Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Cuma namazıyla ilgili sormuştum. Eğer benim için büyük bir sıkıntıysa, öğle namazını bulunduğum yerde kılmamı önermiştiniz. Karşılaştığım sıkıntılar ise şunlar: Patronum, bir hafta ben, bir hafta iş arkadaşım gitmek üzere izin veriyor. Müşteri kaybı yaşanabilir. Camiye gidip gelmek 2-3 saatimi alıyor. Bu sıkıntılar sebebiyle, Cuma namazını kaçırmam doğru olur mu? Üç Cuma gitmediğimde kalbim mühürlenir diye bir hadis var mı? Cuma günü çalışarak kazandığım para haram mı olur? Cuma namazına gitmediğimde günaha giriyor muyum? Eğer benim için farz ise işimi bırakmam mı gerekiyor? 16 km uzakta bir cami var, trenle gidip gelebilirim ama dört durak sonra varabiliyorum. Allah hepimize doğru yolu göstersin ve günahlarımızı affetsin. Bu durumda ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Cuma namazı hür, mazereti olmayan ve mukim olan her müslüman erkeğe farz-ı ayndır (el-Cum'a, 62/9). Cuma namazının kuvvetli bir farz olduğu ve bu namazı özürsüz olarak terk etmenin büyük günah sayıldığı hususunda sahih hadisler vardır. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Önemsemeyerek üç cumayı terk eden kimsenin kalbini Allah mühürler.” (Ebû Dâvûd, Salât, 209 [1052]; Tirmizî, Cum‘a, 7 [500]); “Birtakım kimseler, ya cuma namazını terk etmekten vazgeçerler ya da Allah onların kalplerini mühürler ve artık onlar gafillerden olurlar.” (Müslim, Cum‘a, 40 [865]). Bu hadis-i şerifler, cuma namazını terk etmenin bir Müslüman için ne kadar sakıncalı olduğunu ifade etmeye yeterlidir. Hasta ve yolcu olanlarla, cuma vaktinde hayati önemi haiz görevleri icra edenler hariç, akıllı ve ergenlik çağına gelmiş her Müslüman erkeğe cuma namazı kılmak farzdır. İbadet hakkı, din ve vicdan özgürlüğü kapsamındadır. Bir dine inanan kimse, inanç özgürlüğünün devamı olarak, o dinin gereklerini yerine getirme hakkına da sahiptir. İşverenin, namaz kılmak isteyen çalışanlarına, Cuma ve beş vakit namazlarını kılma imkânını sağlaması gerekir. Çalışanlara farz namazlar için izin verilmemesi doğru değildir. Bu durumdaki çalışanlar hukuki haklarını aramalı ve diğer taraftan kendilerine alternatif bir iş bulmaya çalışmalıdırlar. Bu imkânı bulamayan ve başka türlü de geçimini sağlayamayan kişi için bu durum yeni bir iş buluncaya kadar geçici bir mazeret sayılır.
Cuma namazı kadınlara farz değildir. Dolayısıyla bu bir erkek mümin sorunu olabilir. Avrupa'da cuma namazı farz olması da farklı mekânlara göre değişiklik kazanabilir. Bulunduğu şehirde Cuma kılınan bir cami bulunanlar için Cuma namazı farz olur. Uzaktakiler için olmaz. Bu da ikinci mesele. Üçüncü olarak da şunu bilmeliyiz: Önemsiz gördüğü için, hükmünü hafife aldığı için Cuma namazını üç defa art arda kılmayan aittir o kural. Bir zorunluluktan ötürü kılmayan için bu kuralın inşaallah geçerli olmamasını temenni ederiz. Netice olarak Cumayı öyle veya böyle kılamayan öğlen namazını kılar.
Cuma namazını salt namaz olarak görmeyin. Onun namazla birlikte taşıdığı siyasi, psikolojik ve sosyolojik anlamları da vardır. Dolayısıyla camiye gitme imkânınız varsa cumayı Müslüman kardeşlerimizle kılın. Oradaki Müslümanlardan ayrılmayın. Yani imkânlarınızı da biraz zorlamanızı tavsiye ederim. Cuma namazına gitmeniz sizin için ciddi bir sıkıntıysa öğle namazını bulunduğunuz yerde eda edersiniz.
Cuma namazı, akıllı, ergenlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve misafir olmayan Müslüman erkeklere farz kılınmıştır. Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaate gelemeyecek kadar mazereti olanlar cuma namazı kılmakla yükümlü değildirler. Cuma namazını terk edenlere yönelik tehditkâr ifadeler taşıyan hadisler, cumanın önemini vurgulamak ve mazeretsiz terk edenlerin cezayı hak edeceklerini bildirmek amacını taşırlar. Bu hadislerden bir kısmında Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Birtakım insanlar ya cuma namazını terk etmeyi bırakırlar yahut da Allah onların kalplerini mühürler, artık gafillerden olurlar.” (Müslim, Cum‘a, 40 [865]); “Her kim önemsemediği için üç cumayı terk ederse, Allah onun kalbini mühürler.” (Ebû Dâvûd, Salât, 209 [1052]; İbn Mâce, İkâmetü's-salavât, 93 [1125]) Buna göre, özürsüz olarak cuma namazını terk eden bir Müslüman büyük günah işlemiş olur. Fakat farziyetini inkâr etmedikçe ve hafife almadıkça; cumayı üç kez terk etmekle nikâhı düşmez.
Cuma namazı kesinlikle terk edilemez bir namazdır. Ne edin edin cumasını kaçırmaz bir işin işçisi olun. Allah yardımcınız olsun. Cuma namazını bir sebeple kaçırdığınız zaman ise öğlen namazını kılın.
Öncelikle imanının hakkını ver. İman edip kâfirler gibi yaşamak olmaz. İslam’ı bütün olarak kabul edip yaşadığımız zaman hakiki Müslüman oluruz. Günah bekletmeyiz. Rabbimizin affına sığınır, vurdumduymazlık etmeyiz. İbadetsiz kalmayı çok tehlikeli görürüz. İbadeti de camide namaz kılmak, ramazanlarda iftarlara gitmek, yaşlanınca da haccetmek olarak göremeyiz. Evlilik de dâhil, Allah’ın razı olduğu her iş ibadettir. Yolda eziyet veren bir şeyi almayı imanın bölümlerinden görürüz. Mü’minin boş işi olmaz. Boş niyeti olur. Ondan da Allah’a sığınır. Namaz en önemli iştir. Allah Teâlâ bu dini namaz üzerine kurdu. Kâfirlerle aramızdaki en bariz fark namazdır. Namaza göre bir hayat düzenli kur. Aç kal, namazsız kalma. Hele Cuma namazını sakın kaçırmayasın, kalbin mühürlenir. Akşam toplantıların, gezilerin sabah namazını hesap ederek başlasın, bitsin. Namazı camide kılmayı, hatta imamla iftitah tekbirine başlamayı ilke edin; göreceksin Allah her işinde önünü açacak, zorluk görmeyeceksin. Girdiğini sınavların kolaylaşacak. Namazı terk edenler önce sünnetlerini terk ettiler. Şeytanın en önemli taktiklerinden biri, ibadetlerin sünnetlerini yıpratmaktır. Eğer namaz denince senin için akan sular duruyorsa korkma! Sen Allah’ın himayesindesin, senin her işin yürür.
cuma namazı konusundaki diğer fetvalar
O yörede en azından muteber bir fıkıh içtihadına göre vakit girmeden kılınan bir namaz, namaz değildir. Katılsanız da o namazı daha sonra yeniden kılmanız gerekir.
Cuma namazı kılınan bir mıntıkada yaşıyorsanız ve o iş yeri de o mıntıkada ise mesela beş on km yakınınızda Cuma namazı kılınan bir yer varsa Cuma namazı kılmanız gerekir. O mıntıkada Cuma namazı kılınan bir cami yoksa zaten Cuma namazı yerine öğlen kılacaksınız. Başka bir iş bulamıyor ve sıkıntı içinde kalıyorsanız zaruret durumu geçene kadar işe girin.
Sadece farzları, namazın hakkını vererek kılan namaz kılmış olur. Harama girmez. Ancak bu tutumun yarın farzları da unutmaya götürmeyeceğini kimse garanti edemez. En azından bunu bir eksiklik olarak görmelisin. Kılmamayı bir kanun durumuna getirme. Ara sıra da olsa kıl. Sünnet dediğin senin Peygamber aleyhisselamın şefaatine uzanan yolundur. Cumanın iki rekât farzı için de bu kural geçerlidir.
Sizin durumunuzdaki bir mü'min şöyle yapmalıdır: Namaz gibi büyük bir ibadeti ihmal ettiği için tevbe etmeli ve tevbesini korumalıdır. Geçmiş namazların toplamını hesap etmeli ve onları kaza etmeye karar vermelidir. Mesela 3650 sabah namazı gibi, belirlemelidir. Ardından da “üzerime kaza kalan son sabah namazına niyet ettim” diyerek sabah namazı gibi iki rekât namaz kılmalı. Kaza ederken namazların sünnetlerinin kazası yoktur. Sadece yatsıyı kaza ederken vitir namazı da onunla beraber kaza edilir. Bu takvimi çalıştırırken mesela sabah namazlarını bitirip öğleye geçebilirsiniz veya bir günlüğü bitirip diğer güne geçebilirsiniz. İkisi de aynı sonuca götürür. Cuma namazlarının kazası olmaz, onların yerine öğleyi kaza etmiş olursunuz. Kazaları bitirmek için kendinize plan yapın. Mesela: Hafta tatillerinde bir haftalık namaz kılmak gibi ya da yatmadan önce bir günlük namaz kılmak gibi… Bu plana da sadık kalırsanız yani tevbenizin pratiğini yapmaya devam ederseniz, o tevbeye sadık kaldığınız anlaşılırsa biiznillah ömrünüz kazaları bitirmeye yetmese bile Allah’ın mağfireti size yeter.
Uzun zaman denizde kalan gemi personelinin Ramazan orucunu ertelemeleri, Cuma namazı kılmamaları yani seferîlik hükmü uygulamaları ve bunun uzun zamanlar devam etmesi bir sakınca oluşturmaz. Bu nedenle günaha girilmiş olmaz. Siz özellikle psikolojik olarak bunu kaldırıp kaldıramayacağınızı bir uzmana danışın.
Allah yardımcınız olsun. Sizi hayra sebep şerre engel yapsın. Namaza kalkmaya kararlı olarak yattığınız hâlde bir sebeple kalkamazsanız o namazı kaza edersiniz. Biiznillah da vebaliniz olmaz. Baştan ihmal ederseniz o durumda namazı kazaya bırakmaktan ötürü de vebale girersiniz. Cuma vaktinde güvenlikle alakalı ve izin alıp cumaya gidemeyeceğiniz bir görevden ötürü Cuma namazı kılamazsanız onun yerine öğleyi kılarsınız. Biiznillah bundan mesuliyetiniz olmaz, mesleğiniz o ağırlığı taşımaktadır.