Fetva Meclisi
Soru
Hocam Fatiha Suresi çok farklı yerlerde farklı gerekçelerle okunuyor. Namazdan, duadan sonra, toplantı bitiminde, mezarlıkta… Neredeyse her yerde her şey için okunuyor. Bunun dayanağı nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunun namaza zararı yoktur ama farzlarda yapmamanız daha iyi olur.
“Şurası okunmazsa olmaz” denebilecek bir yer yoktur. Müslüman kabristanlığına veya kabrine ziyarette bulunan birisi orada selam verir. Selamdan sonra dualar eder. Oradakilere ve kendisine dualar etmesi iyi olur. Sonra da oradakilere sevabı ulaşsın diye mesela: Fatiha suresini, Bakara suresinin ilk ve son âyetlerini, Yasin suresini, Tekâsur suresini, İhlas suresini okuyabilir.
Hatalı okunan ayeti doğru okumak yeterlidir. Allah kabul buyursun.
Tamamlamış olsanız namazınıza zararı olmaz. Ama imam Fatihayı sesli okurken dinlemek esastır. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bunun delili, Kur'an’ın dizilişindeki hikmete bağlı kalmak olarak özetlenebilir. Zaten bu, namaza mani bir durum değildir. Sadece mekruh olarak zikredilmiştir. Mekruhluk da hoş olmamak şeklinde anlaşılmalıdır.
Namazın farzları veya sünnetleri arasında Fatiha okumak yoktur. Allah'a emanet olun.
dua konusundaki diğer fetvalar
Yatmadan önce okunacak duaları, zikir ve sureleri tavsiye eden hadisler “yatağına girdiğinde” şeklinde ifade ile bize ulaşmıştır. Dolayısıyla yatağa girildiğinde okunması evla olandır. Sesli okunması da gerekmemektedir. Kıyafet olarak da müstehcen denecek açıklık olmadıkça okumanın sakıncası olmaz.
Hem “hayırlı bir evlilik” istiyorsunuz hem şu anda evli olmamaya takılıyorsunuz. Bu bir çelişki değil mi? Hayırlı olan sizin için evlenmemiş olmak ise kabul etmeyecek misiniz? Evet, evlenmek istemeniz tabii bir arzudur, muhakkak evlenin de. Allah Teâlâ sizin için ne yazdı ise onu bulursunuz, hiç merak etmeyin. Nice evli hanımlar, evlendikten iki gün sonra keşke ömürlerinin sonuna kadar evlenmemiş olsalardı diye ahlanıyorlar, onları görmüyor musunuz? Acele etmeyin, kendi kuyunuzu kazar gibi tavır içinde olmayın. Belaya dönüşen bir evlilikten ise bekâr yaşayıp gitmek daha hayırlıdır. Bir de böyle düşünün. İbadetlerinizi yapın, kendinizi boşlukta bırakmayın, bir kabiliyetinizi öne çıkararak kendinize yoğunluk üretin. Sılayırahime önem verin. Ve sabredin. Size yazılan sizi bulacaktır. Yazılmayan ise gelmez, boşuna uğraşmanız gerekmez. Allah yardımcınız olsun.
Allah’a iman etmeyen kâfirler de Allah’ın kullarıdırlar. Dualarının kıyamet açısından hiçbir faydası yoktur. Dünyalık işlerde ise onlar da dua etseler Allah onların dualarını kabul eder. Cumhur ulemanın kanaati bu şekildedir.
Siz dua edin yeter ki, biiznillah biz bu badireleri de aşarız ve Rabbimizin razı olacağı işleri yapmaya çalışırız. Allah sizden razı olsun.
Ledûn ilmi, Allah Teâlâ’nın salih kullarına ilham ettiği herkeste bulunmayan ilim demektir. Peygamberler, peygamberlerin varisleri durumundaki kullarına Allah Teâlâ bazı gizli ilimler aktarır. Bu haktır. Hak olmayan ise şudur: Mümin, böyle bir bilgi kendisine aktarılsın diye çalışmaz. Müminin hedefi Allah’ın rızasını kazanmaktır. Onun için çalışır. O çalışma, belli bir noktada o tür bilgilerin akmasına vesile olabilir veya olmaz, kul bunu bilemez, bir bilme gayreti içinde de olmaz. Bu birinci husustur. İkinci husus ise şudur: Bu tür bilgiler, insanı bağlayıcı olmaz. Birisine öyle bir ilim geldiği var sayılmış olsa bile Şeriat’ımızın sarih hükümleri bırakılıp o bilgi ile amel edilmez. Yani o bilginin hele diğer insanlar için uygulama değeri yoktur. Üçüncü bir husus da şudur: Ledûn ilminin kime hangi şartlarda geleceğine dair bir bilgimiz de yoktur. Bu bilginin geldiği insanlar “bende bu bilgi var” demezler. Diyecek olsalar, o düzeyi kaybederler. Başkalarının “filancada ledûn bilgisi var” demesi de kendin pişirip kendin yemek gibi bir şeydir. Elimizde Kur’an’ımız ve hadislerimiz, onlara ilave olarak ümmetimizin muhteşem birikimi olan fıkhımız vardır. Mümince yaşamak için başka bir bilgiye ihtiyacımız yoktur. Bu tür meşguliyetler de fuzulidir.
Verdiğiniz rakamlar ve bilgiler olduğu gibi yalandır, sakın aldanmayınız. Allah Teâlâ annenize afiyetler versin, size de sabır ihsan etsin. Tıbben gerekenleri yapın. Namazlarınızda ve diğer vakitlerde dualar edin. Fukaraya sadaka verin. Başka okunacak bir şey yoktur.