Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim babam, yetiştiği aileden de kaynaklı olarak kendi doğrularına sıkı sıkıya bağlı birisi. Evde maddi olarak hiçbir eksiğimizi bırakmaz ama pek huzur da vermez. Annem, yıllardır babam ve babaannem tarafından psikolojik şiddete maruz kaldı. Benim de eğitim hayatımın büyük kısmı yurtlarda geçti. Mezun olup eve döndüm ama babam hiç değişmedi. Evde bazen sinir krizleri geçiriyorum. Şu an ne bir evlilik ne de bir iş durumum var; belirsizlik beni çok yıpratıyor. Bunun bir kaçış olmadığını, bu imtihanı sabrederek geçmem gerektiğini biliyorum. Babam kötü biri değil ama zor bir insan. Onun rızasını almak istiyorum ama iletişim kurmak çok güç. Bazen de annem vefat ettiğinde, geride tek başıma mücadele etmek zorunda kalacağım hissine kapılıyorum. Oldukça aktif biriyim ve dinime hizmet etmek, bu doğrultuda bir aile kurmak istiyorum. Ancak bazen de "Böyle olacağına hiç aile kurmayayım, her türlü baskıya maruz kalacağım zaten" diye düşünüyorum ve yaşama sevincimi kaybediyorum. Şeytan dört koldan gerilemem için saldırıyor gibi hissediyorum. Hocam, bana ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Anne ve babanıza siz olabildiğince iyi davranın. Onların gönüllerini yatıştırın. Onlara daima moral ve umut verin. Onları kıracak üzecek bir şeyi asla yapmayın. Ablanızla münakaşaya girmekten sakının. Siz doğru bir hayat çizgisini koyup ona odaklanın. Ona şu halde yapabileceğiniz en iyi yardım, sessiz ama güçlü bir örnek olmaktır. Yapabilirseniz onu salih insanlarla tanıştırıp arkadaşlık kurmalarını ve kendisine örnek alabileceği kişileri örnek alıp kendine dair düzelmelere teşvik olmasını sağlamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.
Selamünaleyküm. Siz bir düşünün; evlilik harama düşecek boyutta sizi sıkıştırıyorsa, babanızın sınırları bitmiş demektir. Allah'ın dini size yön verecek baba karışamayacaktır. Evlenir gidersiniz. Ona karşı da nezaket kusuru işlemezsiniz. Buna çok dikkat edin. Eğer bu oranda sıkışmadı iseniz, onun yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka türlü Allah'ın rızasını yakalayamazsınız.
Kıymetli kardeşim evvela babana karşı asla saygı çizgisinin dışına çıkma. Onu ıslah etmeye yönelik çabaları olabildiğince diğerlerine bırak. Sen, onunla arandaki sevgi ve şefkat bağını hep sıkı sıkı tut. Bu yapacağın işlerde ve atacağın adımlarda işini kolaylaştırır. Kardeşinle de elinden geldiğince ilgilen, konuş, ona durumu pozitif şekilde görebilmesi için yardımcı olmaya gayret et. Onunla etkinlikler yapmaya çalış. Kendini iyi hissedebileceği etkinlikler. Bununla ona olan yakınlığını arttır. Bu yakınlığın da onda söyleyeceğin sözlerin tesirini arttırır inşallah. Onlara merhameti ve sabrı tavsiye et. Bu süreçte en çok da kendine dikkat et. Sen kaybolma, sen dağılma, sen düşme. Çünkü sen düşersen kimseye yardım etmeye imkânın kalmaz. Saliha arkadaşlar bulmaya önem ver. Onlarla dertleşmeye, bir araya gelmeye önem ver. Bu da size bir nefes olur inşallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Anne babanızın verdiği iş yükü sizi gerçekten yıpratıyorsa ve sizi olmadık gerginliğe/isyana sürüklüyorsa bu süreci atlatana kadar izin isteyin. Örneğin haftada bir arkadaşlarınızla hasbihal etme ortamınız varsa oraya gidebilir veya boşluk olduğunda zaman zaman kardeşlerinizi ziyaret ederek içinizdeki yorgunluğu atabilirsiniz. Yani ara ara sizi motive edecek işlerle kendinizi toparlamaya çalışın. Bu süreci doğru yönetmek için mutlaka kardeşlerinizden de destek isteyin. Onlara sizi yalnız bırakmaması için rica edin. Sakinliği elden bırakmamaya gayret edin. Belki de Allah size cenneti bu anne babanıza değer vermeniz sebebiyle lütfedecek. Belki de dünyada bazı iyiliklere bu yaptıklarınız sebebiyle ikram edecek. Allah sizi görüyor. Yaptıklarınızı da biliyor. İçiniz rahat olsun; yalnız değilsiniz. Allah yardımcınız olsun. https://fetvameclisi.com/fetva/520-anne-babaya-itaatin-sinirlari-nelerdir https://fetvameclisi.com/fetva/303-anne-babaya-itaatte-sinir-nedir
aile konusundaki diğer fetvalar
Kıymetli kardeşim, Allah işinizi kolay kılsın. Çocuklarınızı yetiştirme konusunda elbette babanızı dinlemediğiniz için günaha girmezsiniz biiznillah. Fakat babanızı üzmeniz günaha sokabilir sizi. Bunun yerine babanızın istediği şekilde olmasa bile bir şekilde ona karşı saygı ve şefkati gösterip onun da gönlünü yapmaya çalışmanızdır. Çocuklarınızın da bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini söyleyip bu konuda bazı çalışmalar yürütebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Dinimizde namahrem kadın ve erkeklerin birbirine dokunması caiz değildir. Efendimiz aleyhisselam hiçbir yabancı kadınla el sıkışmamıştır. Hatta şöyle buyurmuştur: "Ben kadınlarla tokalaşmam." (İbn Mâce, Cihâd, 43) Yenge, amca ve dayı çocukları (kuzenler), bacanak, elti gibi akrabalar ise mahrem değildir ve onlarla tokalaşmak caiz değildir. Mahremiyet kan bağıyla değil, şeriatın belirlediği sınırlarla belirlenir. Senin bu konuda duruşun tamamen doğrudur ve Allah’ın rızasına uygundur. Bu konuda izlemen gereken metotla ilgili bazı tavsiyelerime kulak vermeni istiyorum. Şeriata uygun hareket etmen birilerini rahatsız edebilir ama sen Rabbini razı etmeye bak. Zamanla seni böyle kabul ederler, yeter ki dengeli, sabırlı ve sakin ol. “Ben kimseye kötü davranmıyorum, sadece inancım gereği tokalaşmıyorum.” diye kibarca ifade edebilirsin. Onlarla tartışmaya girmek yerine susarak duruşunu göster. İyi bir evlat olmaya devam et ancak itaat etmenin Allah’ın emirlerine ters düşmediği sürece olduğunu unutma. Onlara "Sizi üzmek istemem ama Allah’ın emirlerini de çiğneyemem." diyerek yaklaşabilirsin. Yanlış anlamalar olmasın diye önceden haber gönderebilirsin: "Artık mahremiyet kurallarına daha dikkat ediyorum, lütfen benden tokalaşmamı beklemeyin." Sakin, kararlı, tebessümle ve nezaketle duruşunu gösterirsen, zamanla herkes bunu kabul edecektir. Sert çıkışlar, keskin reddedişlerden uzak durmalısın.
Fakirse verebilirsiniz.
Aktarmış olduğun bilgiler dâhilinde şu hususlarda düşünmeni tavsiye ederim. Baba, çocuğuna ve eşine zulmetmişse, kul hakkına girmiştir. Kul hakkı da helalleşmeden affedilmez. Eğer baban gerçekten büyük haksızlıklar yaptıysa senin ona hakkını helal etmeme hakkın vardır. Ancak kin tutmak, dua etmeyi bırakmak ve tamamen nefret etmek, dinimizce olarak doğru görülmez. Babanın size yaşattıklarından dolayı hakkını helal etmeme konusunda kendini baskı altında hissetme. Fakat öfke ve kinin de seni tüketmesine de fırsat verme. Yaşadıklarını Allah'ın adaletine havale et. Korkma, Allah kimsenin hakkını kimsede bırakmaz. https://fetvameclisi.com/fetva/zalim-bir-babaya-da-mi-saygi-gostermek-zorundayiz
Siz bu dünyada imtihan oldunuz ama Allah adaleti yerine getirecek. Size haksızlık edenler, size zulmedenler hesap verecek. Sabır gösterin ama bu, haksızlığa boyun eğmek anlamına gelmesin. Allah’ın sizi sevmediğini asla düşünmeyin. Çünkü siz O’nu unutmadınız, O da sizi unutmaz. Bu zor süreçte Allah’tan yardım dilemek en büyük sığınaktır. Hem kalbinizi rahatlatacak hem de Allah’a yakınlaşmanıza vesile olacak bir dua paylaşayım. Bu dua, yaşadığınız sıkıntıları hafifletmesi ve Allah ile olan bağınızı güçlendirmesi için inşallah faydalı olur. Sabır ve Huzur Duası اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ، وَابْنُ أَمَتِكَ، نَاصِيَتِي بِيَدِكَ، مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ، عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ، أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ، سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ، أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ، أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ، أَوِ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ، أَنْ تَجْعَلَ القُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبِي، وَنُورَ صَدْرِي، وَجَلَاءَ حُزْنِي، وَذَهَابَ هَمِّي. Anlamı: "Allah’ım! Ben senin kulunum, senin bir kulunun oğluyum/kızıyım. Her şeyim senin elinde, hakkımda verdiğin hüküm geçerlidir, benim hakkımdaki takdirin adalettir. Senden, kendini isimlendirdiğin, kitabında indirdiğin, kullarından birine öğrettiğin veya gayb ilminde kendine sakladığın her ismin hürmetine niyaz ediyorum: Kur’an’ı kalbimin baharı, göğsümün nuru, üzüntümün gidericisi ve sıkıntımın kaldıranı kıl!" Bu dua, üzüntü ve sıkıntılardan kurtulmak için Peygamber Efendimiz aleyhisselamın tavsiye ettiği bir duadır. İnşallah düzenli okuduğunuzda hem içiniz huzur bulur hem de Allah’a olan yakınlığınız artar. Allah, kalbinize ferahlık versin, sabrınızı arttırsın ve size en hayırlı çıkış yollarını göstersin.