İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ben genç bir hanımım ve nişanlıyım. Küçüklüğümden beri sinir krizleri ve ruhsal problemlerle iç içeyim. Manevi yönüme çok önem verip kuvvetlendirmeye çalışıyorum ancak ciddi anlamda sanki bir melek ve bir şeytan ile yaşıyorum her an. Nişanlım çok asil ve kibar bir beyefendi, dini bütün, saygılı ve şefkatli bir insan. Her şey iyi gidiyor ancak bazı günler bir şeytana dönüşmüş gibi hissediyorum kendimi, yalanlar söyleyip onu kandırıyorum ve kendime zarar vermekle korkutuyorum. Öyle çok utanıyorum ki bunu yaptığım için. Gün sonunda pişman olup sürekli ağlıyorum. Kendisine her şeyin bir yalan olduğunu aslında hiç kimse olmadığını ve benim yaptığımı söyledim ancak öyle güvenmiş ki bana asla inanmadı ve bana sen çok iyisin bu yüzden kendini suçluyorsun diyor. Hocam tövbe ettim çok uzun süredir asla yalan söylemiyorum aylar oldu ancak bunun acısını atamıyorum içimden. Kendimi iğrenç bir mahluk olarak görüyorum. Kendisi bana sen yapsan bile hiç önemli değil sadece bir daha yapmazsan ikimiz de sağlıklı günlerimize kavuşabiliriz ve hakkım helal olsun, demek ki şefkate ihtiyacın var dedi. Ahirette bunun gün yüzüne çıkması beni çok korkutuyor. Pişmanlıktan dolayı ilerleyemiyorum. Nişanlıma sürekli ben olmadığımı söylemem ve ikna etmem mi gerekiyor yoksa hakkım öyle olsa bile helal dediği için daha fazla üstelememeli miyim?

Cevap

Bir uzmanla görüşüp evlenme planını değerlendirmeni tavsiye ederiz sana.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kimseye bir şey anlatma! Bu senin birinci kanunun olsun. İkinci kanunun da şu olsun: Geçmişinde ne kadar açık ve yanlış varsa onu kapatacak kadar himmetli ve heyecanlı bir gayret içinde ol. Eşin olacak insana yakınlığın, fedakârlığın ve samimiyetin bunu oluşturmalı. İbadetlerin ve tevbene sadakatin, Kur'an okuyup amel etmen.. Bunları yap, şeytan seni geçmişine karşı endişelendiriyor tuzağı ile daha derin yaralara sevk etmesin!

Ben 21 yaşında genç bir kızım. Lisede ailemden ayrı yaşadım bazı engellerden dol
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tevbe etti isen, tevbeni canın biliyorsan mesele yoktur. Eş adayına da eskiden açık olduğunu söylemelisin. Bekâretine bir zarar gelmedi ise ona geçmişini sadece açık olduğunu söyleyerek özetle ve bir daha da kimseye ölünceye kadar geçmişini izah etme sakın. Şeytana kulak asma. Tevbeli yoluna devam et. Allah seni korusun, kalbine huzur indirsin.

Hocam, benim üniversitede sevgilim oldu ancak ilişkiye girmedim. Yine de utanç v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nişanlılık sürecine girmeniz ciddi bir adım attığınızın göstergesi. Her ne kadar böyle olsa da evlilikten önce hala istişareler edebilir ve bu istişarelere binaen en sağlıklı karar hangisi ise onu hayata geçirebilirsiniz. İçinizi kemiren durumların yarın evlendiğinizde ne sonuçlar doğurabileceğini çok iyi hesap edin. Daima buruk bir gönülle baktığınız bir evlilik, şüpheler ile büyüttüğünüz bir ilişki yarın bir gün her ikiniz için de tatsız sonuçlar doğurabilir. Emin olmadan, kesin ve net bir karara kalbinizin en derinlerinde varmadan daha ciddi adımlar atmaktan imtina etmenizi tavsiye ederim. Kalbinizde atmanız gereken bu adımlar öyle olmalı ki yarın bir gün, istenmedik durumlarda bu eski dosyaları açma ihtiyacı hissetmeyip yeni olayları yeni gibi görebilecek. Çünkü eski defterleri gerçekten kapatmış olabilecek. Çünkü gerçekten kapanmış defterler açılmak için fırsat aramaz. Kalbinizde açılmak için fırsat arayan defterler varken ciddi adımlar atmadan önce kalbinizdeki açılmaya fırsat arayan defterlere bir çare bulun. Bu çareler ister kalbinize yönelik müdahaleler olsun, ister dış dünyada alacağınız kararlara yönelik müdahaleler olsun. Kalbinizin ritmi ile doğru kararların ritminin uyumuna dikkat edin. Öte türlü daima hormonlu bir yolculuk, hormonlu bir büyüme olur. Bu süreçte gerekirse bir psikologdan yardım alabilirsiniz de. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam ben şu an nişanlılık sürecindeyim. Görüştüğüm beyefendiyi başta, sadece se
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rabbim evliliğinizi yeni bir hayatın başlangıcı olarak size yaşatsın ve tevbe etmiş olduğunuz günahlardan sizi arınmış kılsın. Tebrik ederim sizi. Güzel bir anne, örnek bir eş olasınız. Geçmişte yapmış olduğunuz günahınızın farkındasınız, bu farkındalığı asla kaybetmeyin. Ama tevbe etti iseniz bir daha dönüp o günahın size etki etmesine izin vermeyin. Günahın büyüklüğünü bilin ömür boyu pişmanlığını çekin ama kimseye anlatmayın. Rabbimizin en büyük rahmeti, tevbe ile bizi temizliyor olmasıdır. Ne büyük kapı ne büyük bir temizlik sürecidir, elhamdülillah! Nişanlınız size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama sakın anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Fıkhen de anlatmak zorunda değilsiniz. Sorduğunda cevap vermek zorunda değilsiniz. Tekrar tevbenizi hatırlayın, Allah'ın affına sığının ve düğününüze hazırlanın. Şeytanın en mutlu anınızda sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah'a emanet olun.

Hocam ben yirmi yaşındayken bir gaflete düşüp zinaya yaklaştım. Zina etmedim fak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu vesveselerin yarın bir gün yeniden zihninizde yankı bulması, sizin de bu vesveselere kulak asmanız yuvanızın huzurunu ciddi bir şekilde riske atabilir. Bu sebeple karar vermeden önce iyi düşünmenizi, mümkünse bir psikoloğa gidip bu konuda danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam ben evlilik yolunda bir hanımefendi ile ciddi bir şekilde görüşüyorum. Ken
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanımefendi anlattığın gibiyse Allah’a yönelmiş, samimi, geçmişiyle yüzleşmiş ve kendini düzeltmiş bir insan. Bundan sonrası senin kendi karakterini tanımana kalmış. Gerçekten bu vesveseleri bırakabilirsen güzel bir evlilik yapabilirsin. Ama her tartıştığında bu kızın geçmişi zihninde belirip seni rahatsız edecek/ettirecekse ne kendine ne de bu kızcağıza eziyet etme. Gerekirse Müslüman bir aile terapistinden de destek alarak bir sonuca ulaşmaya çalışabilirsin. Allah hayırlısını nasip etsin.

Hocam ben evlilik yolunda bir hanımefendi ile görüşüyorum. Kendisi tamamen dürüs

evlilik konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu anlattığınız kadarı ile nikâhınızın düşme riski daha yüksektir. Size en yakın müftülüğe bizzat giderek cevap alınız.

Hocam kocam beni bir ay içinde üç defadan fazla boşadı, her seferinde dört beş d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yeniden bir evlilik yapmanız durumunda yeni eşiniz çocuğunuzun babası gibidir. Kendi kızı ne ise sizin başka bir erkekten doğurduğunuz çocuk da onun için öyledir. Bu açıdan endişe etmeyiniz. Sadece onun başkasından erkek çocukları varsa o takdirde mahremiyet sorunu çıkar. Allah Teâlâ hakkınızda hayır olanı size ihsan etsin.

Hocam ben eşimle yıllar önce boşandım, çocuğum üç yaşındaydı o zaman. Yıllarca b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elimizde onların hayatı ile alakalı bilgiler incelendiğinde mezhep imamlarımızın hepsinin evli olduklarını görürüz. Evlilik peygamberlerin yaygın uygulamasıdır; imamlarımız nasıl terk edebilirler öyle bir sünneti? Evet, bazı büyük ilim adamlarının evlenmediğini de biliyoruz ama onların kendi özelindeki sebeplerle sınırlı bir durum olmalıdır bu. Evlilik bir lüks değildir. Bilhassa bu zamanda evlilik hiçbir zamanda olmadığı kadar elzem hale gelmiştir.

Hocam mezhep imamlarının hepsi evlenmiş midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nişan örfi bir durumdur, dinen bir bağlayıcılığı yoktur. Dediğiniz gibi olması nişan varken veya yokken aynıdır.

Hocam nişanlılık tanışma dönemi oluyor ama ben bunu istemiyorum. Nişan olunca bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kesinlikle yersiz ve değersiz bir bakışla düşünüyorsunuz. Kadınların kıskanıyor, özeniyor ve önemsiyor olmaları onların yaratılışı ile alakalıdır. Dinimiz de onların kıskanıyor, eşini önemsiyor olmalarını kınamamıştır. Abartıya kaçmış, hastalık düzeyinde bir kıskanma söz konusu ise onun için tedavi olma yönünde tavsiyede bulunuruz ama bunun dışında kadının kıskanıyor oluşu bu hayatın tabii olayları arasındadır. İşi iftira etme, zulmetme, görevlerini ihmal etme gibi bir noktaya taşıdı ise ortada tedavi gerektiren bir durum vardır, bunu istisna tutarız. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin eşleri annelerimizden bize intikal eden bilgiler arasında sözünü ettiğimiz kıskanmanın gayet açık örnekleri vardır ve bu örnekler üzerinden Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz onları azarlamamış aksine tabii görüp sabrettiği örnekleri de çıkmaktadır. Kadınların bünyelerine göre gayet normal olan bu mizaç hayatın sürmesi yönünde de önemli bir katkı sağlamaktadır. Netice olarak da erkek ve kadın birbirlerinin imtihanı olarak yaratıldılar. Kadının cinsellik, kendisini geliştirme gibi ihtiyaçları için gerekli bir farklılığı kötülük olarak yorumlayamayız. O da zaman zaman kıskanmanın kendisini ezdiğini hisseder ama yapabileceği bir şey yoktur. Ölçüleri aşmayıp sabrederek ecir kazanacaktır. Evet, psikolojik hatta psikiyatrik bir seviyede sorun da olabilir bu mizaçta. O durumda buna hastalık olarak bakarız; kalp ritim bozukluğu nasıl tedavi ediliyorsa bu da tedavi edilir. Abartılı bir kıskanma beraberinde aklı hırpalamayı da getirmiş olabilir. Dengeli düşünme ve yaşama bozulabilir. Kadın kendi kendini yiyen bir sinir makinesine dönüşebilir. Sindirim sistemi bile bu yüzden bozulmuş olabilir. Yalnız kalma, uyuyamama gibi sonuçlar çıkabilir. Daha da ağır bir muhtemel sonuç olarak din ile irtibatında hatta itikadında sarsılmalar oluşabilir. Bunların tamamını abartı sonucu oluşan hastalık olarak görür ve tedavi yönünü tercih ederiz. Çok garip bir ihtimal olarak da kadının sırf bu kıskançlığı sebebiyle eşini zina etmekle de itham edebilir ki Hanefi mezhebi fukahası bu ithamı fıkıhta belirlenmiş ölçüleriyle ispat edememesi durumunda kazf cezasına müstahak olacağını söylemişlerdir. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Bu hayatı imtihan için yaşıyoruz. Evlilik de imtihanımızın bir boyutudur. Eşlerin birbirlerine bakışları, etkileri imtihanımızın ayrıntılarıdır. Kadınların kıskanma yönleri de o ayrıntının bir damarıdır neticede. Allah’a sığınmak, sabırla ve sebat ile yol almak gerekir. Allah yardımcımız olsun. Âmîn.

Hocam, kadınların birbirlerini veya eşlerini her türlü bağlantıda kıskanmaları v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkeğin eşine söz verdiği mehir (mihr/mehr) eğer “sonra” şeklinde ertelenmiş ise bu bir borçtur. Diğer borçlarla da bir farkı yoktur. Alacaklının eşi olması erkeğin borcunu savsaklamasına ruhsat oluşturmaz. Mesele mali mesele olduğunda eşler arasındaki bağlantı normal yabancılar arasındaki bağlantı gibidir. Belli bir süre ve zaman belirlenmiş ise o zaman geldiğinde ödeme yapmalıdır. Esnek bırakılmış ise de çok geciktirilmeden yine ödenmelidir. Eşler arasında konuşulmayan bir konuya dönüşmüş ise yani kadın bunu talep etmiyor gibi davranıyorsa bu durumda erkeğin sıkıştırılması gerekmez. Ancak kadın erkekten önce ölürse kadının ödenmemiş mehri, varislerine intikal eden bir malı gibi işlem görür; erkek kadının varislerine mehir borcunu öder.

Hocam erkeğin eşine ödeyeceği mehrin geri kalan kısmını yani sonra öderim dediği

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.