Fetva Meclisi
Soru
Kıymetli hocam mehir konusunda size danışmak istiyorum. Nişanlım bana mehir olarak ne istediğimi sordu ancak ben ne istesem uygun olur bilmiyorum. Nişanlımın maddi durumu çok iyi olmasa da orta halli sayılır. Evimizi borç alarak yerleştireceğiz. Babası da düğün masraflarını karşılayacakmış. Kendi annem ve babam mehir konusunda herhangi bir istekte bulunmuyorlar, yani tamamen bana kalmış bir karar. Bana ne tavsiye edersiniz hocam? Kolaylık sağlamak adına az bir mehir mi istesem ve bunu ileriki zamanlarda ödemek üzere mi anlaşsam? Yoksa çevremizdeki standart ne ise onu mu istesem ve bir kısmını nikâh akdi ile birlikte mi talep etsem? Hadiste geçen masrafsız nikâh övgüleri ile bir erkeğin bir kadını nikâhlamak için biraz maddi manevi zorluk çekmesinin iyi olacağı tavsiyesi arasında kararsızım. Ne tavsiye edersiniz bana?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Siz mehir olarak talep ettiğiniz miktar olan umre fiyatını alacak olarak eşinizden alın. Umre konusunu da ne zaman nasip olursa o zaman yapmak üzere erteleyin. Bunu bir aile için sorun durumuna getirmeniz doğru olmaz. Aile içi huzurunuz umreden önemlidir!
Mehrin belli bir oranı yoktur, kadının istediği erkeğin de razı olduğu şeyin adıdır. Genelde altın üzerinden konuşulur. Mesela yüz gram altın denir. Siz de bunu diyebilirsiniz. Az veya çok size bağlıdır. Peşin de olabilir, ileri bir tarihe de ertelenebilir. Elinize geçince de yüzde yüz sizindir. Evin ortak bütçesi ile alakası yoktur. Erkeğin ona müdahale hakkı olmaz.
Onunla yatağa girdi iseniz, mehir onun tarafına geçmiş demektir; vermek zorundasınız. Konuşun, istemezse bir sakıncası yok sizde kalır. Ya da pazarlık edin, indirsin.
Aleykümselam. Evet, sizin mehrinizden eşiniz sorumludur. Er geç o, ödemesi gereken bir borç olarak onun üzerinde kalmıştır. Yine de siz böyle bir meseleden ötürü huzurunuzu bozmamaya dikkat edin. Dikkat ederek ve kırmadan hakkınızı isteyebilirsiniz. Hiçbir maddi kazanç huzurunuz kadar değerli olamaz.
Evlilik imtihanını basit göremeyiz. Siz, bu konuda ilk değilsiniz. Pek çok evlilik bu şekilde sonlanmaktadır. Şöyle bir takvim izleyebilirsiniz: a- Eğer sizin anlattıklarınız doğru ise (Eşinizi dinlemeden sizin tam doğruyu söylediğinizi saymamız mümkün değildir.) eşiniz, sizi erkek olarak beğenmemiştir. Anne babası, yemek mazeretin görünen yüzüdür. Yapılacak bir şey yoktur; böyle bir evlilik uzun yıllar sürmez. Eğer eşinizin yaşı, yirminin altında ise bu bir çocukluktur. Nasihat ettirerek düzeltebilirsiniz. Ama annesi babası onu teşvik eder durumda ise bu da zordur. Ayrılmaya razı olacaksınız. Bırakın ayrılma dilekçesini o versin de bari mahkeme size nafaka cezası vermesin. b- Boşanma gibi ağır bir konuda sizin yaptığınız gibi maddi kayıplar düşünülmez. Sizinki de bir çocukluk. Hayatınızın en ağır darbelerinden birini yiyorsunuz ve şu kadar lirayı düşünüyorsunuz. Size şunu söyleyeyim: Uyuyacağınız tek bir huzurlu gece bile o yedi buçuk milyardan daha değerli olmalıdır sizin gözünüzde. c- İlerde pişman olmamak için yeteri kadar istişare edin; onun ve sizin aile büyüklerinizi devreye sokun. Aklı başında büyükleriniz sana bu evlilik devam etmez derlerse hiç tereddüt etme. Boşa ve yeniden evlenmeye çalış. Asla bekâr kalma. Erkeğin dul iken bekâr kalması tehlikelidir. d- Gerdek gecesini aştığınıza göre mehir kadının hakkıdır. Eğer siz zorlamadan bilezikleri yani mehri size iade etti ise onlar da sizin oldu demektir. Geri vermeniz gerekmez. Yaşınızı yazmadığınız için daha kısıtlı cevap vermek durumundayım. Sabırlı olun. Allah'tan korkun, aceleci ve istişaresiz karar vermeyin. Kadına ait hiçbir hakkı ezmeyin; sizden gitsin ama kimsenin hakkı sizde kalmasın. Ve kesinlikle sürüncemede bir gün geçirmeyin; istişare edin, kalbiniz rahat edince de karar verin. Sonra da yolunuza devam edin. Ve sıhhatinizi, iffetinizi, şerefinizi, erkekliğinizi parayla asla ölçmeyin.
Selamünaleyküm. Eğer iki şahit ile nikâh yapmış idiyseniz siz nikâhlı idiniz. Eşinizin yaptığı da tam anlamıyla bir boşamadır ve siz ondan boş durumdasınız. Şahitsiz bir nikâh yapıldı ise o nikâh değildi siz zina durumunda idiniz. Şu anda yapacağınız şey, bir müftülüğe gidip yüz yüze fetva almanızdır.
altın konusundaki diğer fetvalar
Kadınların kullandığı altın veya gümüş süs eşyalarının kiralanması caiz görülmüştür. Örnek olarak kuyumcuya veya bilezikleri olan birine gidip şu kadar bileziği şu kadar kira ödemek üzere bir haftalığına kiralayabilirsiniz. Bu caizdir.
Kadının göstermesi caiz olmayan bölgeye dışarıdan koyduğu ziynet eşyası o bölgenin hükmünü taşır. Mesela parmağı açık olabileceği için yüzüğü de açıkta olabilir. Bilezik bölgesi haram bölge olduğu için bileziği açıkta olmaz. Evet, bilezik bölgesinin haramlığı ile bileziğin açıkta olmasının haramlığı aynı değildir ama bu bir algı ve teslimiyet meselesi olarak kabul edilmelidir.
Bu meseleye namazdan önce insanlık meselesi olarak bakmanızı tavsiye ederim size. Senin büyüklerin onun büyükleri ile açıkça konuşsun. O şekilde çözmeye çalışın meseleyi.
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Böyle bir iade gerekmez, yakışa da kalmaz.
Bu rakam, sizin borcunuzdur. Eşinizin istediği zaman onu ödemeniz gerekir. Size onu bağışlaması da mümkündür.