Fetva Meclisi
Soru
Ben dini nikâhımı kıydırırken nikâhımızı kıyan hoca durumumuzun iyi olması hasebiyle 500 gram mehir tayin etti. Ben de o işin hevesiyle, hocamı da söyleten Allah deyip hiç itiraz etmedim. Bir buçuk sene sonra hanımım evi terk etti ve beni mahkemeye verdi. 10 bin TL maddi tazminat istiyormuş. Mehri de vermemiştim. Sonra 10 bin TL'den de vazgeçtiler tek celsede boşanmak için. Biz de kabul ettik ve boşandık 2008 yılında. Kız tarafı mehir nedir, koca hakkı nedir bilmediği için bunun vebali bende. Mehri hak etti mi kendisi, etmişse nasıl vermeliyim? Başka biriyle evliymiş şu an.
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min sözünün esiridir; verdiğiniz sözde durmalı idiniz. Onun da nafakaya rağmen bunu istemesi onun yanlışı olabilir. Önceden mehir konuşmadı iseniz, onun kız kuzenlerinin aldığı mehri mesela örnek görüp aynısını verebilirdiniz. Netice olarak mehir diye anlaştığınız ne ise siz onu verirseniz daha iyisini yapmış olursunuz.
Bunun için belirli bir rakam yoktur. Eşinizle aynı hayatı yaşayacağınıza göre onun zorlanacağı bir şey sizin de zorlanmanız olacaktır. Mehir ise dinimizin bir emridir. Ortalama bir şey isteyebilirsiniz. Mesela yirmi gram altın veya benzeri bir şey ile başlayabilirsiniz. Bu hususta pazarlık yapmanız da caizdir. Peşin almanız gerekmez. Aranızda neye ittifak ederseniz o geçerlidir. Allah mübarek etsin.
Selamünaleyküm. Önemli olan, sizin nikâh akdine evet derken kullandığınız veya tasdik ettiğiniz değerdir. O esnada, şahitler sizi dinlerken hangi rakamı kullandı iseniz eşinizin vermesi gereken de o dur. İleri bir tarihte de olsa bunu vermelidir. Siz almamayı tercih ederseniz ya da indirim yaparsanız bu hakkınızdır ve caizdir. O takdirde de, ne kadar istiyorsanız o kadar verir.
Selamünaleyküm. Sizin yaptığınız bir hibedir yani mehrinizi ona hibe ettiniz. Bu da sizin hakkınızdır. Artık mehir kalmamıştır. Size bir şey vermesi gerekmez. Allah'a emanet olunuz.
Nikâhınız düşmedi ise de düşürün siz ve omuzunuzu rahatlatın. Mihri de verebileceğiniz taksitlerle verin. Onun adına bir bankaya da yatırabilirsiniz. Geçmiş olsun.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Geçmiş olsun. Geri kalan ömrünüz bereketli olsun. Mehir ve takı gibi sizin hakkınız olan her şeyi talep edin. Talebinize olumlu cevap verilmezse mevcut yasaları o hakkınızı elde etmek için kullanın. Çocuklarınızın yetişmesi için makul olanı istemenizde de sakınca olmaz. Zaten çocuklara nafaka vermesi de eşinizin görevidir. Gerisine tenezzül etmeyin.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Nikâh tereddüt götürmez bir iştir. Mahkeme sürecini beklemeleri akla ve dine daha uygundur.
Selamünaleyküm. Cinsel olarak bağınız zayıfsa tekrar denemeye kalkmayın. Boşuna süreyi uzatmış olursunuz. Kadının bekâreti mehrinin karşılığıdır. Sizinle bir odaya girdikten sonra mehrini vermeniz için bir engel kalmamıştır. O, hakkından ferağat ederse vermeyebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.Böyle bir evlilik olmaz. Umarım anlattığınız yanlış olsun. Bu durumdan sorumlu olan erkektir. Erkek, annesini de üzmeden eşinin haklarını vermelidir. Sevmek iddiası bu durumda doğru olmaz. Kadın, eşi ile bir kere daha konuşup durumu düzeltmesini istesin. Hakkı verilmeyen, itilmiş bir kadının boşanma talebinde bulunması yanlış olmaz. Allah hiçbir kadını sömürmek için bir erkeğe teslim etmemiştir. Her kadın, Allah'ın adıyla emanet alınmıştır. Emanete hıyanet edenler haindirler. Eğer durum böyle ise kadın boşanmayı, gerekli istişareleri ve aile büyüklerini devreye soktuktan sonra isteyebilir.
Selamünaleyküm. Yazınızı, ümmetim adına, insan olmanın izzeti adına kahrolarak okudum. Çok yaygın bir hastalık sizin yuvanızı da bulmuş; Allah'tan korkarak ve aklınızı çok iyi kullanarak hareket etmeniz gereken bir durumdasınız.SİZİN YAZDIKLARINIZA BİNAEN size şu tavsiyelerim olacak: 1- Hanımınızı boşama hakkınız olabilir ama onun hatalı tutumları yüzünden bir harama kaymanız makul değildir. Susadıkça deniz suyu içmek gibi bir iş yapmamalısınız. 2- Hanımızın size karşı kusurlarını kendiniz için gerekçe yapabilirsiniz; Allah Teala'ya karşı olan kusurları nedeniyle onun hakkında bir karar vermeniz doğru olmaz. Siz sizin hakkınızı koruyun, Allah'ın hakkını Allah alır. 3- Bu tür sorular sorulduğunda toparlayıcı ve birleştirici tavsiyelerde bulunmak adettir ve uygun olan da o dur. Ancak ben, SİZİN TEK TARAFLI OLARAK ANLATTIKLARINIZA BİNAEN, ailenizin sağlıklı bir şekilde devam etmeyeceğini zannediyorum. Bilhassa hanımlar, çalışıp kazanmayı göze koyduktan sonra ailenin devamı bir kat daha zorlaşmaktadır. Acı ve esef verici de olsa durum budur. 4- Ayrılmak da birleşmek kadar haktır. Herkes hakkına razı olarak ayrılsın. Birbirinize zulmetmeden, geçmişteki güzel günleri inkâr etmeden ya ailenizden büyüklerin hakemliği ile ya da mahkeme ile ayrılabilirsiniz. Ne zulmedin ne zulüm görün. Daha sonra da yeni bir düzen kurarsınız. Amu bu düzeniniz internetten tanıştığınız biri ile olmasın. Yağmurdan kaçarken doluya tutulursunuz. Herhalükârda Allah'tan korkun, âdil olun, vefalı olun.
Boşanan bir kadının boşanması nihai yani ÜÇ TALAKIN DA GERÇEKLEŞTİĞİ bir boşanma ise, üç hayız müddeti bekledikten sonra başka bir erkekle evlenebilir. Bu evlenme gerçekleştikten sonra cinsel ilişkili bir dönemin sonunda ikinci eşi tarafından da boşanırsa, üç hayız döneminden sonra birinci eşiyle yeniden sıfırdan bir evlilik yapabilir. Bu arada ikinci eşle kâğıt üzerinden ya da cinsel ilişki olmadan veya bir cinsel ilişki olacak kadar bir süre için evlenmeye yani evlilik hilesi yapmaya hulle denir ki bu bir haramdır.
Selamünaleyküm. Boşamada kararlı iseniz, nikâhınızda şahitlik eden iki şahide eşinizi filan tarihten itibaren boşadığınızı duyurun. Boşanmış olur.