Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi beş yıllık evliyim. Şimdi ise boşanma aşamasındayım. Eşimin üzerinde bir ev ve bir araba var. İslam hukukuna göre benim bu malları bölme hakkım var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Normal bir durumda sadece mehrinizi alabilirsiniz. Mehir de hiçbir şekilde pazarlık konusu edilemez, o bir borçtur. Onu kesin olarak almanız hakkınızdır. Çocuğun nafakası da onun görevidir. Evin durumuna gelince: - “Ortak” çalıştı iseniz yani “ben ve sen” mantığı ile çalıştı iseniz ev de o çalışmadan elde edilen her şey de ortaktır. Evli iken de ortaktı, ayrıldığınızda da ortak olacak. - Çalışırken siz “eşine yardım eden bir kadın” durumunda idiyseniz şu andaki durum ortaklık değildir, ev eşinize kalacaktır. Bu gerginliğin giderilmesi için ya bir aile büyüğü ya da boşanmayı yürütecek avukatın hakemliğine başvurun.
Selamünaleyküm. İnsan sağlığında miras bölemez. Babanızın böyle bir bölmeye hakkı yoktur. Ancak emri vaki ile bir hibe yapabilir. Bu da onun adına zulüm ihtiva ederse vebale girer. Size tavsiyem, tenezzül edip babanızla tartışmayın. Bırakın o peşinizden koşsun kıyamet günü. Kardeşlerinize de durumu izah edin. Onlar da vicdanen zorlansınlar.
Mevcut paylaşım dine uygun değildir. Bir insan sadece evlilik sebebiyle eşinin malının ortağı olamaz. Bu ancak rıza ile olabilir. Henüz ortada nikâh bile yokken böyle konuların eksene alınmasını evliliğin geleceği bakımından sakıncalı buluruz.
Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.
Onunla yatağa girdi iseniz, mehir onun tarafına geçmiş demektir; vermek zorundasınız. Konuşun, istemezse bir sakıncası yok sizde kalır. Ya da pazarlık edin, indirsin.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Geçmiş olsun. Geri kalan ömrünüz bereketli olsun. Mehir ve takı gibi sizin hakkınız olan her şeyi talep edin. Talebinize olumlu cevap verilmezse mevcut yasaları o hakkınızı elde etmek için kullanın. Çocuklarınızın yetişmesi için makul olanı istemenizde de sakınca olmaz. Zaten çocuklara nafaka vermesi de eşinizin görevidir. Gerisine tenezzül etmeyin.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Resmi nikâhsız evlilik yapman ciddi bir hata olmuş. Kendinizi mağdur etmişsiniz. Saygınlığınızın zedelendiği bir ortamda bu nikâhla mutlu olmanız zordur. Kocanızla konuşarak bu sorunu gidermeye çalışın. Buna yanaşmazsa aile büyüklerinizle bu beraberliğinizi değerlendirerek bir karar alın. Sonuç ne olursa olsun resmi nikâhsız olmayın. Aksi takdirde dini nikâh kullanılarak bu şekilde sömürülmeye devam edersiniz.
Kocanızı sevmediniz veya hiç kalbiniz ısınmadıysa niçin evlendiniz? Evliliği ne düşündünüz de bu işe giriştiniz? Siz ümit verdiğiniz için kocanız size gönlünü açtı, evini açtı, maddiyatını açtı. Çevresine sizi eşi olarak tanıttı. Bu kimseye karşı merhametli olun. Bu ifadeleriniz nazlanmak içinse geç kaldınız. Eşinizi sevmemekle neyi kastettiğiniz önemlidir. Eğer bir arada yaşama konusunda daha fazla sürdüremeyeceğiniz nefret içeren bir sevmemekse kocanızı daha fazla yıpratmayın. Aile büyüklerinizle konuşun ve bu işi bir karara bağlayın. Kararınız boşanma yönünde olursa kocanızın tekrar evlenebilmesi için ona verdiğiniz zarardan dolayı gerek kendisinin gerekse ailesinin size hediye ettiği takıları geri vermenizi tavsiye ederim. Fakat bu sevmeme sizden veya kocanızdan kaynaklı psikolojik eşikse bunu atlatabilirsiniz. Bu konuda Allah korkusu ve aile bilinci olan bir aile terapistine veya psikoloğa giderek çözmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Sizin eşinizden erkek olarak sizin cinsel ihtiyacınızı karşılamasını talep etmeniz hakkınızdır. Bu hakkınızı karşılamıyorsa sizin üzerine gitmeniz de hakkınızdır. Eşiniz büyük ihtimalle tedavi olmalıdır. Onu tedaviye zorlayacak bir süreç işletin. Yuvanızı dağıtabilecek bir yanlışa girmeden ve bu durumu etrafınıza teşhir etmeden çözüm üretmeye çalışın. En sonunda mesela iki yıl sonra artık sorun çözülemez gibi duruyorsa ve siz de harama düşme riski görüyorsanız eşinizden ayrılmayı talep etmenizde bir sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizin yaşadığı durumun altında bazı psikolojik veya motivasyonla ilgili problemler olabilir. Salgın döneminde dükkânını kapatması, farklı işlerde tutunamaması, kendine olan güvenini sarsmış olabilir. Bazı erkekler, başarısızlıkla karşılaştıklarında içine kapanır ve mücadele etmekten kaçar. Ancak bu, aile sorumluluğunu ihmal etmesini mazur göstermez. Ona sert şekilde yüklenmek yerine, destekleyici bir tavırla konuşmaya çalışın. "Sen bizim için çok değerlisin, bu aile senin çabalarınla ayakta durabilir" gibi motive edici cümleler kullanabilirsiniz. Eşiniz, sizin sözlerinize kulak asmıyorsa, onun üzerinde etkili olabilecek bir aile büyüğünden veya güvendiği bir dostundan yardım isteyebilirsiniz. Onun sorumluluklarını hatırlatacak, samimi ve nazik bir konuşma faydalı olabilir. Eşinizin büyük işler yerine, daha küçük ve basit işlere yönelmesini sağlayabilirsiniz. Belki de büyük beklentiler onu korkutuyor. Online işler, serbest meslekler veya esnek çalışma saatleri gibi seçenekleri değerlendirebilirsiniz. Tüm çabalarınıza rağmen eşiniz hala çalışmıyor, sorumluluklarını yerine getirmiyorsa, bu noktada bir hakem ya da aile danışmanından yardım almayı düşünebilirsiniz. Dini açıdan da bir aile reisi, sorumluluğunu yerine getirmediği zaman bu durum, nikâhın devamını zorlaştırabilir. Ancak bu tür kararlar aceleye getirilmeden, sabır ve istişare ile alınmalıdır.
Sakın ateşin etrafında dolanma, yanarsın da anlamazsın bile.
Yaşadıklarınızı bilmeden yalnızca bu bilgiler üzerinden bir tercih sunmak yanıltıcı olur. Bu nedenle sizinle genel bilgiler çerçevesinde notlar paylaşmaya çalışacağım. Mevcut evliliğinizde Allah rızasını aramaya ve evliliğinizi kurtarmaya çalışmak öncelikli olmalıdır. Mevcut evliliğinizde sabır gösterip, sorunu çözmeye yönelik adımlar atmanız bir tür ibadet ve Allah’a yakınlaşma vesilesi olabilir. "Sabır, sadece katlanmak değil; çözüm arayarak Allah’tan yardım dilemektir." Sabır çekmenin, evliliğinizi kurtarmaya katkı sağlaması, daha büyük sevap kazanmanıza ve ahirette Allah’ın rızasını kazanmanıza vesile olabilir. Ancak sabır, sizi manevi olarak tüketmemeli ve Müslümanlığınızı yok etmemelidir. Şu anki evliliğiniz sizi ibadetlerden uzaklaştırıyor ve Allah’a karşı sorumluluklarınızı yerine getirmeyi zorlaştırıyorsa, bu durumun devam etmesi haksızlık olabilir. Eğer evliliğinizde huzur ve ibadet imkânı bulamıyorsanız, boşanmayı düşünmek bir çıkış yolu olabilir. Ancak bu kararı aceleye getirmeden, istişare ederek ve istihare yaparak almanız gerektiğini ifade eder. Yeni bir evlilik, sizi manevi olarak daha güçlü kılacak ve ibadetlerinizi artırmanıza vesile olacaksa, bu Allah’ın rızasına uygun olabilir. Yalnız bunu garanti edemezsiniz. Daha kötü bir bataklığa da saplanabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.