İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ben yurt dışında otelde çalışan bir gencim. Burası Budist bir memleket ama az da olsa Müslüman var. Buradaki Müslümanlar cuma namazını çok değişik kılıyor ve camilerde halı denilebilecek bir şey yok. Benim cuma namazına gitme hakkım var ama içimden gelmiyor gitmek çünkü hiç temiz değil. Burada bulaşıcı hastalık da var, açıkçası korkuyorum. İnsanlar ayakkabı giymiyor ve bu ayaklarla camiye giriyorlar. Hutbede de yabancı dilde. Sizce ben cuma namazına gitmeli miyim? Bir de hocam ben aylık yedi bin beş yüz TL alıyorum, fitre vermem gerekir mi?

Cevap

Size yaklaşık olarak beş km yakın bir yerde Cuma namazı kılınıyorsa Cuma namazına gitmeniz gerekir. Hutbenin Arapça olmaması engel değildir. Temiz olmamaları da gitmenize mani olmaz. Kendinize bir seccade edinin ve gittiğinizde onu serin ve üzerinde kılın. Eğer bulaşıcı hastalık tehlikesi açık bir şekilde camiden geliyor diye kesin bir bilginiz olursa gitmeyebilirsiniz. Tahminle bu kararı vermeniz doğru olmaz. Maaşınızın oranına göre değil elinizdeki birikime göre fitre verirsiniz. Elinizdeki birikim 81 gram altın alacak kadar ediyorsa fitre verin. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Durum şöyledir: Cuma namazı, cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayan herkese farzdır. Şehrin neresinden olursa olsun oraya gitmelidir. Şehir dışında bulunan ise beş km mesafede ise cuma namazı kılınan camiye gitmek zorundadır. Sizin durumunuzdaki biri ise bu kuralın dışında kalmaktadır. Siz böyle bir durumda öğlen namazını kılarsınız. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm hocam, ben Avusturya’da tren şoförüyüm ve her gün 25 km uzunluğun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size afiyet versin, geçmiş olsun. Belirttiğiniz nedenle cumayı terk edemezsiniz. İşten direkt camiye gidin. Veya o günü tatil günü yapın ya da bir tedbir üretin muhakkak.

Hocam ben şeker hastası biriyim. Cuma günleri sabah dört buçuk ile bir arası çal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cuma namazını salt namaz olarak görmeyin. Onun namazla birlikte taşıdığı siyasi, psikolojik ve sosyolojik anlamları da vardır. Dolayısıyla camiye gitme imkânınız varsa cumayı Müslüman kardeşlerimizle kılın. Oradaki Müslümanlardan ayrılmayın. Yani imkânlarınızı da biraz zorlamanızı tavsiye ederim. Cuma namazına gitmeniz sizin için ciddi bir sıkıntıysa öğle namazını bulunduğunuz yerde eda edersiniz.

Hocam ben gurbette bir köyde yaşıyorum. En yakın camii on dört km. Camiye trenle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Birkaç defa yazışmamızdan anladım ki daha önceki verdiğimiz bilgilerden tatmin olmamışsınız. Size açıkça ve yalnızca "Cuma namazına gitmeyebilirsiniz" ifadesini kullanma hakkımız yok. Bizim vazifemiz Cuma namazını düşüren ilkeleri nakletmek, sizin vazifeniz de bu ilkelere sizin uygun olup olmadığını kontrol etmektir. Sonrasında kalbinizle iç muhasebe yaparak doğru karara varmanızdır. Öncelikli çabanız uzak da olsa haftada bir Cuma namazında Müslüman kardeşlerimizle beraber namaz kılmak olmalıdır. Gerekirse o gün izin hakkınızı kullanın. Bu imkânlar elinizde değilse, Cuma namazına gitmek için farklı alternatifler de üretemediyseniz ve bahsettiğiniz şekilde de cami çok uzaksa öğle namazını kılarsınız. Üç Cuma namazını hiçbir mazereti olmaksınız terk eden kimsenin kalbinin mühürlendiği/İslami algılara kalbinin kapalı olduğu hadislerde yer almaktadır. Bu hadis Cuma namazını geçerli bir mazereti olmayan kimselerle ilgilidir. Öyle de olsa sakınma gayretinde olmalıyız.

Hocam ben Cuma namazıyla ilgili sormuştum. Eğer benim için büyük bir sıkıntıysa,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size afiyet versin, sabırla yaşamayı kolay kılsın. Âmîn. Evet, camide namaz kılmak namazın önemli şartlarından biridir ama namazın kabul olmasının şartlarından değildir. Belli sebeplerle camiye gidilmeyebilir. Belirttiğiniz şişmanlık bu sebeplerden biridir Çünkü şişmanlık bir hastalıktır. Her hastalık gibi o da bir özürdür. Mesela merdiven çıkamamak, eve dönünce nefes zorluğu çekip yatma durumunda olmak gibi “hasta” muamelesi görmeyi gerektirecek durumdaki şişman hastalık özrü ile camiye gidemeyebilir, evde kıldığı namazla da inşaallah aynı sevabı kazanabilir. Buradaki rahatlatıcı ölçü şudur: Böyle hasta değil iken camiye gidiyordu da şu anda “gidemiyor” ise sebep bu hastalıktır ve özürdür. Özürlü de biiznillah muaftır. Cuma namazına muhakkak gitmeye çalışın. Cami ile bağınız kopmaması için de ara sıra da olsa kendinizi iyi hissettiğiniz zamanlar gitmeye çalışın. Allah Teâlâ kabul buyursun, eksiğimizi telafi etsin. Âmîn.

Hocam namazı cemaatle kılmanın önemini biliyorum ancak ben çok kiloluyum, hareke
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz devletten camide beş vakit bulunmanız için maaş alıyorsunuz. Bir kişi olsa hatta hiç kimse olmasa bile orada bulunmanız aldığınız maaşın helal olması için şarttır. Siz orada sadece imam veya müezzin değilsiniz; o noktada devletin emanetini sahiplenmiş bulunuyorsunuz. Resmi izin günleriniz dışında orada bulunmamanız emanete hıyanettir. Sadece aldığınız maaşın helal olup olmaması olarak bakmamalısınız. Sizin bu durumunuza göz yuman idareciniz/müftünüz de hıyanete ortaktır. İnsanın acil bir işi nedeniyle bir vakit namazdan geri kalması kabul edilebilir ama bunu ilkeleştirmek kabul edilemez. Nerede kaldı ki sizin bir Müslüman olarak namazda camide olmanız gerekirdi. Yaptığınız sıradan bir memurun bile yapmaması gereken bir iş iken bir imam olarak asla size yakışmayanı yapmış olursunuz. Tevbe edin ve vazifenize sadık olun. İnsanlara iyi örnek olun. İşiniz çoksa imamlığı bırakın ve çok olan işinize yönelin.

Hocam ben bir camide imamım. Aynı camide müezzin de var. İkimiz de resmi görevli

altın konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mehrin belli bir oranı yoktur, kadının istediği erkeğin de razı olduğu şeyin adıdır. Genelde altın üzerinden konuşulur. Mesela yüz gram altın denir. Siz de bunu diyebilirsiniz. Az veya çok size bağlıdır. Peşin de olabilir, ileri bir tarihe de ertelenebilir. Elinize geçince de yüzde yüz sizindir. Evin ortak bütçesi ile alakası yoktur. Erkeğin ona müdahale hakkı olmaz.

Hocam, benim yakında düğünüm var. Nişanlım ile mehir konusunda konuştum. Ondan n
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Buna bir dini ölçü konamaz. Bunlar örfe ve eş adaylarının özel durumuna göre değişebilir şeylerdir. Gerçekçi olmak ve israf etmemek kaydıyla serbest durumlardır bunlar.

Hocam evlilikte takı mevzusunun dinimizdeki yeri hakkında bilgi almak istiyordum
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bulduğunuz şeyi bir yıl ilan etmeniz gerekiyordu. Bunu yapmadığınız için onu kullanmak size helal olmazdı. Şu anda onun kıymeti kadar sadaka vermelisiniz.

Hocam ben bir altın bulmuştum. Aradan yıllar geçti. Ben onu buldum diye kullandı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Altın alıp ileride satmak için yani kâr etmek için saklanmasında hiçbir sakınca yoktur.

Hocam ileriye dönük kâr amaçlı altın alıp satmakta sakınca var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tür anlatımlar umumiyetle hikâye türündendir. İltifat etmemenizi tavsiye ederiz. Eğer gerçek bir olay ise ve böyle ise de inşaallah bir haram durumu da yoktur.

Hocam bir yakınımın ahbabı kendi tarlasında define bulmuş. Gariban bir amcaymış,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ödemeniz anında kuyumcunun hesabına düştüğüne göre bu bir taksitle satın alma değildir, bunda caizlik açısından sorun olmaz.

Hocam altın alışverişinde taksitle almanın uygun olmadığını öğrenmiştim. Kuyumcu

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.