Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim her kavgamızda bana aptal ve bundan daha fazlasını söylüyor. Biz resmi nikâh kıymadık. Her kavga ettiğimizde defol git istemiyorum seni, boşanalım ve bitirelim diyor. Ben de en ufak bir şeyde bunu söyleme diyorum ama dinlemiyor. Ben çok dua ediyorum ve ailem böyle bir durum varsa dön gel diyor ama ben eşimi seviyorum. O artık bana karşı çok soğuk davranıyor. Evlenmeden önce daha güzel davranırdı. Gözümün içine bakardı, şimdi bana sen bir ülkenin prensesi misin deyip sürekli azarlıyor. Biz yeni bir araya geldik, dini nikâh kıysak da ayrı yaşadık bir yıl boyunca çünkü o Amerika’daydı. Şimdi ben de Amerika’ya geldim. Ev kiraladık, araba aldık derken sorumluluk üstüme bindi diyor. Sen çalışmadığın için beni anlamıyorsun diyor ama ben de sırf onun yanına gelmek için üniversitemi okuyamadım. Altı ayda birbirimize tahammülümüz kalmadı artık. Lütfen bana Allah rızası için yardımcı olun, ben ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin çocuktan önce evlilik konusunda aşmanız gereken badireler var. Önce eşinizle birlikte problemleri; anlaşamadığınız konuları tespit edin. Daha sonra bunları beraberce çözmeye çalışın. Birbirinizi motive edin. Hemen vazgeçmeyin. Yuvanız için mücadelenizi verin. Gerekirse aile terapistinden destek alın. Allah yardımcınız olsun.
Önce oldu dediğiniz nikâhın ne kadar doğru bir nikâh olduğunu bilemediğimiz için olmuş kabul ederek cevap veriyoruz. Siz varlıklı da olsanız sizinle nikâhlanan sizin maddi ihtiyaçlarınızı ve cinsel arzunuzu makul bir şekilde tatmin etmek zorundadır. Bunu yapmayanın nikâhından mahkeme yöntemi ile çıkabilirsiniz. Sizin mahkemeye müracaatınız mümkün olmayacağına göre mahkeme gibi iş görebilecek bir yöntem bulabilirsiniz. Onunla sizi boşaması için açıkça konuşun. Ağırlığınızı koyun ve bu yükten kurtulun.
Selamünaleyküm. Eğer sözünü ettiğiniz nikâh Şeriat'ımızın nikâh dediği şey ise ve siz de bunu yaparken aklınız başınızda baliğa idiyseniz durum şudur: Nikâh ile beraber sizin üzerinizdeki aile velayeti diyebileceğimiz velayet eşinize geçmiştir. Ailenizin diretmesinin bir anlamı yoktur. Hakları olmayan bir şeyi istemektedirler. Eşiniz, birinci eşindeki resmi yazışmayı alıp size verirse bu da onun kişiliğinin zafiyetini gösterir ki, yarın da sizden alıp başkasına verecek demektir. Zannederim, gereksiz bir tartışmanın içindesiniz. Eşiniz adaleti sağlıyorsa kâğıt üzerinde de olsa yapılabilecek bir şey yoktur. Ailenize karşı nezaketinizi bozmayın, hürmette kusur etmeyin ama onlar da sınırlarını bilmelidirler. Genç kızlar bin bir alanda haklarını korurken kimsenin sesi çıkmıyor ve 'bu onun tercihi' oluyor da Allah'ın verdiği bir hak kullanılırken neden 'onun tercihi olmuyor?'
1- Önce, bu size bir ders olsun; nikâhın kıymetini bilin, onu cihat görün, koruyun. Ufak nedenlerle nikâhı eskitmeyin. 2- Tam anlattığınız gibi ise nikâhınız devam etmektedir. Allah huzurunuzu daim kılsın. Allah'a emanet olun.
Bir aile psikoloğuna git. O seni dinlesin. Sana sen haksızsın, kendini şöyle düzelt derse dediğini yaparsın. Eşini getir onunla konuşayım derse ve o gitmezse o zaman sen haklı olursun. Aile büyüklerine durumu anlat. Onlar çözemezse devletten yardım iste. Bu arada fevri davranmamış olmak için bu dediğimi yap. Bir psikologla görüş. Aile büyüklerin devrede olsun. Sana yaptığının fevrilik veya duygusallık ya da kaçamak oynamak olmadığını söylesinler. Ondan sonra boşanmayı istemen vebal olmaz biiznillah.
Aranızdaki nikâh, kendi aranızdaki bir sözleşme şeklinde ise hiçbir kıymeti yoktur. İki şahit huzurunda bir akit yaptı iseniz o takdirde de onun sizi boşaması gerekir. Öyle veya böyle gayet seviyesiz bir bağlantı içindesiniz. İnsan kendisini ve kişiliğini bu kadar ucuza ortaya koymamalıdır. Hayatınızın kıymetini bilin, bir insana bu kadar kilitlenmeyin.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Dinimiz, herkesin malının kendisine ait olduğunu ilke olarak ilan etmiştir. Hibe etme, mirasla intikal etme gibi bir sebep olmadıkça kimsenin malı kimseye helal olmaz. Eşinizde mehir hakkınız varsa veya size bir yolla borçlu idiyse ya da sözünü ettiğiniz varlığa ortak idiyseniz şimdi alabilirsiniz. Aksi takdirde almanız gasp etmektir.
Kocanızı sevmediniz veya hiç kalbiniz ısınmadıysa niçin evlendiniz? Evliliği ne düşündünüz de bu işe giriştiniz? Siz ümit verdiğiniz için kocanız size gönlünü açtı, evini açtı, maddiyatını açtı. Çevresine sizi eşi olarak tanıttı. Bu kimseye karşı merhametli olun. Bu ifadeleriniz nazlanmak içinse geç kaldınız. Eşinizi sevmemekle neyi kastettiğiniz önemlidir. Eğer bir arada yaşama konusunda daha fazla sürdüremeyeceğiniz nefret içeren bir sevmemekse kocanızı daha fazla yıpratmayın. Aile büyüklerinizle konuşun ve bu işi bir karara bağlayın. Kararınız boşanma yönünde olursa kocanızın tekrar evlenebilmesi için ona verdiğiniz zarardan dolayı gerek kendisinin gerekse ailesinin size hediye ettiği takıları geri vermenizi tavsiye ederim. Fakat bu sevmeme sizden veya kocanızdan kaynaklı psikolojik eşikse bunu atlatabilirsiniz. Bu konuda Allah korkusu ve aile bilinci olan bir aile terapistine veya psikoloğa giderek çözmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Sakın ateşin etrafında dolanma, yanarsın da anlamazsın bile.
Doktora gidin ve sizin durumunuzun normal olup olmadığını öğrenin. Doktor size normaldir isteğiniz derse, eşinizi karşınıza alın ve dinen hakkınız olan şeyi istediğinizi söyleyin. (Bu sizin dinen hakkınızdır çünkü.) Doktor sizde bir aşırılık görürse onu tedavi ettirin. Eşiniz, farklı özürler üretirse o özürleri bir hakem eşliğinde çözmeye çalışın. Çözülmezse sizin evliliğiniz ve sizin helal yaşama arzunuz risk altında demektir. Bu da sizin olağanüstü bir döneme girmeniz anlamına gelecektir. Üç beş ay sonra eşinizde bir farklılık olmazsa boşanmaya kadar varacak bir süreci işletebilirsiniz.
Sizin eşinizden erkek olarak sizin cinsel ihtiyacınızı karşılamasını talep etmeniz hakkınızdır. Bu hakkınızı karşılamıyorsa sizin üzerine gitmeniz de hakkınızdır. Eşiniz büyük ihtimalle tedavi olmalıdır. Onu tedaviye zorlayacak bir süreç işletin. Yuvanızı dağıtabilecek bir yanlışa girmeden ve bu durumu etrafınıza teşhir etmeden çözüm üretmeye çalışın. En sonunda mesela iki yıl sonra artık sorun çözülemez gibi duruyorsa ve siz de harama düşme riski görüyorsanız eşinizden ayrılmayı talep etmenizde bir sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Bacı, evet, ciddi bir durumla karşılaşmışsın. Anlaşılan eşin daha çok tembel biri olarak ibadetlerini aksatıyor. Ortada dini inkâr gibi bir ayrıntı yok. Bu da senin daha umutlu, daha tatlı bir dille yaklaşmanın sonuç vereceğini gösteriyor. Geçen geçti, olan oldu. Bundan sonrasını kurtarmaya bak. Bir gün maazallah inkâra girerse o zaman daha farklı düşünürsün. Allah yardımcın olsun.