Fetva Meclisi
Soru
Hocam evlilikte yaşadığım sorunlar inancımı yaşamamı zorluyor. Sabredip eksik ve yarım yamalak ibadetler yapmak mı yoksa yeni bir evlilikle mutlu olup şükür ederek daha iyi ibadet etmek mi Rabbimi daha çok razı eder?
Cevap
Benzer fetvalar
İletişiminizde bazı olmaması gereken şeyler var gibi görünüyor. Bunların sağlıklı bir şekilde izale edilmesi ve düzeltilmesi için bir müdahale gerekiyor. Fakat bu müdahale tabii ki bir yandan da riskli olabilir çünkü duygusal çıkışlar daha da yanlış anlaşılabilir. Bu sebeple bir uzmana gitmenizi, bir aile danışmanıyla veya psikologla görüşmenizi tavsiye ederim. Bu süreçte birbirinize şikâyetlerinizi ve taleplerinizi daima tatlı ve yumuşak bir dille ifade etmeye çalışın. İnşaallah daha iyi olur. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Hem “hayırlı bir evlilik” istiyorsunuz hem şu anda evli olmamaya takılıyorsunuz. Bu bir çelişki değil mi? Hayırlı olan sizin için evlenmemiş olmak ise kabul etmeyecek misiniz? Evet, evlenmek istemeniz tabii bir arzudur, muhakkak evlenin de. Allah Teâlâ sizin için ne yazdı ise onu bulursunuz, hiç merak etmeyin. Nice evli hanımlar, evlendikten iki gün sonra keşke ömürlerinin sonuna kadar evlenmemiş olsalardı diye ahlanıyorlar, onları görmüyor musunuz? Acele etmeyin, kendi kuyunuzu kazar gibi tavır içinde olmayın. Belaya dönüşen bir evlilikten ise bekâr yaşayıp gitmek daha hayırlıdır. Bir de böyle düşünün. İbadetlerinizi yapın, kendinizi boşlukta bırakmayın, bir kabiliyetinizi öne çıkararak kendinize yoğunluk üretin. Sılayırahime önem verin. Ve sabredin. Size yazılan sizi bulacaktır. Yazılmayan ise gelmez, boşuna uğraşmanız gerekmez. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size sabır, eşinize şuur ihsan etsin. Bu nedenle evliliğinizi bitirmeniz isabetli olmaz. Sabırlı olmalısınız. Eşinizi, o düğünlere gitme konusu yerine aranızdaki diğer konulardan oluşacak muhabbet ve saygı ile yönlendirmelisiniz. İnsanların zayıf noktaları yerine ortak noktalarla düzeltme yapmak daha faydalı sonuçlar verir biiznillah.
Öncelikle geçmiş hatalarınız için tövbe edip helal dairede yaşama hedefiniz ve gayretiniz takdire şayandır. Haramdan uzak durma hassasiyetinizi hayatınız boyunca sürdürmeniz nasip olsun inşallah. Evlenme konusunda yaşanılan sıkıntı mevcut zamanımızın imtihanlarından biridir. Fakat son nefese kadar elimizden geleni yaparak gayret etmeye mecburuz. Evlilik elbette kişinin hem dünyası için hem de ahireti için önemli bir adımdır. Bu yolda en büyük azıklardan biri sabırlı olmaktır. Sabırla yol alıp Rabbimize kalbinizdekileri dökebilir, uygun bir eş için bolca dua edebilirsiniz. Henüz vakti gelmediği için uygun bir eş adayı ile karşılaşmamışsınızdır. Kadere teslim olun ve asla umutsuz olmayın. Her şeyin bir vakti vardır. Unutmayasınız ki Allah her dilediğini dilediği gibi ve dilediği zamanda yapar. Bu süreçte ailenize karşı her şeye rağmen nazik davranmayı ihmal etmeyesiniz. Onların da bol dualarını almaya çalışmanız sizin için kazançlı olandır. Her önünüze çıkan kişiye evet demeniz elbette akılsızlık ve kendinizi bile bile tehlikeye atmak olur. Siz kriterlerinizi belirleyin ve bu kriterlerden taviz vermeyecekleriniz olsun. Bununla birlikte esnetebileceklerinizi de belirleyin. Evliliğin ertelenmesi kişiyi zinaya sürükleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacaksa böyle bir durumda olan bir mü’min evlenmek için aradığı kriterleri esnetmeli ve evliliği geciktirmemelidir. Rabbimizin razı olacağı adımlar atmanız nasip olsun. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizin yaptığı şey, Allah katında çok çirkin ve ağır bir vebaldir. Evli olduğu hâlde başka kadınlarla ilişkiler kurması hem zina günahına yaklaşma hem de emanete hıyanet demektir. Eşiniz ahirette bunun hesabını verecek. Ama siz onun kötülüğüyle değil kendi duruşunuzla değerlendirileceksiniz. O’nun vebali kendine, sizin sabrınız size sevap olur. Sürekli ihanet varsa, güven bitmişse ve huzur tamamen yok olmuşsa, kadın boşanmayı talep etme hakkına sahiptir. Ama siz çocuklarınız için, maddi sebeplerle ve belki de son bir umutla ayrılmayı göze alamıyorsanız… Bu da günah değildir. Çünkü sabırla sürdürmek de şahsî bir tercihtir. Lakin bu sabır, sizi tüketmemeli. Allah’a sığınmaya devam edin. Kendi değerinizi bilin. Eşinizin yaptığı sizin değersizliğinizin değil onun ahlâksızlığının göstergesidir. Kendinizi ihmal etmeyin. Zihinsel ve fiziksel yorgunluğunuzu azaltacak meşguliyetler edinin. Güvendiğiniz birkaç dost, kitap, ders halkası ya da hayırlı meşgalelerle iç direncinizi canlı tutun. Eşinizle açıkça konuşun. Yumuşak ama net bir şekilde bu durumun sizi nasıl çökerttiğini, affetmenin sınırına geldiğinizi, eğer tevbe ve değişim göstermeyecekse artık sabrın tükenmekte olduğunuzu ifade edin. Güvendiğiniz bir aile büyüğü veya bir hoca ile yüzleştirme yapmayı düşünün. Bazen üçüncü bir ses, kişiyi toparlayabilir. Son olarak şu şekilde dua edebilirsiniz: “Allah’ım! Kalbimi daraltan her şeyden Sana sığınırım. Gönlümde olanı ancak Sen bilirsin. Beni sabırla, ferasetle ve hayırla çıkar bu imtihandan. Eşimle aramızdaki kötülüğü hayra çevir ya da beni hayırla ayır. Kalbimi huzurla, bedenimi afiyetle, yolumu rahmetinle donat” Allah size kuvvet versin, hayrınıza olan neyse onu nasip etsin.
Öncelikle Allah size güç ve sabır versin. Yaşadıklarınız gerçekten zor ve yıpratıcı bir durum. Bir yanda eşinizin kötü alışkanlıkları ve size, çocuklarınıza olan kötü davranışları var; diğer yanda ise bir yuva kurmuşsunuz, iki evladınız var ve ayrılıp ayrılmama konusunda büyük bir çıkmaz içindesiniz. İslam evliliği korumayı teşvik eder ancak evlilik, zulme dönüşmemelidir. Eğer eşinizin hataları düzelme ihtimali varsa değişmeye niyetliyse ve bir çözüm yolu bulma imkânı varsa sabretmek anlamlı olabilir. Ama eğer sürekli sizi ve çocuklarınızı kırıyor, ruhen ya da fiziksel olarak zarar veriyor, değişmeye niyeti yoksa sabretmek yerine kendinizi ve çocuklarınızı koruma yoluna gitmek gerekebilir. Eşinizle son bir defa net konuşma yapın. Ona açıkça şunu söyleyin: “Sana çok fırsat verdim, değişmeni bekledim ama artık böyle devam edemem. Eğer değişmek istiyorsan bunu göstermen lazım. Yoksa yoluma devam etmek zorundayım.” Ona belli bir süre tanıyın (örneğin üç ay gibi) ve bu süreçte nasıl davrandığını gözlemleyin. Eğer eşinizin saygı duyduğu biri varsa (babası, annesi, abisi gibi) onunla konuşmasını isteyebilirsiniz. Ancak bu çözüm bazen işe yarasa da bazen de sorunu daha da karmaşık hale getirebilir. Eğer eşiniz başkalarının müdahalesine tepki gösteriyorsa bu adımı dikkatli değerlendirin. Bir aile danışmanı veya psikolog ile görüşmek, size net bir yol gösterebilir. Eğer eşiniz kabul ederse eş terapisine gitmeyi teklif edebilirsiniz. “Ya Rabbi, benim ve çocuklarım için en hayırlı yolu nasip et. Şayet sabretmemiz gerekiyorsa bize sabır ver; eğer ayrılmamız gerekiyorsa bunu kolaylaştır.” diye dua edebilirsiniz. Allah sizin ve evlatlarınızın hakkında en hayırlı kararı vermenizi nasip etsin.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Eşinizin yaşadığı durumun altında bazı psikolojik veya motivasyonla ilgili problemler olabilir. Salgın döneminde dükkânını kapatması, farklı işlerde tutunamaması, kendine olan güvenini sarsmış olabilir. Bazı erkekler, başarısızlıkla karşılaştıklarında içine kapanır ve mücadele etmekten kaçar. Ancak bu, aile sorumluluğunu ihmal etmesini mazur göstermez. Ona sert şekilde yüklenmek yerine, destekleyici bir tavırla konuşmaya çalışın. "Sen bizim için çok değerlisin, bu aile senin çabalarınla ayakta durabilir" gibi motive edici cümleler kullanabilirsiniz. Eşiniz, sizin sözlerinize kulak asmıyorsa, onun üzerinde etkili olabilecek bir aile büyüğünden veya güvendiği bir dostundan yardım isteyebilirsiniz. Onun sorumluluklarını hatırlatacak, samimi ve nazik bir konuşma faydalı olabilir. Eşinizin büyük işler yerine, daha küçük ve basit işlere yönelmesini sağlayabilirsiniz. Belki de büyük beklentiler onu korkutuyor. Online işler, serbest meslekler veya esnek çalışma saatleri gibi seçenekleri değerlendirebilirsiniz. Tüm çabalarınıza rağmen eşiniz hala çalışmıyor, sorumluluklarını yerine getirmiyorsa, bu noktada bir hakem ya da aile danışmanından yardım almayı düşünebilirsiniz. Dini açıdan da bir aile reisi, sorumluluğunu yerine getirmediği zaman bu durum, nikâhın devamını zorlaştırabilir. Ancak bu tür kararlar aceleye getirilmeden, sabır ve istişare ile alınmalıdır.
Durumunuzu bir psikologla görüşmelisiniz. Bizim size nasihatimizden daha yararlı olacağını düşünürüz.
Bu konuda tedavi mümkün değil demedikçe tıp, tedaviye devam etmelidir eşiniz. Tedavi olmayı sürdürmezse sizin ayrılmayı istemenizde bir sakınca yoktur.
Kocası ölen kadının iddeti geçene kadar böyle işlerle ilgilenmemesi ve evinde beklemesi gerekir. Boşanmadan kaynaklanan iddette ise olabilir.
Sizin eşinizden erkek olarak sizin cinsel ihtiyacınızı karşılamasını talep etmeniz hakkınızdır. Bu hakkınızı karşılamıyorsa sizin üzerine gitmeniz de hakkınızdır. Eşiniz büyük ihtimalle tedavi olmalıdır. Onu tedaviye zorlayacak bir süreç işletin. Yuvanızı dağıtabilecek bir yanlışa girmeden ve bu durumu etrafınıza teşhir etmeden çözüm üretmeye çalışın. En sonunda mesela iki yıl sonra artık sorun çözülemez gibi duruyorsa ve siz de harama düşme riski görüyorsanız eşinizden ayrılmayı talep etmenizde bir sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Zorla evlendirildiğin, istemediğin bir hayatı yaşamak zorunda kaldığın ve eşinden sürekli kötü muamele gördüğün bir evlilik ne dinen ne de vicdanen kabul edilebilir bir durumdur. Öncelikle Allah seni seviyor ve senin için en hayırlısını istiyor. Ama insanlar sana zulmetmiş, senin dualarını dinlememiş. Bu zulmü yapan Allah değil, insanlar! Sen dua ettin, ağladın ama ailen zorla seni evlendirdi. Bu, Allah’ın sana bir ceza vermesi değil, insanların sana zulmetmesidir. Şu an kalbin kırık, Allah’a olan güvenin sarsılmış gibi hissediyorsun. Ama unutma, Allah her zaman senin yanında. Bak, Allah sana bu zorluktan çıkma hakkını veriyor. Senin bu evliliğe mahkûm olmadığını, çıkış kapısının açık olduğunu bilmen gerek. Allah’a küsen sen değilsin, aslında insanlara ve yaşadığın zulme isyan ediyorsun. Ama bu öfkeyi Allah’a yönlendirmek yerine, seni bu hale getirenlere yönlendirmelisin. Allah’ın huzuruna yönelmekten korkma! Çünkü seni en iyi anlayan, en iyi bilen O’dur. Rabbine küsmek yerine, O’na dön ve şöyle dua et: "Allah'ım, bana en hayırlı yolu göster, beni zulümden kurtar, bana sabır ve güç ver!" Aile hayatınla ilgili şahsi kanaatim önce çözüm odaklı olmaya çalışarak kurulan yuvanı sahiplenmeye çalışman daha doğrudur. Bu yaşadıkların ailenden intikam almak için gösterdiğin refleksten kaynaklanabilir. Dolayısıyla geçmişteki yaşanan kırgınlıkları ve yanlışlıkları bir kenara atmayı başarabilirsen evde yaşanan gerginliği de azaltabilirsin. Sen gülersen kocanın da seni sahiplendiğini göreceksin. Onunla ilgilendiğinde o da sana benliğiyle dönecektir. Kocanın gözlerinin içine bak, ellerini tut, ona merhametli ol. Allah aranıza sevgi ve saygıyı yerleştirecektir. Boşanarak bilmediğin bir yola çıkman daha problemli bir sonuca götürebilir. Fakat her şeye rağmen kocanla mutlu bir yuva sürdüremeyeceğini düşünüyorsan ailene durumu anlat ve gerekirse desteğe ihtiyacın olduğunu söyle. Sen kararını ver ve adım at. Allah seninle ve seni bu sıkıntıdan çıkaracak olan da O’dur.