Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir yakınımın ahbabı kendi tarlasında define bulmuş. Gariban bir amcaymış, bulunan liraları arkadaşlarıyla beraber el altından satıp bölüşmüşler. Devlete beşte bir pay düştüğünü duymuşlar ve bu payı devlete vermek yerine hayır yapan kurumlara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmışlar. Bu parayla kimi iş kurmuş kimi kardeş, eş, dost, anne ve baba sevindirmişler. Bu paralar helal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Araya devlet girince bazı Müslümanlar, haramların da helal olduğunu vehm ediyorlar. Devlet haram helal derdi olan bir devlet olsa vehmleri doğru olurdu. Ama maalesef böyle değil. Bir insanın parasını beş olarak alıp altı olarak geri vermenin adı faizdir. Bunu kim yaparsa yapsın faizdir, haramdır.
Sadece haramdan gelen kaynaktan elde edilen kazanç elbette berrak helal bir kazanç değildir. Tevbe etmeli ve istiğfar etmelidir.
Bu parayı alabilirsiniz. Her ne kadar size verilen paranın bir kısmına faiz denmiş ise de neticede ortadaki zararı kapatmak için yapılmış bir değerlendirme olarak görürüz bunu. Biiznillah alınacak fazlalık faiz değildir.
Sizin açınızdan bir sakınca olmayabilir; ihtiyacınız varsa giderebilirsiniz. O ise vebaldedir.
Önce böyle bir günahtan ötürü tevbe ve istiğfarı düşünmek gerekir. Tevbe ederek, samimi bir şekilde istiğfar ederek hatayı düzeltmek gerekir. O tarladan elde edilen gelirin tamamı için haram da demeyiz ama o miktar paranın bir hayra verilmesini tavsiye ederiz.
Aleykümselam. Paranızın aslı sizindir. O asıl parayı kullanabilirsiniz.
altın konusundaki diğer fetvalar
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Bu meseleye namazdan önce insanlık meselesi olarak bakmanızı tavsiye ederim size. Senin büyüklerin onun büyükleri ile açıkça konuşsun. O şekilde çözmeye çalışın meseleyi.
Kadının göstermesi caiz olmayan bölgeye dışarıdan koyduğu ziynet eşyası o bölgenin hükmünü taşır. Mesela parmağı açık olabileceği için yüzüğü de açıkta olabilir. Bilezik bölgesi haram bölge olduğu için bileziği açıkta olmaz. Evet, bilezik bölgesinin haramlığı ile bileziğin açıkta olmasının haramlığı aynı değildir ama bu bir algı ve teslimiyet meselesi olarak kabul edilmelidir.
Kadınların kullandığı altın veya gümüş süs eşyalarının kiralanması caiz görülmüştür. Örnek olarak kuyumcuya veya bilezikleri olan birine gidip şu kadar bileziği şu kadar kira ödemek üzere bir haftalığına kiralayabilirsiniz. Bu caizdir.
Size yaklaşık olarak beş km yakın bir yerde Cuma namazı kılınıyorsa Cuma namazına gitmeniz gerekir. Hutbenin Arapça olmaması engel değildir. Temiz olmamaları da gitmenize mani olmaz. Kendinize bir seccade edinin ve gittiğinizde onu serin ve üzerinde kılın. Eğer bulaşıcı hastalık tehlikesi açık bir şekilde camiden geliyor diye kesin bir bilginiz olursa gitmeyebilirsiniz. Tahminle bu kararı vermeniz doğru olmaz. Maaşınızın oranına göre değil elinizdeki birikime göre fitre verirsiniz. Elinizdeki birikim 81 gram altın alacak kadar ediyorsa fitre verin. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin.
Bunun için belirli bir rakam yoktur. Eşinizle aynı hayatı yaşayacağınıza göre onun zorlanacağı bir şey sizin de zorlanmanız olacaktır. Mehir ise dinimizin bir emridir. Ortalama bir şey isteyebilirsiniz. Mesela yirmi gram altın veya benzeri bir şey ile başlayabilirsiniz. Bu hususta pazarlık yapmanız da caizdir. Peşin almanız gerekmez. Aranızda neye ittifak ederseniz o geçerlidir. Allah mübarek etsin.