Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim ailesinin evine gidiyor, uzakta olduğu için bir ay gelmiyor. Ben de mastürbasyon yapıyorum zinaya bulaşmamak için, günahı var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hiçbir mazeretiniz yoktur bu hususta, eşinizi o kadar uzun göndermeyin. Çirkin bir hatadır yaptığınız, sıhhatiniz ve dininiz açısından yapmamayı tercih etmelisiniz.
Hanımınızla anlaştıktan sonra babasının evine göndermenizde günah/sevap açısından bir sakınca olmaz. Önemli olan birbirinizden ayrıyken iffetinizi koruyabilmenizdir. Bunu sağladıktan sonra daha fazla da kalabilir. Fakat özel bir durumun dışında aile bağları/bağlılığı açısından karı kocanın uzun süreli birbirinden ayrı kalmasını doğru bulmuyorum. Özellikle genç ve yeni evlilerin bu konuda daha hassas olmaları gerekir.
Sonuna kadar yılmadan ve usanmadan babalık ve annelik yapın. Daha fazla inatlaşacağı ortam oluşturmamaya bakın. O veya siz bu hayattan ayrılmadan bırakmama ilkeniz olsun. Sabredin, sonunda kazanmaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Çağımızda herkesin bir evi olması ilkesi benimsenmiş durumdadır. Bu durum, aile büyüklerinin ihmal edilmesini doğuracağı için takvaya aykırı olacağı zannediliyor. Öte yandan, iki ailenin aynı evde kalmasının doğuracağı sonuçları da düşünmek gerekmektedir. Endişelerinizde haklısınız. Nikâhlanmadan önce bu sorunu çözün. Daha sonra çözmekte zorlanırsınız, adınız kötüye çıkar.
Aleykümselam. Eşinizle daha çok beraber olmalısınız. Kendinize meşguliyet bulun, boş kalmayın.
Eşin haklı değilse de şeytan onu ele alıp kışkırtmadan sen dengeyi kur. Annen de sabah gel yeter dediğine göre bu kıvılcım ateş olmadan söndür onu.
aile konusundaki diğer fetvalar
Evlenme ihtiyacını iki sınıfa ayırırız. Birincisi şöyledir: Evlensem iyi olur, evlenmesem de sabrederim. Sıkışık değilim. Kim bu grupta ise anne babasının dediğini yapacak, rızasını alacak, gerekiyorsa yirmi, otuz, kırk sene bekleyecek. Onun cenneti anasıdır, babasıdır. O zarar etmez annesine babasına itaat ederek. İkincisi de şöyledir: Bugün yarın evlenmesem ya bir ay sabrederim ya iki ay, muhakkak başım belaya girer, harama bulaşırım. Anadolu deyimiyle YUMURTA KAPIYA DAYANDI. Bu gruptaki, çocuk ya da çok genç olduğu için öyle zannediyor olabilir yani kendi kendini aldatmış olur fark etmeden. İtimat ettiği biri ile istişare eder. Bir psikoloğa, aile danışmanına da gidebilir. Danıştıkları, artık onun çaresi kalmadığını söylerlerse anne babasına bu durumu açar. ZİNA TEHLİKESİ hissettiğini söyler. Onlar kendisine aile olarak, kültür ve tip olarak uygun birini bulurlarsa hemen evlenir. Bulmaz veya bulamazlar ama onu bulmakta serbest bırakırlarsa o da güzel, bir çaresini bulur evlenir. Anne baba hem bulmaz hem de engel olmaya kalkarlarsa onlara itaat etmesi gerekmez. Helal bir şekilde evlenir. Onlar beddua da etse bir sakıncası yoktur. Bir mümin, Allah'ın haramını işlemekten ise dünyayı tersten dolaşmaya razı olur. Anne baba bu durumda hadlerini aşmış olduklarından onlara itaat gerekmez.
Şeyh veya hoca da insandır neticede. Ailesine, çocuklarına ve yakın çevresine muhakkak etki edebilecek diye bir kural yoktur. İnsanlığın geçmişinde bunun acı ve ağır örneklerini hepimiz biliyoruz. Eğer şeyh veya hoca, yapabildiği kadar ıslaha çalışıyor ama netice alamıyorsa onun bir vebali yoktur. Onun irşadı ve eğitimi bizim nazarımızda değer yitirmez. Aksi ise yani o ailesinin gidişatından sıkıntı hissetmiyorsa sözlerine kulak vermemiz gerekmez.
Yaşadığımız zamanda herkesin özel bir evi olması gereklidir demek zorunda hissediyoruz kendimizi. İki aile bir arada olmuyor ne yazık ki. Annenize bakmanız onunla veya ayrı iken vazifenizdir. Ayrı yaşamanız bunu etkilememelidir. Annenizin gönlünü alarak, onu kırmadan özel bir eve geçin. Mübarek olsun.
Evet, ortada dinen bir engel yoktur ama sizin de baba hassasiyetini gözetmeniz gerekir. Gönlü kırılmış bir baba sizi de yıllarca ezebilir.
Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.
Böyle bir şey için CAHİLİYE KALINTISI deriz. Allah Teâlâ affetsin. Bir sıkıntı tıbben giderilebiliyorsa tıbba müracaat edilir. Beşeri olarak çaresiz kalındı ise dua edilir. Ve her durumda mü'min sabrederek kaderin tecellisini bekler ama cahilce işler yapmaz. Herkes istiğfar etsin.