Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşimi baba evine kaç gün göndermem doğru olur? Üç dört saatlik bir yol, bir ay izin versem olur mu? Azı çoğu ne kadardır dinen?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu ulaşım çağında o kadar uzun bir zaman eşinizi babasının evine göndermemeniz gerekir bu durumda. Daha kısa mesafeler için daha sık göndererek mesela çözüm üretin. Sırf bu nedenle istimna size caiz olmaz.
Size ve eşinize şunları not edebiliriz: Anne baba başta olmak üzere akrabalarla sılayırahim bağını koparmamanın Allah’ın emri olduğunu yani dindarlığımızla ilgili olduğunu tartışamayız. Bu böyledir. Evlenmek bir kadın için baba evinden koca evine geçmektir. Bunu da kabul etmek zorundayız. Hem evli hem babasının evinde gibi olmak kabul edilemez. Dinimiz kadınların evlendikten sonra anne babalarını ziyaret etmeleri konusunda gün ve şekil belirlememiştir. Bu konu esnek bırakılmıştır ki herkesin şartlarına uygun olanı aile bireyleri kendileri tayin etsinler. Anne babanın evinin yakınlığı veya uzaklığı, kadının ve eşinin evindeki imkânlar ve şartların yönlendirmesi gibi belirleyicilerin ortalaması bulunarak bir uygulama yapılabilir. Aynı semtte yaşayanlar için haftada bir gün olabilir, biraz uzakta olanlar için ayda bir olabilir. Veya eşler kendi şartlarına uygun olabilecek bir süre belirleyebilirler. Gün içinde görüntülü görüşme ile bağlantı kurulduğu halde haftada birkaç gün ziyaret için anne baba evine gitmek ancak ağır hasta bir baba ile ilgilenme zorunluluğu ya da afet sonrası gerekenler gibi bir durumda doğru olabilir. Daha ilerisi eşlerin henüz yuva kuracak kıvamı yakalayamadıklarını gösteren bir işaret olabilir. Bunun sonu da her ikisinin de baba evine dönmek şeklinde gelebilir. Bu konuyu olmazsa olmaz düzeyinde tartışan bir eş muhakkak aile danışmanı veya bir psikologla görüşmelidir. Asıl mesele içerideki başka bir takıntı olabilir. Üçüncü bir kişinin tavsiyelerine uyularak orta bir yol bulmaya çalışılmalıdır.
Erkeğin eşine huzurlu bir ev sağlaması görevidir. Bu kadının hakkıdır. Huzurun anlamlarından biri de evde kadının tek kalabileceği bir ortamın oluşmasıdır. Fukahamız, bu tek kalmada erkeğin anne babası veya onlardan birinin bulunmasını bile engel kabul etmiştir. Bu da kadının rızası yoksa erkeğin eşinin yanına yakınlarından birini yerleştiremeyeceği demektir. Genel ikamet veya yolculuk gibi durumlar için bu kural aynıdır. Elbette zaruret gibi olağandışı durumları istisna görmemiz gerekir. Ayrıca eşler arasında bu tür konularda karşılıklı anlayış ve saygı yoksa pratikte gördüğümüz odur ki kimsenin “Dinimiz bu konuda ne der?” diye merak ettiği de olmuyor maalesef.
Bu bir imtihan deyip katlanmanız gerekmez. Babanızla arkadaş gibi konuşmanız da doğru olmaz. Orta bir yol bulabilirsiniz. Mesela yakın bir akrabanıza babanızı ikaz etmesini rica edebilirsiniz.
Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.
Böyle bir tartışmanın ne insancıl ne de dini bir yönü olabilir. Bu tartışma, anne babaların misafirliğinden çok eşler arasındaki fitnenin kıvılcımlarını gösterir ya da eşlerden birinin insanlık ağırlığını.
aile konusundaki diğer fetvalar
Gençliğin seni fevri (ani) yanlışlara/kararlara sürüklemesine fırsat verme. Tesettürün hususunda ailenle didişmen hiç doğru değil. Aileni de germe kendin de gerilme. Özellikle ailenle ayetler üzerinde cedelleşmen büyük hatadır. Biraz sakin ve anlayışlı ol. Empati kurmaya çalış. Onlar bir düzen ve anlayış içerisinde bir kalıpla yetiştiler. Sana verdikleri tepkiyi garipsemiyorum. İman ettiğin doğruları yaşamaya çalış. Ailenin seninle ilgili hoş olmayan söz ve yakıştırmaları da duyma ve görme... Anne babana sabredemezsen dışarıdakilerin eziyetine nasıl tahammül edeceksin. Anne babanın elini öp, sarıl... Cennete giden yolda anne babayla kavgalı olmamak da var. Ayrıca takvalı bir hanımefendi olmaya gayret et, Allah hayırlı bir kısmet de çıkaracaktır. Tesettürün konusunda da şu an daha ileri gitme. Sabırlı ol. Allah yardımcın olsun.
Geçmiş olsun. Sinirleneceğiniz konulardan ve ortamlardan uzak durun. Bu olaylar size ibret olsun. Annenizin gönlünü alın ve barışın. Beddua da iptal olur Allah'ın izniyle.
Yazdıklarınızdan gördüğüm kadarıyla anne-kız ilişkiniz sizi yoğun bir şekilde yıpratmış. Sizin mümkünse birbirinizden biraz uzak kalmanızın iyi geleceğini düşünüyorum. Bu mümkün olmazsa ilişkinizi zayıf tutarak annenize kırmızı çizgilerinizi çizin ve saygı duymasını isteyin. Psikolojik destek almaya da devam edin. Kelamı kibardan "Olduğu kadar olmadığı kader" anlayışını sürdürün. Yapabildiğinizi ortaya koyun. Gücünüz ve arzunuzun dışında gerçekleşen olayları, sizin çabanızın etkili olmadığı kader şeklinde değerlendirin. Yaşamaktan ve mücadeleden vazgeçmeyin. Gördükleriniz size daha iyi bir yaşamın habercisidir. Size tavsiyem bu konuda notlar alarak kendinizi yetiştirin. Çevrenizdeki insanları da bu konuda bilinçlendirin. Hocamızın "Kadın Fıkıh Okulu" derslerini not tutarak izlemenizi tavsiye ederim. Allah yardımcınız olsun.
Anne babanızın verdiği iş yükü sizi gerçekten yıpratıyorsa ve sizi olmadık gerginliğe/isyana sürüklüyorsa bu süreci atlatana kadar izin isteyin. Örneğin haftada bir arkadaşlarınızla hasbihal etme ortamınız varsa oraya gidebilir veya boşluk olduğunda zaman zaman kardeşlerinizi ziyaret ederek içinizdeki yorgunluğu atabilirsiniz. Yani ara ara sizi motive edecek işlerle kendinizi toparlamaya çalışın. Bu süreci doğru yönetmek için mutlaka kardeşlerinizden de destek isteyin. Onlara sizi yalnız bırakmaması için rica edin. Sakinliği elden bırakmamaya gayret edin. Belki de Allah size cenneti bu anne babanıza değer vermeniz sebebiyle lütfedecek. Belki de dünyada bazı iyiliklere bu yaptıklarınız sebebiyle ikram edecek. Allah sizi görüyor. Yaptıklarınızı da biliyor. İçiniz rahat olsun; yalnız değilsiniz. Allah yardımcınız olsun. https://fetvameclisi.com/fetva/520-anne-babaya-itaatin-sinirlari-nelerdir https://fetvameclisi.com/fetva/303-anne-babaya-itaatte-sinir-nedir
Yönelttiğiniz soru genel olarak anlaşılabilme riski taşımaktadır. Ayrıca bahsettiğiniz durumun gerçekten de o kimsede olup olmadığı üzerinde tespit çalışması yapılması gerektiğinden liyakat sahibi bir ilim ehliyle görüşmesini tavsiye ederim. Bu kadını tanımadan bir cevap verilmesini doğru bulmuyorum. Fakat genel ilkeler üzerinden şunları ifade edebilirim. "Eğer kadının gerçekten öldürülme veya ölümle tehdit endişesi varsa farz olan bu tesettür emri tehlike geçinceye kadar yerine getirme sorumluluğu düşer. Tabi bu süreçte mümkünse başının dışındaki uzuvların örtülmesinde gevşeklik göstermemelidir. Ayrıca yapabilirse dinini yaşayabileceği yere hicret etmesi önemlidir. Yoksa imkân buluncaya kadar sabretmelidir. Tesettürü arzuladığı halde (bahse konu olan sebeplerden) yerine getiremeyen kimse Allah katında mesul değildir. Allah'ın bu hanım kardeşimizi tesettür sevabından mahrum etmeyeceğini zannediyorum."
Jilete vurmadan çok kısa bir şekilde bırakabilirsiniz.