Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben evlenirken eşim ve ailesi ev var dediler. Eşyalar da borçsuz alınıyor sadece bir miktar kredi çekilecek dediler. Evlendikten sonra eşimin annesi ve babası ayrıldı. Önceden de defalarca ayrılıp barışmışlar. Böyle olunca eşim ev yok, unut dedi. Çektikleri krediyi de babası ödeyemiyormuş şu an. Bu parayla eşya alındı ve düğün yapıldı, altınları ver ödeyelim diyorlar. Hepsiyle eşya alınmadı ve düğün yapılmadı, biliyorum. Evlendiğimizden bu yana altınları almak için ailesi sürekli eşime baskı yaptı. Ben eşime güvenip de altınlarımı vermek istemiyorum ama borç da var, zor durumda kaldı. Ailem de o altınlar senin verme diyor. Mehir olarak da araba sözü verdi. Hemen alamam ama alacağım diyor. Babası evden ayrıldığı için onun da bizimle yaşamasını istiyor. Evlenmeden önce babasıyla yaşama konusu açılmıştı ve ben yaşayamayacağımı söyledim. Şimdi boşanmak istiyorum ama Rabbime karşı hata etmiş olurum diye korkuyorum. Ben bu durumda ne yapmalıyım? Bana bir yol gösterir misiniz acaba.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu noktadan sonra sabredeceksiniz, kalbinin yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka bir sıkıntınız yoksa bu nedenle boşamayın, sabredin.
Selamünaleyküm. Sizin anlatmanıza göre cevap veriyorum: Sizin elinizdeki bir mala eşinizin müdahale etmesi mümkün değildir. O tamamen sizin malınızdır. Rızanız olmadıkça onu sizden alamaz. Darılmaya da hakkı yoktur. Mehrinizi de başka bir şeyle karıştırmamalıdır. Yine de siz, huzurunuzu esas alarak hareket etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Eğer eşinizi gerçekten seviyorsanız onun hatırı için bir kese altını bile feda etmelisiniz. Bunu bir zaman sonra unutursunuz, kabalık yaparsanız o sizi üzer. Sabredin, onların kabalığı sizin kazancınız olsun. Eşinizle aranızdaki muhabbete çok şeyi feda etmelisiniz ki, evliliğin kıymetini bilmiş olasınız.
Aleykümselam. Evet, sizin mehrinizden eşiniz sorumludur. Er geç o, ödemesi gereken bir borç olarak onun üzerinde kalmıştır. Yine de siz böyle bir meseleden ötürü huzurunuzu bozmamaya dikkat edin. Dikkat ederek ve kırmadan hakkınızı isteyebilirsiniz. Hiçbir maddi kazanç huzurunuz kadar değerli olamaz.
Selamünaleyküm. Dünya fanidir. Eşyası de fani eşyadır. Atılıp çürütülmek için üretilmiştir. İsraf olmadıkça atabilirsiniz. Atılamayacak durumda ise bir ihtiyaç sahibine verin yenisini öyle alın. Şunu da bilin ki, bu düşünceleriniz bir zaman sonra mobilya ibadetine dönüşebilir. Çok dikkat edin, sabredin.
Selamünaleyküm. Kendinizi yoğun tutmanız gerekir. Ev işleri bir insanın dolu olmasına yetmez. Okuyun, sohbet halkalarına katılın. Özel yeteneklerinizi geliştirin. Böylece ilave sıkıntılardan kurtulursunuz. Krediyi en kısa zamanda bitirmek için uğraşın, elbette tevbe de etmelisiniz. Sözünü ettiğiniz kurumlarla zaruret durumunda iş yapılabilir.
altın konusundaki diğer fetvalar
Bu meseleye namazdan önce insanlık meselesi olarak bakmanızı tavsiye ederim size. Senin büyüklerin onun büyükleri ile açıkça konuşsun. O şekilde çözmeye çalışın meseleyi.
Kadının göstermesi caiz olmayan bölgeye dışarıdan koyduğu ziynet eşyası o bölgenin hükmünü taşır. Mesela parmağı açık olabileceği için yüzüğü de açıkta olabilir. Bilezik bölgesi haram bölge olduğu için bileziği açıkta olmaz. Evet, bilezik bölgesinin haramlığı ile bileziğin açıkta olmasının haramlığı aynı değildir ama bu bir algı ve teslimiyet meselesi olarak kabul edilmelidir.
Kadınların kullandığı altın veya gümüş süs eşyalarının kiralanması caiz görülmüştür. Örnek olarak kuyumcuya veya bilezikleri olan birine gidip şu kadar bileziği şu kadar kira ödemek üzere bir haftalığına kiralayabilirsiniz. Bu caizdir.
Bunun için belirli bir rakam yoktur. Eşinizle aynı hayatı yaşayacağınıza göre onun zorlanacağı bir şey sizin de zorlanmanız olacaktır. Mehir ise dinimizin bir emridir. Ortalama bir şey isteyebilirsiniz. Mesela yirmi gram altın veya benzeri bir şey ile başlayabilirsiniz. Bu hususta pazarlık yapmanız da caizdir. Peşin almanız gerekmez. Aranızda neye ittifak ederseniz o geçerlidir. Allah mübarek etsin.
Bu tür anlatımlar umumiyetle hikâye türündendir. İltifat etmemenizi tavsiye ederiz. Eğer gerçek bir olay ise ve böyle ise de inşaallah bir haram durumu da yoktur.
Böyle bir iade gerekmez, yakışa da kalmaz.