İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ben otuz yaşındayım ve bekârım. İbadetlerine dikkat eden ve yeni tesettüre girmiş bir kadınım. Rabbime çok dua ediyorum hayırlı bir evlilik için. Bıkmadan usanmadan dua ediyorum ve dua hissim hiç azalmıyor daha da çoğalıyor. Her gece Yasin, Fetih ve Cuma surelerini okuyorum. Beş vakit namazdan sonra Furkan suresi yetmiş dördüncü ayeti zikrediyorum. Salavatı mecule okuyorum ama bir türlü uygun biri çıkmıyor, çıksa da tıkanıyor ilerlemiyor, çok üzülüyorum. Acaba evlilik benim kaderimde mi yok?

Cevap

Hem “hayırlı bir evlilik” istiyorsunuz hem şu anda evli olmamaya takılıyorsunuz. Bu bir çelişki değil mi? Hayırlı olan sizin için evlenmemiş olmak ise kabul etmeyecek misiniz? Evet, evlenmek istemeniz tabii bir arzudur, muhakkak evlenin de. Allah Teâlâ sizin için ne yazdı ise onu bulursunuz, hiç merak etmeyin. Nice evli hanımlar, evlendikten iki gün sonra keşke ömürlerinin sonuna kadar evlenmemiş olsalardı diye ahlanıyorlar, onları görmüyor musunuz? Acele etmeyin, kendi kuyunuzu kazar gibi tavır içinde olmayın. Belaya dönüşen bir evlilikten ise bekâr yaşayıp gitmek daha hayırlıdır. Bir de böyle düşünün. İbadetlerinizi yapın, kendinizi boşlukta bırakmayın, bir kabiliyetinizi öne çıkararak kendinize yoğunluk üretin. Sılayırahime önem verin. Ve sabredin. Size yazılan sizi bulacaktır. Yazılmayan ise gelmez, boşuna uğraşmanız gerekmez. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlenmek istemek fıtri bir durumdur, kardeşler olarak bunun hayırlısını istemeniz çok güzel. Evlilik hayırsız bir eş olduktan sonra evlenerek hem dünyanızı hem de ahiretinizi kaybetmeniz daha mı iyi; Rabbim böyle evlilikten herkesi korusun. Siz en güzelini yapıyorsunuz, sakın çevrenizin dediklerine kulak asmayın. Evliliğin yaşı yok ki evlilik yaşı geçmiş olsun. Evlilik kişinin tercihiyle yapılır şüphesiz ama Rabbimizin kaderi olduğunu da unutmamak gerekir. Allah her kulunu her an görür, duyar. Biz hayırlısını isteyelim, kalbimiz ile razı olalım, başımıza ne gelirse gelsin hayırlısı buymuş diyerek teslim olalım. Bakın o zaman nasıl da kalbimiz huzurlu olur. Onlar istemediğiniz dua etseler bile âmin demeyin, sizin duanız olmasın. Rabbimiz ile bağınızı hiç koparmayın. Dikkat edin, şeytan kulluğunuzu unutarak evlilik konusunu sizin çıkmazınız yapmasın. Kendinizi geliştirmeye bakın, güzel çevreler edinin, evlilik konusunda büyüklerinizden yardım isteyin ve istişarede bulunmayı ihmal etmeyin onlarla. Bekârlık da bir imtihan, evlilik de; sakın unutmayın! Cenneti kazanmak için bize verilmiş olan dünya hayatını güzel değerlendirelim. Rabbimizden hayırlısını ve vereceği her şeye kalbimizin de razı olmasını istemeyi ihmal etmeyelim.

Hocam, biz iki bekâr kardeşiz ve hepimiz gönlümüzce, güzel ve hayırlı bir şekild
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gereksiz bir takıntı ile kendini yormuşsun. Hayatını yaşa, kulluğunu yerine getir. Kader sana yazılanı getirip önüne koyacak. Sen önce evlenmeyi belirleme ile takıntı yaptın şimdi de geçmiş yanlışın üzerine ikinci bir takıntı yapıyorsun. İkisi de hatadır. İşine bak, önüne bak, kader seni bulur.

Hocam bazen karşıma “evlenmek isteyen şu duaları okusun tez zamanda hayırlı bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.

Hocam ben yirmi beş yaşındayım. Yıllardır evlilik istediğim halde düzgün bir kıs
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilikte yaşı ilerlemiş ve evlenmek isteyen kimselere sizin üzerinizden şu tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Karşı tarafın fiziksel veya maddi durumuna fazlaca odaklanmak yerine ahlaki değerlerine ve uyumunuza odaklanmaya çalışın. Unutmayın, mükemmel insan yoktur; önemli olan birlikte tamamlanabileceğiniz bir yol arkadaşı bulmaktır. İslami ilimlerde ilerlemek, yeni beceriler öğrenmek veya sosyal çevrenizi genişletmek, hayatınıza yeni insanları dâhil etmenize vesile olabilir. Sık sık kendinize şu soruyu sorun: “Ben evliliğe gerçekten hazır mıyım?” Bazen bu sürecin uzaması, kişisel bir eksiklikten değil, Allah’ın sizin için daha hayırlısını saklamasından kaynaklanabilir. Evlenememek, toplumun baskısı altında insanı yıpratabilir. Ancak Allah’a güvenin ve O’ndan hayırlı olanı isteyin. Dua ile güzel niyetler ile sabrederek beklediğinizde, Allah sizi mutlaka feraha çıkaracaktır. Geçmişte yaşanan hatalar ve ayrılıklar Allah’a tevbe ve dua ile temizlenir. Önemli olan, niyetinizi ve kalbinizi berrak tutmaktır. Günlük hayatınızda Ayete’l-Kürsi, Felak-Nas surelerini okuyun. Allah, size en hayırlı eşi ve en güzel yuva nasip etsin.

Hocam ben otuz beş yaşında, beş vakit namaza yakın zamanda başlamış biriyim. Mad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaşınız evlilik ihtimali olmayan bir yaş değildir. Hiçbir yaş evlenemez hükmü verdiremez insana. Evlilik, kaderdir. Allah'ın kaderidir. Evliliği istemek, günlerce, aylarca, yıllarca bu isteği Rabbine dile getirmek bir ibadettir. Dua ediyor olmak arz talep meselesi olmaktan çok uzak bir kulluk pozisyonudur. Bu pozisyonla iftihar ediniz. Evliliği düşünüyor, istiyor, ihtiyaç duyuyor olmanız tabidir, doğaldır. Bu doğallığı aman şeytanın vesveseleri ile bozmayınız. Sabredin, sabretmeye devam edin. Bu duyguların sizi harama sürüklemesine izin vermeyin. Unutmayın Allah'ın kaderinden umut kesmek de günahlardan bir günahtır. Allah'a emanet olun.

Hocam ben yirmi dokuz yaşında gayet mutaassıp, iyi ve bilinen bir ailenin kızıyı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim istediğimiz şeyler, kendimizin, toplumun uygun gördüğü zamanda gerçekleşmediğinde biz onu “geç kalmış” olarak varsayıyoruz. Ama kime göre bu geç kalış? Evlenmenin yaşı olduğunu kim söyledi? Bu hayatta kimin her istediği, istediği zamanda ve şekilde olmaktadır ki? Biz, bize uygun görülen kaderi yaşıyoruz. Daha farklısını daha uygun daha hayırlısıymış sanırız ama öyle olup olmadığını da bilemeyiz. Bizim yararımıza sandığımız işler tam tersi zararımıza da olabilir. Bu sebeple biz kul olarak elimizden geleni yapar ve gerisini Allah'a salmanın rahatlığı ve ferahlığı içinde oluruz. Şeytanın tek bir meseleye odaklatıp içini kemirmesine izin vermemek adına boş kalmamaya çalış. Her an vaktini farklı işlerle doldur ki kederlenmeye zamanın kalmasın. Belli bir yaşa kadar evlenememek, evlenmeye dair tüm kapıların kapandığını göstermez. Hiç beklemediğin bir anda huzurlu bir evlilik yapabilirsin. Bu sebeple en güzeli, en rahatı teslim olabilmektir. Hayata daha geniş bir perspektiften bakmaya çalışalım. Olmayana değil olanlara bakıp daha fazla odaklanmamız gereken işler, nimetler olduğunu hatırlayalım. Elbette dua etmeyi de ihmal etmemek lazım. Evlenmek onca önemine binaen hayatımızın olmazsa olmazı değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği bizim için meçhuldür. Buna göre siz ölümcül bir hastalığa yakalanmış biri gibi değilsiniz. Bir başka mesele de evlenmiş olmak huzurun teminatı da değildir. Evli olduğu hâlde bekârlara imrenen ve boşanmak için her şeyi feda edenleri de düşünmek gerekir. Neyin kime hayır olduğunu bilemeyiz. Mevcut durumu en iyi şekilde yaşamak için gayret edelim. Yarın iyi bir evlilik günü olabilir. Evlenmemiş olmak en iyi hâlimiz olabilir. Konuyla ilgili sitemizde yayınlanmış olan şu mektup da içinizi rahatlatacaktır: Kızım, Bir zamanlar Firavun denen zalim vardı. O da karısını en büyük harama zorluyordu. O ise, Allah'ı her şeyin üstünde tuttu. Firavun'un dediğini yapmadı. Öldü, parça parça edildi yine yapmadı. Neticede ise o kadın, bütün mü'minlerin annesi, cennetin en öncesi olarak Rabb’ine gitti. Firavun cehennem kütüğü, o da cennet kuşu oldu. İkisi de ebediyet sahibi oldular. Biri cehennemde ebediyet kazandı, diğeri cennette… Kızım, gayet esef verici bir hâle zorlanıyorsun. Hem de annen tarafından. Becerebilirsen sen de kazanırsın; ebediyetleri kazanman mümkündür. Sabret ve kazan. Sana kısaca şu tavsiyeleri zikredebilirim: A- Evlenmeyi sen de ciddiye al, vakti gelince evlenmeye hazırlıklı ol. Çok güzel ve akıllıca döşünmüşsün. Sokağa çıkıp aday arayacak değilsin elbette. Rabbinin sana yazdığı nasibin seni er veya geç bulacaktır. Buna iman et, hiç şüphen olmasın. Ne kendini sal ne de içine kapan. Helal sınırları içinde dengeli bir siyasetin olsun. B- Annen ve babana her şeye rağmen nazik davran. Asla taviz verme. Onların sözüne aldırma ama nezaketini de bozma. Neticede onlar senin asıllarındır. Bir gün onlar da söylediklerine pişman olacaklardır. Kaba konuşma, hakaret etme. Nezaketle dik dur, dimdik dur. C- Vaktini dolu dolu geçirmeye bak, boş denebilecek işlerle vakit öldürme. Oku, yaz, araştır ama boş kalma. Büyük ideallerin insanı olmaya bak. İbadetlerini aksatma. Kuran oku. Dua et. D- Kızım, o kadının adı Âsiye idi. Binlerce sene oldu o bu dünyadan gideli. Şimdi de Rabbin seni Âsiye yapmak istedi ise sakın bu fırsatı kaçırmayasın. Gayret et, sen de Âsiye ol. Binlerce sene yaşa. Cennet kuşu ol, Rabbini bul. Sakın umutsuz kalma. Sakın korkma. Sakın incinme. Sakın ağlama. Ne olacak yüz yıl bekâr kalsan, ne olacak? Allah'ın razı olmadığı bir hayat olduktan sonra evli olsan ne olur bekâr olsan ne olur? Büyük düşün kızım, çok büyük düşün. Sakın kendini yalnız zannetmeyesin, melekler seninledir. Seni onlar da heyecanla izlemektedir. Sakın onları incitmeyesin. Sana dualar ederim kızım. Rabbim seni korusun ve yüceltsin. Sen de bana dua et.

Hocam otuz iki yaşında bekâr ve memur bir kız kardeşinizim. Tesettürüme elimden

dua konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz dua edin yeter ki, biiznillah biz bu badireleri de aşarız ve Rabbimizin razı olacağı işleri yapmaya çalışırız. Allah sizden razı olsun.

Hocam size teşekkürlerimi sunuyorum. Rabbim iki cihanda ehlisünnet hocalarımızda
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yatmadan önce okunacak duaları, zikir ve sureleri tavsiye eden hadisler “yatağına girdiğinde” şeklinde ifade ile bize ulaşmıştır. Dolayısıyla yatağa girildiğinde okunması evla olandır. Sesli okunması da gerekmemektedir. Kıyafet olarak da müstehcen denecek açıklık olmadıkça okumanın sakıncası olmaz.

Hocam uyumadan önce okunacak sureler ve dualar yatak odasına girmeden mi okunmal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fatiha Suresinin Kur'an’ımızın en büyük ve mübarek suresi olduğu sabittir. Fatiha Suresinin büyüklüğü, sevabı ile alakalı hiçbir tereddüdümüz yoktur, olamaz da. Tek kelimesinin hatta harfinin bile sevap, bereket olarak bize döneceğini de bilmemiz gerekir. Buna rağmen Fatiha Suresinin bu tür toplantılarda veya mekânlarda okunmasına yönelik bir emir de yoktur. İnsanların genelde en iyi bildikleri bir sure olduğu için Kur'an okunmak istenen yerde “herkes bir Fatiha okusun” anlamındaki talepler kulağımıza gelir. Bunda bir sakınca da olmaz. Yalnız “okunmazsa olmaz” nitelikli bir mekân ve ortam varmış gibi algı oluşturulması da dini hükümlerden biri ile teyit edilemez. Namazda okunması nasıl bir hüküm ise onun dışındaki mesela bir toplantının akabinde okunması dinin emridir denemez.

Hocam Fatiha Suresi çok farklı yerlerde farklı gerekçelerle okunuyor. Namazdan,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Verdiğiniz rakamlar ve bilgiler olduğu gibi yalandır, sakın aldanmayınız. Allah Teâlâ annenize afiyetler versin, size de sabır ihsan etsin. Tıbben gerekenleri yapın. Namazlarınızda ve diğer vakitlerde dualar edin. Fukaraya sadaka verin. Başka okunacak bir şey yoktur.

Hocam annemin kanser olduğunu öğrendik. Ona şifa için Kur'an okuduk. Bugün de ya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’a iman etmeyen kâfirler de Allah’ın kullarıdırlar. Dualarının kıyamet açısından hiçbir faydası yoktur. Dünyalık işlerde ise onlar da dua etseler Allah onların dualarını kabul eder. Cumhur ulemanın kanaati bu şekildedir.

Hocam Allah’a iman etmeyenler ya da imanı gerçek olmayanlar dua ettiklerinde o d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ledûn ilmi, Allah Teâlâ’nın salih kullarına ilham ettiği herkeste bulunmayan ilim demektir. Peygamberler, peygamberlerin varisleri durumundaki kullarına Allah Teâlâ bazı gizli ilimler aktarır. Bu haktır. Hak olmayan ise şudur: Mümin, böyle bir bilgi kendisine aktarılsın diye çalışmaz. Müminin hedefi Allah’ın rızasını kazanmaktır. Onun için çalışır. O çalışma, belli bir noktada o tür bilgilerin akmasına vesile olabilir veya olmaz, kul bunu bilemez, bir bilme gayreti içinde de olmaz. Bu birinci husustur. İkinci husus ise şudur: Bu tür bilgiler, insanı bağlayıcı olmaz. Birisine öyle bir ilim geldiği var sayılmış olsa bile Şeriat’ımızın sarih hükümleri bırakılıp o bilgi ile amel edilmez. Yani o bilginin hele diğer insanlar için uygulama değeri yoktur. Üçüncü bir husus da şudur: Ledûn ilminin kime hangi şartlarda geleceğine dair bir bilgimiz de yoktur. Bu bilginin geldiği insanlar “bende bu bilgi var” demezler. Diyecek olsalar, o düzeyi kaybederler. Başkalarının “filancada ledûn bilgisi var” demesi de kendin pişirip kendin yemek gibi bir şeydir. Elimizde Kur’an’ımız ve hadislerimiz, onlara ilave olarak ümmetimizin muhteşem birikimi olan fıkhımız vardır. Mümince yaşamak için başka bir bilgiye ihtiyacımız yoktur. Bu tür meşguliyetler de fuzulidir.

Hocam “İlmi Ledûn” nedir? İlmi Ledûn’e sahip olabilmek için ne yapmamız gerekir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.