Fetva Meclisi
Soru
Hocam evliliğimizin başından beri eşimle aramızda cinsellik konusunda sorun yaşıyoruz. Hamile kalana kadar cinsellik hep benim isteğimle yaşandı, hamilelik döneminden itibaren ise tamamen bitti. Kaç yıldır eşim bana hiç dokunmuyor. Bu durum için her türlü doktora başvurduk, tedavi gördü. Büyü vb. durumları düşündük, bu konuda bilgili hocalardan yardım aldık ancak sonuç değişmedi. Tıbbi olarak herhangi bir sorunu olmadığı söylendi. Sorun sadece eşimin bana yaklaşamamasında. Birbirimizi seviyoruz ve eşim de bu duruma çok üzülüyor ancak bir çözüm bulamıyoruz. Bu süreçte kendimi eşimden uzaklaştığımı hissetmeye başladım. Başlarda bunun bir imtihan olduğunu düşünerek sabrettim, evliliğimizin diğer yönleri çok iyi olduğu için bu durumu kabullenmeye çalıştım fakat artık baş edemiyorum. Bu durumda ne yapmam gerektiğini bilemiyorum. Boşanmam mı gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin eşinizden erkek olarak sizin cinsel ihtiyacınızı karşılamasını talep etmeniz hakkınızdır. Bu hakkınızı karşılamıyorsa sizin üzerine gitmeniz de hakkınızdır. Eşiniz büyük ihtimalle tedavi olmalıdır. Onu tedaviye zorlayacak bir süreç işletin. Yuvanızı dağıtabilecek bir yanlışa girmeden ve bu durumu etrafınıza teşhir etmeden çözüm üretmeye çalışın. En sonunda mesela iki yıl sonra artık sorun çözülemez gibi duruyorsa ve siz de harama düşme riski görüyorsanız eşinizden ayrılmayı talep etmenizde bir sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Ne yazık ki eşiniz için hastalık sahibi demekten başka bir ifade bulamıyorum. O bir hastalığa tutulmuş durumdadır, yakın bir zamanda da tedavisi olmaz. Sabredip uzun zamanda iyileşmesini bekleyebilirseniz biiznillah umutsuz bir vaka olmaz zannederiz. Biraz da hamileliğin getirdiği gerginlik sizi zorluyor olabilir. Genel olarak çözümün nerede olduğunu yakalamışsınız ama geç kalınmış olabilir. Sabredip sözlerinizle, eylemlerinizle onun içine sızmaya çalışarak tedavi eden bir doktor gibi tavır takının ona. Duayı eksik etmeyin. Allah yardımcınız olsun bacı
Bu durum hiç hoş değil, aile geleceğiniz açısından bile bile sıkıntıya yürüyorsunuz. Muhakkak bir aile danışmanına beraber gidin. Gerekiyorsa psikoloğa gidin. Hiç geciktirmeyin.
Selamünaleyküm. Meseleyi cin meselesi olarak görmeden önce doktor sürecini bitirmeli idiniz. Kesinlikle doktora gidin. Onun da etkisinde kalacağı bir büyüğünü devreye sokun. Çok gecikmeyin, zaten geç kaldınız sayılır. Önce doktor sürecini başlatın.
Selamünaleyküm. Bir kere tıbbin bütün imkanlarını kullanın. Ondan sonra olmuyor deyin.İkinci olarak da asıl bu durumda yatak ilişkinizi bir tedavi-teselli olarak sürdürmeniz gerekirdi, yanlış yapmışsınız. Yeniden yatağa dönün. Çok dua edin. Kitap okuma, sohbetlere gitme gibi bir ilave iş üretin kendinize. Bayanlar arasında çocuğunuzun olmamasını gündem yapmamaya çalışın. Biri bin yaparak size yaralarlar. Allah yardımcınız olsun. Çocuk büyük bir nimettir elbette ama hayat çocuk demek değildir. Dengeli bakmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Süre ne kadar uzarsa uzan 'boşanma' kelimesini kullanmamaya çalışın. Evet, mevcut durum üzücü ve ucunda boşanma aşaması görülen bir durumdur ama siz böyle bir beklenti içinde olamayın; şeytanın işini kolaylaştırmayın. Biraz daha sabırlı olun. Yavrunuzla meşguliyeti artırın. Eşinizin ilgisini çekeceğiniz işler yapmaya çalışın. Bir kere soğukluk hissettiği için o da yanaşmaya cesaret edemiyordur. Siz de haklı olarak üzerine gittiğiniz için şeytan onu biraz daha itiyordur. Direk yatak odasını konuşmadan, yandan konularla girin meseleye. Bir süreliğine beraber geziye çıksanız, bir ay kadar başka yerde yaşasanız ihtimal açılabilir. Bir de size yanaşma belirtileri gösterdiğinde 'gördün mü, sana demiyor mu idim?' şeklinde sorgulama sakın yapmayın. Bir daha geri gelmeyecek şekilde itmiş olursunuz onu. Çok dua edin, çok.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Durumunuzu bir psikologla görüşmelisiniz. Bizim size nasihatimizden daha yararlı olacağını düşünürüz.
Yaşadıklarınızı bilmeden yalnızca bu bilgiler üzerinden bir tercih sunmak yanıltıcı olur. Bu nedenle sizinle genel bilgiler çerçevesinde notlar paylaşmaya çalışacağım. Mevcut evliliğinizde Allah rızasını aramaya ve evliliğinizi kurtarmaya çalışmak öncelikli olmalıdır. Mevcut evliliğinizde sabır gösterip, sorunu çözmeye yönelik adımlar atmanız bir tür ibadet ve Allah’a yakınlaşma vesilesi olabilir. "Sabır, sadece katlanmak değil; çözüm arayarak Allah’tan yardım dilemektir." Sabır çekmenin, evliliğinizi kurtarmaya katkı sağlaması, daha büyük sevap kazanmanıza ve ahirette Allah’ın rızasını kazanmanıza vesile olabilir. Ancak sabır, sizi manevi olarak tüketmemeli ve Müslümanlığınızı yok etmemelidir. Şu anki evliliğiniz sizi ibadetlerden uzaklaştırıyor ve Allah’a karşı sorumluluklarınızı yerine getirmeyi zorlaştırıyorsa, bu durumun devam etmesi haksızlık olabilir. Eğer evliliğinizde huzur ve ibadet imkânı bulamıyorsanız, boşanmayı düşünmek bir çıkış yolu olabilir. Ancak bu kararı aceleye getirmeden, istişare ederek ve istihare yaparak almanız gerektiğini ifade eder. Yeni bir evlilik, sizi manevi olarak daha güçlü kılacak ve ibadetlerinizi artırmanıza vesile olacaksa, bu Allah’ın rızasına uygun olabilir. Yalnız bunu garanti edemezsiniz. Daha kötü bir bataklığa da saplanabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizin yaşadığı durumun altında bazı psikolojik veya motivasyonla ilgili problemler olabilir. Salgın döneminde dükkânını kapatması, farklı işlerde tutunamaması, kendine olan güvenini sarsmış olabilir. Bazı erkekler, başarısızlıkla karşılaştıklarında içine kapanır ve mücadele etmekten kaçar. Ancak bu, aile sorumluluğunu ihmal etmesini mazur göstermez. Ona sert şekilde yüklenmek yerine, destekleyici bir tavırla konuşmaya çalışın. "Sen bizim için çok değerlisin, bu aile senin çabalarınla ayakta durabilir" gibi motive edici cümleler kullanabilirsiniz. Eşiniz, sizin sözlerinize kulak asmıyorsa, onun üzerinde etkili olabilecek bir aile büyüğünden veya güvendiği bir dostundan yardım isteyebilirsiniz. Onun sorumluluklarını hatırlatacak, samimi ve nazik bir konuşma faydalı olabilir. Eşinizin büyük işler yerine, daha küçük ve basit işlere yönelmesini sağlayabilirsiniz. Belki de büyük beklentiler onu korkutuyor. Online işler, serbest meslekler veya esnek çalışma saatleri gibi seçenekleri değerlendirebilirsiniz. Tüm çabalarınıza rağmen eşiniz hala çalışmıyor, sorumluluklarını yerine getirmiyorsa, bu noktada bir hakem ya da aile danışmanından yardım almayı düşünebilirsiniz. Dini açıdan da bir aile reisi, sorumluluğunu yerine getirmediği zaman bu durum, nikâhın devamını zorlaştırabilir. Ancak bu tür kararlar aceleye getirilmeden, sabır ve istişare ile alınmalıdır.
Kocası ölen kadının iddeti geçene kadar böyle işlerle ilgilenmemesi ve evinde beklemesi gerekir. Boşanmadan kaynaklanan iddette ise olabilir.
Zorla evlendirildiğin, istemediğin bir hayatı yaşamak zorunda kaldığın ve eşinden sürekli kötü muamele gördüğün bir evlilik ne dinen ne de vicdanen kabul edilebilir bir durumdur. Öncelikle Allah seni seviyor ve senin için en hayırlısını istiyor. Ama insanlar sana zulmetmiş, senin dualarını dinlememiş. Bu zulmü yapan Allah değil, insanlar! Sen dua ettin, ağladın ama ailen zorla seni evlendirdi. Bu, Allah’ın sana bir ceza vermesi değil, insanların sana zulmetmesidir. Şu an kalbin kırık, Allah’a olan güvenin sarsılmış gibi hissediyorsun. Ama unutma, Allah her zaman senin yanında. Bak, Allah sana bu zorluktan çıkma hakkını veriyor. Senin bu evliliğe mahkûm olmadığını, çıkış kapısının açık olduğunu bilmen gerek. Allah’a küsen sen değilsin, aslında insanlara ve yaşadığın zulme isyan ediyorsun. Ama bu öfkeyi Allah’a yönlendirmek yerine, seni bu hale getirenlere yönlendirmelisin. Allah’ın huzuruna yönelmekten korkma! Çünkü seni en iyi anlayan, en iyi bilen O’dur. Rabbine küsmek yerine, O’na dön ve şöyle dua et: "Allah'ım, bana en hayırlı yolu göster, beni zulümden kurtar, bana sabır ve güç ver!" Aile hayatınla ilgili şahsi kanaatim önce çözüm odaklı olmaya çalışarak kurulan yuvanı sahiplenmeye çalışman daha doğrudur. Bu yaşadıkların ailenden intikam almak için gösterdiğin refleksten kaynaklanabilir. Dolayısıyla geçmişteki yaşanan kırgınlıkları ve yanlışlıkları bir kenara atmayı başarabilirsen evde yaşanan gerginliği de azaltabilirsin. Sen gülersen kocanın da seni sahiplendiğini göreceksin. Onunla ilgilendiğinde o da sana benliğiyle dönecektir. Kocanın gözlerinin içine bak, ellerini tut, ona merhametli ol. Allah aranıza sevgi ve saygıyı yerleştirecektir. Boşanarak bilmediğin bir yola çıkman daha problemli bir sonuca götürebilir. Fakat her şeye rağmen kocanla mutlu bir yuva sürdüremeyeceğini düşünüyorsan ailene durumu anlat ve gerekirse desteğe ihtiyacın olduğunu söyle. Sen kararını ver ve adım at. Allah seninle ve seni bu sıkıntıdan çıkaracak olan da O’dur.