın emrini yerine getirmeye hazır bekle.
aile konusundaki diğer fetvalar
Yazdıklarınızdan gördüğüm kadarıyla anne-kız ilişkiniz sizi yoğun bir şekilde yıpratmış. Sizin mümkünse birbirinizden biraz uzak kalmanızın iyi geleceğini düşünüyorum. Bu mümkün olmazsa ilişkinizi zayıf tutarak annenize kırmızı çizgilerinizi çizin ve saygı duymasını isteyin. Psikolojik destek almaya da devam edin. Kelamı kibardan "Olduğu kadar olmadığı kader" anlayışını sürdürün. Yapabildiğinizi ortaya koyun. Gücünüz ve arzunuzun dışında gerçekleşen olayları, sizin çabanızın etkili olmadığı kader şeklinde değerlendirin. Yaşamaktan ve mücadeleden vazgeçmeyin. Gördükleriniz size daha iyi bir yaşamın habercisidir. Size tavsiyem bu konuda notlar alarak kendinizi yetiştirin. Çevrenizdeki insanları da bu konuda bilinçlendirin. Hocamızın "Kadın Fıkıh Okulu" derslerini not tutarak izlemenizi tavsiye ederim. Allah yardımcınız olsun.
Yönelttiğiniz soru genel olarak anlaşılabilme riski taşımaktadır. Ayrıca bahsettiğiniz durumun gerçekten de o kimsede olup olmadığı üzerinde tespit çalışması yapılması gerektiğinden liyakat sahibi bir ilim ehliyle görüşmesini tavsiye ederim. Bu kadını tanımadan bir cevap verilmesini doğru bulmuyorum. Fakat genel ilkeler üzerinden şunları ifade edebilirim. "Eğer kadının gerçekten öldürülme veya ölümle tehdit endişesi varsa farz olan bu tesettür emri tehlike geçinceye kadar yerine getirme sorumluluğu düşer. Tabi bu süreçte mümkünse başının dışındaki uzuvların örtülmesinde gevşeklik göstermemelidir. Ayrıca yapabilirse dinini yaşayabileceği yere hicret etmesi önemlidir. Yoksa imkân buluncaya kadar sabretmelidir. Tesettürü arzuladığı halde (bahse konu olan sebeplerden) yerine getiremeyen kimse Allah katında mesul değildir. Allah'ın bu hanım kardeşimizi tesettür sevabından mahrum etmeyeceğini zannediyorum."
Hanımınızla anlaştıktan sonra babasının evine göndermenizde günah/sevap açısından bir sakınca olmaz. Önemli olan birbirinizden ayrıyken iffetinizi koruyabilmenizdir. Bunu sağladıktan sonra daha fazla da kalabilir. Fakat özel bir durumun dışında aile bağları/bağlılığı açısından karı kocanın uzun süreli birbirinden ayrı kalmasını doğru bulmuyorum. Özellikle genç ve yeni evlilerin bu konuda daha hassas olmaları gerekir.
Gençliğin seni fevri (ani) yanlışlara/kararlara sürüklemesine fırsat verme. Tesettürün hususunda ailenle didişmen hiç doğru değil. Aileni de germe kendin de gerilme. Özellikle ailenle ayetler üzerinde cedelleşmen büyük hatadır. Biraz sakin ve anlayışlı ol. Empati kurmaya çalış. Onlar bir düzen ve anlayış içerisinde bir kalıpla yetiştiler. Sana verdikleri tepkiyi garipsemiyorum. İman ettiğin doğruları yaşamaya çalış. Ailenin seninle ilgili hoş olmayan söz ve yakıştırmaları da duyma ve görme... Anne babana sabredemezsen dışarıdakilerin eziyetine nasıl tahammül edeceksin. Anne babanın elini öp, sarıl... Cennete giden yolda anne babayla kavgalı olmamak da var. Ayrıca takvalı bir hanımefendi olmaya gayret et, Allah hayırlı bir kısmet de çıkaracaktır. Tesettürün konusunda da şu an daha ileri gitme. Sabırlı ol. Allah yardımcın olsun.
Doğru olan kadınların ve erkeklerin ayrı bulunmasıdır. Böylesini tavsiye ederiz.
Geçmiş olsun. Sinirleneceğiniz konulardan ve ortamlardan uzak durun. Bu olaylar size ibret olsun. Annenizin gönlünü alın ve barışın. Beddua da iptal olur Allah'ın izniyle.