Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir insan iş yerinden dolayı veya okul yüzünden üç defa Cuma namazına gidemiyorsa kalbi mühürlenir ve o insanın cenaze namazı kılınmaz. Benim sorum, bu durumda ne yapmak gerek ve ikinci Cuma namazı varmış, iş ve okul yüzünden Cuma namazına gidemeyenler için. Bu ikinci Cuma Namazı var mı, var ise hangi vakit de kılınıyor?
Cevap
Benzer fetvalar
İkinci Cuma diye bir kavram yoktur. Cuma aynı vakitte bir kere kılınır. Belirttiğiniz İkinci Cuma yoktur.
Birkaç defa yazışmamızdan anladım ki daha önceki verdiğimiz bilgilerden tatmin olmamışsınız. Size açıkça ve yalnızca "Cuma namazına gitmeyebilirsiniz" ifadesini kullanma hakkımız yok. Bizim vazifemiz Cuma namazını düşüren ilkeleri nakletmek, sizin vazifeniz de bu ilkelere sizin uygun olup olmadığını kontrol etmektir. Sonrasında kalbinizle iç muhasebe yaparak doğru karara varmanızdır. Öncelikli çabanız uzak da olsa haftada bir Cuma namazında Müslüman kardeşlerimizle beraber namaz kılmak olmalıdır. Gerekirse o gün izin hakkınızı kullanın. Bu imkânlar elinizde değilse, Cuma namazına gitmek için farklı alternatifler de üretemediyseniz ve bahsettiğiniz şekilde de cami çok uzaksa öğle namazını kılarsınız. Üç Cuma namazını hiçbir mazereti olmaksınız terk eden kimsenin kalbinin mühürlendiği/İslami algılara kalbinin kapalı olduğu hadislerde yer almaktadır. Bu hadis Cuma namazını geçerli bir mazereti olmayan kimselerle ilgilidir. Öyle de olsa sakınma gayretinde olmalıyız.
Durum şöyledir: Cuma namazı, cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayan herkese farzdır. Şehrin neresinden olursa olsun oraya gitmelidir. Şehir dışında bulunan ise beş km mesafede ise cuma namazı kılınan camiye gitmek zorundadır. Sizin durumunuzdaki biri ise bu kuralın dışında kalmaktadır. Siz böyle bir durumda öğlen namazını kılarsınız. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Sadece farzları, namazın hakkını vererek kılan namaz kılmış olur. Harama girmez. Ancak bu tutumun yarın farzları da unutmaya götürmeyeceğini kimse garanti edemez. En azından bunu bir eksiklik olarak görmelisin. Kılmamayı bir kanun durumuna getirme. Ara sıra da olsa kıl. Sünnet dediğin senin Peygamber aleyhisselamın şefaatine uzanan yolundur. Cumanın iki rekât farzı için de bu kural geçerlidir.
Cuma günü Cuma Namazı farzdır. Onun iki rekât farzı kılınmadıkça o günün namazı eksik olur. Zira o gün öğlen namazı yoktur. Sadece: a- Kendisine Cuma Namazı farz olmayanlar yani kadınlar ve insanların toplu yaşadıkları yerler olmayan göçebelerin yaşadığı gibi ortamlarda yaşayanlar öğleyi kılabilirler. O onlar için yeterli olur. b- Hastalık, yolculuk gibi bir özürden ötürü Cuma Namazına gidemeyenler öğleyi kılarlar. c- Bir sebeple Cuma Namazını kılamayan, öğlen namazını kılar ve vaktin namazını kılmış olur ama kılmadığı Cumanın vebali üzerinde kalır. Allah Teâlâ hakkıyla eda etmeye muvaffak kılsın.
Cuma namazını salt namaz olarak görmeyin. Onun namazla birlikte taşıdığı siyasi, psikolojik ve sosyolojik anlamları da vardır. Dolayısıyla camiye gitme imkânınız varsa cumayı Müslüman kardeşlerimizle kılın. Oradaki Müslümanlardan ayrılmayın. Yani imkânlarınızı da biraz zorlamanızı tavsiye ederim. Cuma namazına gitmeniz sizin için ciddi bir sıkıntıysa öğle namazını bulunduğunuz yerde eda edersiniz.
cami konusundaki diğer fetvalar
Size bu cevabı verdiğimiz gün, Diyanet Takvimi Hakkâri için İMSAK vaktini 04.45 olarak gösteriyor. Bugün için sabah namazını 04.46'dan itibaren kılabilirsiniz. (Bu vaktin her gün ve her il için değişeceğini biliyorsunuzdur.) Bu şu demektir: Takvimin İMSAK vakti olarak belirlediği andan sonra ezan okunduğunda namaz kılmak için de vakit gelmiş demektir. Hiç sıkıntı etmeyin, kılın. Eğer takvimin İMSAK vakti olarak yazdığından önce kılınırsa o namaz namaz olmaz.
Namaz kılarken, hemen önündeki safta oluşan boşluğu doldurmak için ÖNÜNDEKİ SAFA KADAR yürümek namazı bozmaz. Daha fazlası ise bozar.
Otuz km mesafeden önce size mesela beş km gibi yakın bir yerde Cuma namazı kılınıyorsa oraya gidersiniz. Belirttiğiniz uzaklıkta bir yere Cuma namazı için gitmeniz size farz olmaz, öğleyi kılarsınız.
Caminin bağlı bulunduğu müftülüğe yazı ile durumu bildirin. Muhakkak bir inceleme yapacaktır müftülük. Onların incelemesinin sonucu namaza mani bir durum görülmezse devam edin. Az bir eğrilik namaza mani olmayabilir. Sorunla ilgilenen olmazsa peşini bırakmayın ve Diyanet'e yazın. İnşaallah çözülür.
İtikâf namaz kılınan bir camide veya kadının evinde namaz için ayırdığı odasında olur. Vakıfta olmaz.
Sabah ve yatsı namazlarının cemaatle kılınmasını hararetle tavsiye eden hadisler vardır. Bu iki namazın camide kılınmasını mühim sünnetlerden biri olarak görmeliyiz. Tam anlamıyla sünnete bağlılık testinin en kritik noktalarından biri olarak da anlayabiliriz. Meselenin özü budur. Ancak sabah ve yatsı namazını camide cemaatle kılmayan münafıktır denemez. “Münafıkları o vakitte camide arayın” sözü, münafıkların gerçek bir iman sahibi olmadıkları için zor olanı yapıp sürekli olarak camiye gelemeyeceklerine işaret edilmektedir. Evet, bu gelememe iman açısından bir kayıptır ama camiye gelemeyen münafıktır denemez. Öyle bir hüküm yoktur da. İmanı korumak ve mü'mince yaşamak bakımından bir erime, şeytana kapılma bakımından gayet hassas bir nokta olarak görülmelidir ve sabah/yatsı namazları camide kılınmaya çalışılmalıdır. Böyle anlayabiliriz.