Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben eşimle yıllar önce boşandım, çocuğum üç yaşındaydı o zaman. Yıllarca beraber yaşadık, şimdi büyüdü ve okula başladı. Kız çocuğu olduğu için tekrar evlenmeyi düşünmedim. Sadece merak ettiğim için soruyorum, sahih bir evlilik yapsam evlendiğim adam çocuğuma haram mıdır? Çocuğumu nasıl muhafaza edebilirim yani dinen tedbirleri nelerdir, aynı çatı altında yaşamak helal midir? Allah'a emanet olun dualarımdasınız hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Dinimizde başkasının doğurduğu çocuğu evlat edinmek yoktur. Böyle bir iş yaparsanız eşiniz için ya da sizin için muhakkak sorun olur.
Selamünaleyküm. Bir Müslüman'ın çocuk istememesi kabullenilemez bir hatadır, tevbe etmenizi tavsiye ederiz size, eşiniz gayet makul düşünüyor, hak helalliği isteyin ondan. Eşler arasında ittifak edilmeden böyle bir karar verilemez esasen. Allah size nimet verecek de neden engelliyorsunuz? Büyütmek isteyen bir eş buldunuz da ne arıyorsunuz?
Selamünaleyküm. Bu, böyledir. Çocuğu hanımınızın emzirmesi dışında kimsenin çocuğu sizin olmaz. Dinimizde çocuk edinmek yoktur.
Bacı, siz kendi kızınıza sahip çıkmalısınız. Kızınız buna razı ise ne yapacaksınız? Bu anlattığınız gibi birinin eşi olmanın hiçbir anlamı yoktur. Dinen tam bu dediğiniz gibi biri ile yaşamak mecburiyeti olamaz.
Allah size afiyet versin, çocuklarınızı hayırlı kılsın. Bu durumda daha fazla çocuk olmamasını istemekle günaha girmezsiniz biiznillah. Çocuktan önce eşinizle muhabbetinizi ve karşılıklı anlayışınızı geliştirin ve koruyun. Bu daha önemli sizin için.
Tam bu anlattığınız gibi bir eş dinden çıkmış sayılır. Bir Müslüman olarak siz onun eşi olamazsınız. Onu karşınıza oturtup durumun vahametini konuşun. Konunun eşliğin bitmesi veya devam etmesi olarak anlaşılmasını söyleyin. Son sözleri bu sözler olan bir erkek, Müslüman kadının kocası olarak kalamaz. Ayrılmanız gerekir. Tabii bu arada eşinizin ailesiyle de görüşün ve destek isteyin.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Bir uzmanla görüşüp evlenme planını değerlendirmeni tavsiye ederiz sana.
Bu anlattığınız kadarı ile nikâhınızın düşme riski daha yüksektir. Size en yakın müftülüğe bizzat giderek cevap alınız.
Elimizde onların hayatı ile alakalı bilgiler incelendiğinde mezhep imamlarımızın hepsinin evli olduklarını görürüz. Evlilik peygamberlerin yaygın uygulamasıdır; imamlarımız nasıl terk edebilirler öyle bir sünneti? Evet, bazı büyük ilim adamlarının evlenmediğini de biliyoruz ama onların kendi özelindeki sebeplerle sınırlı bir durum olmalıdır bu. Evlilik bir lüks değildir. Bilhassa bu zamanda evlilik hiçbir zamanda olmadığı kadar elzem hale gelmiştir.
Şeytanın her oyunu böyle başlar. Sonu belli bir oyundur bu. Hemen terk et sahneyi ve kendini, ahiretini düşün. Çok değil bir ay sonra bu takıntıların bile kalmayacak belki de. Kurtar kendini ve uzak dur, sıfırla bu ilişkiyi.
Nişan örfi bir durumdur, dinen bir bağlayıcılığı yoktur. Dediğiniz gibi olması nişan varken veya yokken aynıdır.
Kesinlikle yersiz ve değersiz bir bakışla düşünüyorsunuz. Kadınların kıskanıyor, özeniyor ve önemsiyor olmaları onların yaratılışı ile alakalıdır. Dinimiz de onların kıskanıyor, eşini önemsiyor olmalarını kınamamıştır. Abartıya kaçmış, hastalık düzeyinde bir kıskanma söz konusu ise onun için tedavi olma yönünde tavsiyede bulunuruz ama bunun dışında kadının kıskanıyor oluşu bu hayatın tabii olayları arasındadır. İşi iftira etme, zulmetme, görevlerini ihmal etme gibi bir noktaya taşıdı ise ortada tedavi gerektiren bir durum vardır, bunu istisna tutarız. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin eşleri annelerimizden bize intikal eden bilgiler arasında sözünü ettiğimiz kıskanmanın gayet açık örnekleri vardır ve bu örnekler üzerinden Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz onları azarlamamış aksine tabii görüp sabrettiği örnekleri de çıkmaktadır. Kadınların bünyelerine göre gayet normal olan bu mizaç hayatın sürmesi yönünde de önemli bir katkı sağlamaktadır. Netice olarak da erkek ve kadın birbirlerinin imtihanı olarak yaratıldılar. Kadının cinsellik, kendisini geliştirme gibi ihtiyaçları için gerekli bir farklılığı kötülük olarak yorumlayamayız. O da zaman zaman kıskanmanın kendisini ezdiğini hisseder ama yapabileceği bir şey yoktur. Ölçüleri aşmayıp sabrederek ecir kazanacaktır. Evet, psikolojik hatta psikiyatrik bir seviyede sorun da olabilir bu mizaçta. O durumda buna hastalık olarak bakarız; kalp ritim bozukluğu nasıl tedavi ediliyorsa bu da tedavi edilir. Abartılı bir kıskanma beraberinde aklı hırpalamayı da getirmiş olabilir. Dengeli düşünme ve yaşama bozulabilir. Kadın kendi kendini yiyen bir sinir makinesine dönüşebilir. Sindirim sistemi bile bu yüzden bozulmuş olabilir. Yalnız kalma, uyuyamama gibi sonuçlar çıkabilir. Daha da ağır bir muhtemel sonuç olarak din ile irtibatında hatta itikadında sarsılmalar oluşabilir. Bunların tamamını abartı sonucu oluşan hastalık olarak görür ve tedavi yönünü tercih ederiz. Çok garip bir ihtimal olarak da kadının sırf bu kıskançlığı sebebiyle eşini zina etmekle de itham edebilir ki Hanefi mezhebi fukahası bu ithamı fıkıhta belirlenmiş ölçüleriyle ispat edememesi durumunda kazf cezasına müstahak olacağını söylemişlerdir. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Bu hayatı imtihan için yaşıyoruz. Evlilik de imtihanımızın bir boyutudur. Eşlerin birbirlerine bakışları, etkileri imtihanımızın ayrıntılarıdır. Kadınların kıskanma yönleri de o ayrıntının bir damarıdır neticede. Allah’a sığınmak, sabırla ve sebat ile yol almak gerekir. Allah yardımcımız olsun. Âmîn.