Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben birkaç aydır evliyim, uzun bir nişanlılık sürecimiz de vardı. Eşimle tanışıklığımız öncesinde başladı ve evlenirken, eşim ehlisünnet terbiyesiyle çok ahlaklıydı, ben de ilmim üzerinde olumlu etkisi olacağı için severek evlendim. Ancak nişanlılık sürecinin sonlarından itibaren, eşimle yaşadığım "kayınvalide problemi" devam etmekte fakat eşim bu konuda sonuna kadar itiraz etmektedir. Nişanlılık dönemimde, eşimin ailesine olan saygı ve sevgimi sonuna kadar gösterdim ancak düğün sürecinde beklemediğim bir takım durumlarla karşılaştım (altın, alışveriş vb.) ve bunlar benden gizlendi. Eğer dürüst bir şekilde yapılmış olsaydı belki tepkim farklı olurdu ancak nefsime hâkim olamayarak bu sebeplerden dolayı eşime tepki gösterdim ve kayınvalidemle sıkıntılar yaşadım. Eşim, tüm bu konuşmaları, tartışmaları gördüğü halde, zamanla görmezden gelip annesinin ve babasının söyledikleriyle durumu bana anlatmaya başladı. Eşim, kendisinin zor bir durumda olduğunu söyledi ve ben bunu anlayabiliyorum. Ancak, eşim gençliğinden beri ailesine çok şey vermiş fakat aynı hürmeti ailesinden görmediğini düşünüyorum. Allah razı olsun, iyi niyetli ve sağduyulu ancak bu durum, eşimin kendi aile sınırlarını çizememesine neden oldu. Başta sakin bir şekilde konuşmaya çalıştım fakat kayınvalidemin farklı şekilde olayı lanse etmesi ve sürekli olarak söylenen yanlış sözler yüzünden eşimden de destek göremediğimi düşünüp tepki gösterdim. Evliliğimiz kötü bir boyuta geldi. Benim ailem ise müdahil oldu ancak asla tartışma amaçlı değil, sadece orta yolu bulmaya yönelik öğütler verdiler. Ama bir gün, eşime olan öfkemin patladığı bir tartışmamızı, eşim anlatmış ve sabahına, ailemi de ortama dâhil ederek evimize boşanma isteğiyle geldiler ve kavga çıkardılar. Kayınbabam hakaret derecesine gelince, ben de babamın evine döndüm. Evliliğimi başkalarının yüzünden bitirmek istemiyorum ancak kayınvalidemin ve kayınbabamın tavırları nedeniyle saygı çerçevesi kalmıyor. Lütfen yardımcı olun, Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu konuyu kişisel algılamadan önce sizin ve eşinizin örfünü dikkate almanız gerekiyor. Örf buysa eğer, bunu bir kasıt olduğu için değil örf böyle olduğu için böyle yapmışlardır. Geçmişe dair telafisi mümkün olmayan şeyler yüzünden ailenizdeki huzuru gözden çıkarmayın derim. Affedin. Doğru olan bunun en başta konuşulması idi ama hem sizin çekinceleriniz hem onlarınki... Sonuç böyle olmuş. Ailenizle huzurunuzu tesis etmeye bakın. Allah azze ve celle size bol, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan etsin. Eşinizi de çalışması için tatlı dille teşvik edin. İlla mezun olduğu alanda işe gitmesi şart değil. Olmuyorsa başka alanlardan devam edebilir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Gerek nikâh ve gerekse vebal açısından sizin bir mesuliyetiniz yoktur. Bu, nişanlınızın sorunudur. ‘Karşıma alırım’ ifadesi pek hoş değil. İyi düşünsün.
Kayınvalidenizin bir anne olarak eşiniz üzerinde hakkı olabilir ama sizin üzerinizde hak iddia etmesi doğru değil. Fakat bununla beraber aile büyüklerine saygı, onların yanlışlarını kabul etmek anlamına gelmez. Sizin huzurunuz, evliliğinizin sağlam temeller üzerine oturması için eşinizin dengeli olması gerekir. Fakat yine de bu süreçte siz en çok, size düşen yanlarıyla ne yapacağınıza odaklanın. Mecbur olmadıkça kayınvalideniz ile yalnız kalmamaya çalışın. Konuşmalarına çok fazla dâhil olmayın, tartışmalara girmeyin. “Anlıyorum” gibi kısa ve nötr cevaplar vererek tartışmalardan uzak durun. Şehir değiştirme konusunda ise eğer psikolojik olarak çok yıpranıyorsanız ve bu durum hamilelik sürecinizi de olumsuz etkiliyorsa şehir değiştirmek iyi bir seçenek olabilir. Ancak burada eşinizin bakış açısı önemli. Eğer eşiniz de sizi anlıyor ve destekliyorsa bunu uygun bir dille ona anlatabilirsiniz. Eğer eşiniz bunu şu an kabul edemiyorsa en azından kısa vadede kayınvalidenizle fazla muhatap olmadan bir süre geçirmeye çalışabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Nişanlılık sürecine girmeniz ciddi bir adım attığınızın göstergesi. Her ne kadar böyle olsa da evlilikten önce hala istişareler edebilir ve bu istişarelere binaen en sağlıklı karar hangisi ise onu hayata geçirebilirsiniz. İçinizi kemiren durumların yarın evlendiğinizde ne sonuçlar doğurabileceğini çok iyi hesap edin. Daima buruk bir gönülle baktığınız bir evlilik, şüpheler ile büyüttüğünüz bir ilişki yarın bir gün her ikiniz için de tatsız sonuçlar doğurabilir. Emin olmadan, kesin ve net bir karara kalbinizin en derinlerinde varmadan daha ciddi adımlar atmaktan imtina etmenizi tavsiye ederim. Kalbinizde atmanız gereken bu adımlar öyle olmalı ki yarın bir gün, istenmedik durumlarda bu eski dosyaları açma ihtiyacı hissetmeyip yeni olayları yeni gibi görebilecek. Çünkü eski defterleri gerçekten kapatmış olabilecek. Çünkü gerçekten kapanmış defterler açılmak için fırsat aramaz. Kalbinizde açılmak için fırsat arayan defterler varken ciddi adımlar atmadan önce kalbinizdeki açılmaya fırsat arayan defterlere bir çare bulun. Bu çareler ister kalbinize yönelik müdahaleler olsun, ister dış dünyada alacağınız kararlara yönelik müdahaleler olsun. Kalbinizin ritmi ile doğru kararların ritminin uyumuna dikkat edin. Öte türlü daima hormonlu bir yolculuk, hormonlu bir büyüme olur. Bu süreçte gerekirse bir psikologdan yardım alabilirsiniz de. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Eğer eşinizi gerçekten seviyorsanız onun hatırı için bir kese altını bile feda etmelisiniz. Bunu bir zaman sonra unutursunuz, kabalık yaparsanız o sizi üzer. Sabredin, onların kabalığı sizin kazancınız olsun. Eşinizle aranızdaki muhabbete çok şeyi feda etmelisiniz ki, evliliğin kıymetini bilmiş olasınız.
Nişan ve benzeri özeline ait şeyleri söylemen gerekmez. Huzur içinde görüşebilirsin. Allah saadetini daim kılsın. Yalnız anne ve baba bildiğin kimselerin asıl anne ve baban olmadığını muhakkak söylemelisin. Çünkü mevcut kişiler seninle evlenecek kişinin kayınpederi ve kaynanası hiçbir zaman olamayacaklar. Dolayısıyla onlarla eşin arasında mahremiyet sıkıntısı olacak. Bunu bilip kabul eden biri ile evlenmelisin. Böyle bir bilgiyi eş adayına söyledikten sonra o da bunu kabul etti ise evlenmen açısından hiçbir mani kalmamış demektir, huzur içinde olabilirsin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Dinimizde namahrem kadın ve erkeklerin birbirine dokunması caiz değildir. Efendimiz aleyhisselam hiçbir yabancı kadınla el sıkışmamıştır. Hatta şöyle buyurmuştur: "Ben kadınlarla tokalaşmam." (İbn Mâce, Cihâd, 43) Yenge, amca ve dayı çocukları (kuzenler), bacanak, elti gibi akrabalar ise mahrem değildir ve onlarla tokalaşmak caiz değildir. Mahremiyet kan bağıyla değil, şeriatın belirlediği sınırlarla belirlenir. Senin bu konuda duruşun tamamen doğrudur ve Allah’ın rızasına uygundur. Bu konuda izlemen gereken metotla ilgili bazı tavsiyelerime kulak vermeni istiyorum. Şeriata uygun hareket etmen birilerini rahatsız edebilir ama sen Rabbini razı etmeye bak. Zamanla seni böyle kabul ederler, yeter ki dengeli, sabırlı ve sakin ol. “Ben kimseye kötü davranmıyorum, sadece inancım gereği tokalaşmıyorum.” diye kibarca ifade edebilirsin. Onlarla tartışmaya girmek yerine susarak duruşunu göster. İyi bir evlat olmaya devam et ancak itaat etmenin Allah’ın emirlerine ters düşmediği sürece olduğunu unutma. Onlara "Sizi üzmek istemem ama Allah’ın emirlerini de çiğneyemem." diyerek yaklaşabilirsin. Yanlış anlamalar olmasın diye önceden haber gönderebilirsin: "Artık mahremiyet kurallarına daha dikkat ediyorum, lütfen benden tokalaşmamı beklemeyin." Sakin, kararlı, tebessümle ve nezaketle duruşunu gösterirsen, zamanla herkes bunu kabul edecektir. Sert çıkışlar, keskin reddedişlerden uzak durmalısın.
Fakirse verebilirsiniz.
Aktarmış olduğun bilgiler dâhilinde şu hususlarda düşünmeni tavsiye ederim. Baba, çocuğuna ve eşine zulmetmişse, kul hakkına girmiştir. Kul hakkı da helalleşmeden affedilmez. Eğer baban gerçekten büyük haksızlıklar yaptıysa senin ona hakkını helal etmeme hakkın vardır. Ancak kin tutmak, dua etmeyi bırakmak ve tamamen nefret etmek, dinimizce olarak doğru görülmez. Babanın size yaşattıklarından dolayı hakkını helal etmeme konusunda kendini baskı altında hissetme. Fakat öfke ve kinin de seni tüketmesine de fırsat verme. Yaşadıklarını Allah'ın adaletine havale et. Korkma, Allah kimsenin hakkını kimsede bırakmaz. https://fetvameclisi.com/fetva/zalim-bir-babaya-da-mi-saygi-gostermek-zorundayiz
Kıymetli kardeşim, Allah işinizi kolay kılsın. Çocuklarınızı yetiştirme konusunda elbette babanızı dinlemediğiniz için günaha girmezsiniz biiznillah. Fakat babanızı üzmeniz günaha sokabilir sizi. Bunun yerine babanızın istediği şekilde olmasa bile bir şekilde ona karşı saygı ve şefkati gösterip onun da gönlünü yapmaya çalışmanızdır. Çocuklarınızın da bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini söyleyip bu konuda bazı çalışmalar yürütebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Öncelikle Allah size güç ve sabır versin. Yaşadıklarınız gerçekten zor ve yıpratıcı bir durum. Bir yanda eşinizin kötü alışkanlıkları ve size, çocuklarınıza olan kötü davranışları var; diğer yanda ise bir yuva kurmuşsunuz, iki evladınız var ve ayrılıp ayrılmama konusunda büyük bir çıkmaz içindesiniz. İslam evliliği korumayı teşvik eder ancak evlilik, zulme dönüşmemelidir. Eğer eşinizin hataları düzelme ihtimali varsa değişmeye niyetliyse ve bir çözüm yolu bulma imkânı varsa sabretmek anlamlı olabilir. Ama eğer sürekli sizi ve çocuklarınızı kırıyor, ruhen ya da fiziksel olarak zarar veriyor, değişmeye niyeti yoksa sabretmek yerine kendinizi ve çocuklarınızı koruma yoluna gitmek gerekebilir. Eşinizle son bir defa net konuşma yapın. Ona açıkça şunu söyleyin: “Sana çok fırsat verdim, değişmeni bekledim ama artık böyle devam edemem. Eğer değişmek istiyorsan bunu göstermen lazım. Yoksa yoluma devam etmek zorundayım.” Ona belli bir süre tanıyın (örneğin üç ay gibi) ve bu süreçte nasıl davrandığını gözlemleyin. Eğer eşinizin saygı duyduğu biri varsa (babası, annesi, abisi gibi) onunla konuşmasını isteyebilirsiniz. Ancak bu çözüm bazen işe yarasa da bazen de sorunu daha da karmaşık hale getirebilir. Eğer eşiniz başkalarının müdahalesine tepki gösteriyorsa bu adımı dikkatli değerlendirin. Bir aile danışmanı veya psikolog ile görüşmek, size net bir yol gösterebilir. Eğer eşiniz kabul ederse eş terapisine gitmeyi teklif edebilirsiniz. “Ya Rabbi, benim ve çocuklarım için en hayırlı yolu nasip et. Şayet sabretmemiz gerekiyorsa bize sabır ver; eğer ayrılmamız gerekiyorsa bunu kolaylaştır.” diye dua edebilirsiniz. Allah sizin ve evlatlarınızın hakkında en hayırlı kararı vermenizi nasip etsin.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.