Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben köyde görev yapıyorum. Köyde cami var ama hoca yok. Köy ilçeye otuz km uzaklıkta ve cumaya gitsem bile tekrar geri dönmem lazım. Cumaya gitmemek bu durumda yanlış mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Cuma namazını salt namaz olarak görmeyin. Onun namazla birlikte taşıdığı siyasi, psikolojik ve sosyolojik anlamları da vardır. Dolayısıyla camiye gitme imkânınız varsa cumayı Müslüman kardeşlerimizle kılın. Oradaki Müslümanlardan ayrılmayın. Yani imkânlarınızı da biraz zorlamanızı tavsiye ederim. Cuma namazına gitmeniz sizin için ciddi bir sıkıntıysa öğle namazını bulunduğunuz yerde eda edersiniz.
Durum şöyledir: Cuma namazı, cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayan herkese farzdır. Şehrin neresinden olursa olsun oraya gitmelidir. Şehir dışında bulunan ise beş km mesafede ise cuma namazı kılınan camiye gitmek zorundadır. Sizin durumunuzdaki biri ise bu kuralın dışında kalmaktadır. Siz böyle bir durumda öğlen namazını kılarsınız. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Müslümanlar bir araya geldiklerinde Cuma namazı kılmak için bir yeri belirleyip orada Cuma kılabilirler. Cumanın genel şartları oluşuyorsa sakıncası yoktur.
Sizin özel bir durumunuz var; eğer cuma namazını tek değil de cemaatle kılıyorsanız inşaallah bir sıkıntısı yoktur.
Selamünaleyküm. Vasıtaya binmenizi gerektirecek bir mesafeye gitmeniz şart değildir. Evinizde ailece cemaat yapın.
Cuma namazını cami olan yerde kılmak esas olandır. Pikniğinizde hususi bir “cuma arası” vererek kalitenizi ve ibadet ciddiyetinizi gösteriniz. Allah Teâlâ amelinizi mübarek kılsın.
cami konusundaki diğer fetvalar
Namaz kılarken, hemen önündeki safta oluşan boşluğu doldurmak için ÖNÜNDEKİ SAFA KADAR yürümek namazı bozmaz. Daha fazlası ise bozar.
Size bu cevabı verdiğimiz gün, Diyanet Takvimi Hakkâri için İMSAK vaktini 04.45 olarak gösteriyor. Bugün için sabah namazını 04.46'dan itibaren kılabilirsiniz. (Bu vaktin her gün ve her il için değişeceğini biliyorsunuzdur.) Bu şu demektir: Takvimin İMSAK vakti olarak belirlediği andan sonra ezan okunduğunda namaz kılmak için de vakit gelmiş demektir. Hiç sıkıntı etmeyin, kılın. Eğer takvimin İMSAK vakti olarak yazdığından önce kılınırsa o namaz namaz olmaz.
Caminin bağlı bulunduğu müftülüğe yazı ile durumu bildirin. Muhakkak bir inceleme yapacaktır müftülük. Onların incelemesinin sonucu namaza mani bir durum görülmezse devam edin. Az bir eğrilik namaza mani olmayabilir. Sorunla ilgilenen olmazsa peşini bırakmayın ve Diyanet'e yazın. İnşaallah çözülür.
Cuma namazı kadınlara farz değildir. Dolayısıyla bu bir erkek mümin sorunu olabilir. Avrupa'da cuma namazı farz olması da farklı mekânlara göre değişiklik kazanabilir. Bulunduğu şehirde Cuma kılınan bir cami bulunanlar için Cuma namazı farz olur. Uzaktakiler için olmaz. Bu da ikinci mesele. Üçüncü olarak da şunu bilmeliyiz: Önemsiz gördüğü için, hükmünü hafife aldığı için Cuma namazını üç defa art arda kılmayan aittir o kural. Bir zorunluluktan ötürü kılmayan için bu kuralın inşaallah geçerli olmamasını temenni ederiz. Netice olarak Cumayı öyle veya böyle kılamayan öğlen namazını kılar.
İtikâf namaz kılınan bir camide veya kadının evinde namaz için ayırdığı odasında olur. Vakıfta olmaz.
Sabah ve yatsı namazlarının cemaatle kılınmasını hararetle tavsiye eden hadisler vardır. Bu iki namazın camide kılınmasını mühim sünnetlerden biri olarak görmeliyiz. Tam anlamıyla sünnete bağlılık testinin en kritik noktalarından biri olarak da anlayabiliriz. Meselenin özü budur. Ancak sabah ve yatsı namazını camide cemaatle kılmayan münafıktır denemez. “Münafıkları o vakitte camide arayın” sözü, münafıkların gerçek bir iman sahibi olmadıkları için zor olanı yapıp sürekli olarak camiye gelemeyeceklerine işaret edilmektedir. Evet, bu gelememe iman açısından bir kayıptır ama camiye gelemeyen münafıktır denemez. Öyle bir hüküm yoktur da. İmanı korumak ve mü'mince yaşamak bakımından bir erime, şeytana kapılma bakımından gayet hassas bir nokta olarak görülmelidir ve sabah/yatsı namazları camide kılınmaya çalışılmalıdır. Böyle anlayabiliriz.