Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben şu an nişanlılık sürecindeyim. Görüştüğüm beyefendiyi başta, sadece selamlaşmaktan öte gitmeyen 10 yıllık bir arkadaşlık dönemi geçirdiği için reddetmiştim. Ancak olayın detaylarını bilmediğim için başta konuşmayı ve görüşmeyi kabul ettim. Bu süreçte hiç bu tarz görüşmelerim olmadı. Sonra bir noktada, kaygılarım ve düşüncelerim içimi kemirmeye başladı. O kadar kaygılıyım ki, her seferinde “Ama o kişiyi sevmişti, ona bir şeyler almıştı, vs.” gibi düşünceler zihnimde büyüyor. Bazen bu düşünceleri hiç takmıyorum, bazen de en ufak bir olumsuzlukta ya da bir şeyde bu düşünceler beni boğuyor ve çok üzülüyorum. Bir çıkış yolu arıyorum ama bulamıyorum. Beyefendi, olayların gidişatını anlatmaya çalışsa da ben anlayamıyorum. Aslında o taraf için gönül olarak bir şey olmadığını ancak ilişkilerine devam ettikleri için devam ettiğini söylüyor. Ama karşıdaki hanımın tesettürünü ve namazını düzeltmeye çalıştığını biliyorum ve ben de düşünüyorum ki böyle bir şey yapan insanın gönlünde bir şey olmadığını kabul etmek zor. Bu ilişki, bizim tanışmamızdan birkaç ay önce sonlanmış. Ama ben çok takılıyorum, çok üzülüyorum. Ayrıca hocam, ben kimseye böyle ileri seviyede bir şey hissedemiyorum. Şu an nişanlandım ama bu durum benim için bir şey değiştirmedi. Olsa da olur, olmasa da olur gibi bir bakış açısındayım. Sizin net bir şekilde konuşup fikir vermeniz beni rahatlatacaktır. Bu konuda düşüncelerinizi açarak benimle paylaşırsanız çok sevinirim. Çünkü önümde dünya ve ahiret var ve yanlış bir tercih yapmaktan çok korkuyorum. Bu düşünceler de beni boğuyor. Allah razı olsun, dönüşünüzü bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Bir uzmanla görüşüp evlenme planını değerlendirmeni tavsiye ederiz sana.
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Aleykümselam. Kalbinizin ısınmadığı biri iyi biri olsa da sizin onunla evlenmemeniz doğru olanı ortaya koymuştur. Böylesi daha iyidir. Evlenmenin zorlaştığı bir zamanda değiliz ama evliliği sürdürebilmenin çok zor olduğu bir zamandayız. Rahat olun bunu dert etmeyin, kaderiniz sizi gelip bulacaktır meraklanmayın. Okulda açık bir haramla burun buruna olmak gibi bir tehlike ile karşı karşıya değilseniz yani haram bir zeminde bulunmuyorsanız sonunu getirin. Ortada bırakırsanız şeytan sizi yıllar sonra bile ezmeye çalışır. Dert üretirsiniz. Mü'min olmak imtihan içinde yaşamak demektir. Elbette herkes bir şeyler yapacak, haram helal önemsemeyecek. Siz mü'minsiniz, imanınızın gereğini yapacaksınız. Sakın gevşemeyin. Sabırlı olun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Siz, kimse ile ilişkiniz olmadı, o düzeyde bir hata işlemedim diye rahatsanız, kalbiniz huzurlu ise endişe etmenize gerek yoktur. Tedavi de olabilirsiniz. Olmadan da evlenmenizde sakınca yoktur. Kalbiniz huzurlu olsun, biri gelip sizi muhakkak isteyecek ve evleneceksiniz biiznillah. Şeytan sizi, bu dönüşünüzden geri döndürmek için oyalıyor. Sabırlı olun, başka işlerle meşgul olun, dert etmeyin olup biteni. Dönüşünüz kutlu olsun. Allah yardımcınız olsun.
Bekâretiniz açısından bir sorun yoksa sizinle evlenmek isteyecek birine “geçmişim açık bir kadındı” diyerek ayrıntıya girmeden geçmişinizi özetleyebilirsiniz. Bu anlatım, karşı tarafı aldatma olmaz. Dolayısıyla başka biri ile evlenemez diye bir durumunuz yoktur. Bu kişi ile de evlenebilirsiniz ama başında bu kadar sıkıntı üreten biri ile gereksiz bir tecrübe yarışına girmenizi tavsiye etmeyiz. Hâlâ “değişmeye çalışıyor” diyorsunuz ama “değişmiş” diyemiyorsunuz.
Resmi nikâhsız evlilik yapman ciddi bir hata olmuş. Kendinizi mağdur etmişsiniz. Saygınlığınızın zedelendiği bir ortamda bu nikâhla mutlu olmanız zordur. Kocanızla konuşarak bu sorunu gidermeye çalışın. Buna yanaşmazsa aile büyüklerinizle bu beraberliğinizi değerlendirerek bir karar alın. Sonuç ne olursa olsun resmi nikâhsız olmayın. Aksi takdirde dini nikâh kullanılarak bu şekilde sömürülmeye devam edersiniz.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Hanımefendi anlattığın gibiyse Allah’a yönelmiş, samimi, geçmişiyle yüzleşmiş ve kendini düzeltmiş bir insan. Bundan sonrası senin kendi karakterini tanımana kalmış. Gerçekten bu vesveseleri bırakabilirsen güzel bir evlilik yapabilirsin. Ama her tartıştığında bu kızın geçmişi zihninde belirip seni rahatsız edecek/ettirecekse ne kendine ne de bu kızcağıza eziyet etme. Gerekirse Müslüman bir aile terapistinden de destek alarak bir sonuca ulaşmaya çalışabilirsin. Allah hayırlısını nasip etsin.
Kayınvalidenizin bir anne olarak eşiniz üzerinde hakkı olabilir ama sizin üzerinizde hak iddia etmesi doğru değil. Fakat bununla beraber aile büyüklerine saygı, onların yanlışlarını kabul etmek anlamına gelmez. Sizin huzurunuz, evliliğinizin sağlam temeller üzerine oturması için eşinizin dengeli olması gerekir. Fakat yine de bu süreçte siz en çok, size düşen yanlarıyla ne yapacağınıza odaklanın. Mecbur olmadıkça kayınvalideniz ile yalnız kalmamaya çalışın. Konuşmalarına çok fazla dâhil olmayın, tartışmalara girmeyin. “Anlıyorum” gibi kısa ve nötr cevaplar vererek tartışmalardan uzak durun. Şehir değiştirme konusunda ise eğer psikolojik olarak çok yıpranıyorsanız ve bu durum hamilelik sürecinizi de olumsuz etkiliyorsa şehir değiştirmek iyi bir seçenek olabilir. Ancak burada eşinizin bakış açısı önemli. Eğer eşiniz de sizi anlıyor ve destekliyorsa bunu uygun bir dille ona anlatabilirsiniz. Eğer eşiniz bunu şu an kabul edemiyorsa en azından kısa vadede kayınvalidenizle fazla muhatap olmadan bir süre geçirmeye çalışabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Bu durumu bir rahatsızlık olarak görmeniz ve sağlığınıza kavuşmak için de doğru tedaviyi seçmeniz gerekir. Bunun için; - İbadetlerinizi ihmal etmeyin hatta elinizden geldiğince çoğaltın. - Meşguliyetlerinizi arttırın, boş vakit bırakmayın. Kabiliyetlerinizin olduğu yeni ve mübah alanlar keşfedin. Aklınızı bu yönde çelebilecek kötü alışkanlıklardan uzak durun. - Spor ve sağlıklı beslenme gibi sıhhatinize iyi gelecek alanlarda kendinizi geliştirin. - Evliliği bir çözüm olarak kabul edin ve büyüklerinizle istişarelerinize göre bir karar verin.
Bu vesveseleri ciddiye almayın. Bir insan hakkında apaçık bir şekilde olumsuz bir şey görmedikçe onu yapmış kabul edemeyiz. Evlilik sürecini istişare ile yürütün. Eş adayınızın doğru biri olup olmadığını da sizi tanıyan ve iyiliğinizi isteyen büyüklerinizle istişare edebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Yaşadığımız topraklar Müslümanların çoğunlukta olduğu, her yandan ezan seslerinin yankılandığı mekânlardır elhamdülillah. Mü’min olarak ibadetlerimizi yerine getirdiğimiz gibi kadere imanımız da tamdır, tastamam olmalıdır. Evlilik hususu tamamen kadere imanla ilgili bir husustur. Böyle önemli bir mecranın imtihan süreci de ağır olacaktır elbette. Şeytan bu açıdan genç birinin kulağına vesveseler verecektir. Evlilik kader ile ilgili bir husus olduğu için kişinin boyuna posuna, tesettürüne, gülüşüne, iyi bir meslek sahibi olmasına bakmamaktadır. Bunlar vesilelerdir ama evlilik ya da bekârlık sebeplerinden değildir. Allah’ın çizdiği kader birisinin yaptığı bir muska ile bitecek bir husus değildir. Ki bu söylenen kesin olmayıp zan üzere bir söylentidir. Gaybı bilen Allah’tır. Siz hedefi olan, ibadetlerini yerine getiren, sadakasını veren, dua edip Kur’an-ı Kerim okuyan, nafile namaz kılan mü’min bir hanımefendisiniz. Allah’ın koruması altında olana kimse zarar veremez. Kalbinize böyle vesveseler doğduğunda; Euzu besmelenizi çekin, Ayetel Kürsinizi, Felak ve Nas surelerinizi okuyun. Bu sığınmalarınız kâfidir ve her kötülükten üstündür. Bunun yanında evlilik hayattaki en gerekli ihtiyaçlardandır ama hayatın ta kendisi değildir. Evlenmeyen bir insan kendi ayakları üzerinde sağlamca durup yaşayabilir. Bunu hayatın yegâne amacı haline getirmemelisiniz. Kadere teslim olarak yaşar Rabbimiz takdir ettiği vakitte evliliğinizi gerçekleştirirsiniz. Kendinizi vesveseye ve çevrenin baskılarına, fısıltılarına bırakmamalısınız. Rabbimden sizin için hayırlı ve güzel olanı istemeye devam ediniz. Hayatını yoğunlaştırmanız, mesleğinizle meşgul olmanız, okuyup yazmanız sizin için en güzel olanıdır. İbadetlerini artırmak, ramazan şuurunu bir adım daha ileriye taşımak en büyük başarıdır, kalitedir. Sırası geldiğinde de Rabbimiz hayırlı ve güzel olana sizi sevk edecektir. Rabbim afiyetler versin.
Annenle babanın yıllar içinde geldikleri bu nokta, senin çözmen gereken bir mesele değil. Sen sadece evlatsın, arabulucu değil… Babanın namaz kılmaması, annenin güçsüzlüğü, evin maddi-manevi yükü… Bunların hepsini bir genç kızın sırtına yüklemek ne insanîdir ne de dînîdir. Sana rehber olacak maddeler yazacağım. Dikkatle okumanı tavsiye ederim: Annenin duygusal bağımlılığına karşı sağlıklı sınırlar koymalısın. Annenin “sensiz ayakta duramam” demesi seni duygusal olarak bağlasa da senin hayatını kilitlememeli. Senin de bir ömrün, bir geleceğin, umutların ve ihtiyacın var. Annelik hakkı kutsaldır ama “evladını kendine kurban etmek” bu hakkın sınırlarını aşar. Babanın tavırları karşısında mesafeli ama saygılı ol: Namaz kılmıyor, iletişim kurmuyor, sorumluluk almıyorsa bu onun kendi imtihanı. Senin görevin nasihat etmek değil, terbiyeni koruyup sınırını çizmektir. Babana düşmanlık etmeden ama sorumluluğunu da yüklenmeden yaşamalısın. Kendine evlenme hakkını çok görme: Evlilik, senin de hakkın. “Ben gidersem bu ev dağılır” endişesiyle sen de yıkılma. Sen bu evin direği değilsin, sen bir evlatsın. Annenin yükünü biraz paylaş, gerekirse diğer kardeşlerine danış. Ama kendi geleceğini ertelerken yılların gidişini izleme. Evlilik tekliflerini oturup değerlendir, kaçma: Gelen teklifleri “evde işler kötü, ben nasıl evleneyim” diyerek hepten geri çevirme. Her gelen teklifin içine doğmuyorsa reddet ama “evlilik beni kurtarır mı?” düşüncesiyle değil, “ben hayırlı bir eş olur muyum?” diye düşünerek karar ver. Görüşmelerde ailenin durumunu anlatmak mecburiyetinde değilsin. Sorulursa dürüstçe ama ifşa etmeden bilgi verilebilir. Bir manevi danışman edin: Yakın çevrende bir hoca hanım, bir mürşide gönül vermiş bir abla yahut ehil bir psikolojik danışman bulabilirsen ona içini dök. Yalnız kaldıkça meseleler büyür. Paylaştıkça hafifler, istişare ettikçe doğrular netleşir. Kendini heder etme. Bu evde olanları gözlemle ama aynısını yaşamaktan korkma. Çünkü sen uyanıksın, farkındasın ve istişareye açıksın. Bu bile senin aynı hataları yapmayacağının bir işaretidir. Sen Rabbine tutunmuş, duyarlılığı olan bir evlatsın. Bu acılarla şekillenmiş kalbinin karşılığı boş kalmaz. Sen Allah’a sığınırsan, O seni dünyaya da ahirete de hazırlar. Güçlü olmak zorunda değilsin, ama sabreden olmak zorundasın. Rabbim seni zayi etmesin, dualarını kabul buyursun, hayırlı bir eş, huzurlu bir yuva ve güçlü bir istikamet nasip eylesin. “Allah’ım, bu kızımızın kalbime ferahlık ver. Ona çıkış yolu göster. Ailesiyle arasına sınırlar koy, onu isyandan koru. Ona hayırlı bir eş, hayırlı bir yuva nasip eyle.”