Fetva Meclisi
Soru
Hocam namazı cemaatle kılmanın önemini biliyorum ancak ben çok kiloluyum, hareket ettikçe sıkıntı çekiyorum. Namazlarımı evde kılsam sevabım eksik olur mu yoksa ne olursa olsun camiye mi gitmeliyim? Bizim mahalle camisi de merdivenleri dik bir yapıda, çok zorlanıyorum. Teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Mümin bir eksikliğin sahibi olabilir ama o eksikliği genelleştirmez. Mesela sabah namazını camide kılması gerekir. Kılamıyorsa sabah namazını camide kılmayı defterinden silmez. Bir gün gidebilirsem o günü kârım kabul ederim der. Siz de böyle yapın. Ayda beş kere de olsa gitmeye çalışın. Böylece nefsinizi eğitmiş olursunuz. Hemen teslim olursanız şeytan sizi yenmiş olur. Böyle olumsuz bakmayın kulluk mücadelesine.
Sağlığı yerinde iken camiye cemaate gitmeyi ihmal etmeyen bir Müslüman sağlık veya benzeri bir nedenle camiye gidemeyip namazları evinde kıldığında camiye gidiyor gibi sevap kazanmaya devam eder. Onun niyetini ve engel olmasa camiye gitme heyecanını Allah biliyor olduğu için sevabı eksilmez. Her şey işler iyi iken ki ciddiyetimiz ve niyetlerimizin büyük olmasındadır. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Birkaç defa yazışmamızdan anladım ki daha önceki verdiğimiz bilgilerden tatmin olmamışsınız. Size açıkça ve yalnızca "Cuma namazına gitmeyebilirsiniz" ifadesini kullanma hakkımız yok. Bizim vazifemiz Cuma namazını düşüren ilkeleri nakletmek, sizin vazifeniz de bu ilkelere sizin uygun olup olmadığını kontrol etmektir. Sonrasında kalbinizle iç muhasebe yaparak doğru karara varmanızdır. Öncelikli çabanız uzak da olsa haftada bir Cuma namazında Müslüman kardeşlerimizle beraber namaz kılmak olmalıdır. Gerekirse o gün izin hakkınızı kullanın. Bu imkânlar elinizde değilse, Cuma namazına gitmek için farklı alternatifler de üretemediyseniz ve bahsettiğiniz şekilde de cami çok uzaksa öğle namazını kılarsınız. Üç Cuma namazını hiçbir mazereti olmaksınız terk eden kimsenin kalbinin mühürlendiği/İslami algılara kalbinin kapalı olduğu hadislerde yer almaktadır. Bu hadis Cuma namazını geçerli bir mazereti olmayan kimselerle ilgilidir. Öyle de olsa sakınma gayretinde olmalıyız.
Namazı camide kılmak esas olandır. Herkes camide cemaatle kılmaya çalışmalıdır. Sizin verdiğiniz örnekte ise cemaate gitmemeye bir tür özür vardır. Kalbiniz camide cemaatte olsun evde de olsa namazı kılın. Mümkünse kaldığınız yerde küçük bir cemaat yapın. İlla namazı kılın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Şeytan, herkesi bir noktadan cenderesine almaktadır. Sizi de öncelikli olarak namazdan yakalamış. Siz de buna karşılık, namazı en önemli sorununuz olarak göreceksiniz. Çevrenizi değiştirin. Bir ilim meclisine katılmaya çalışın. Evde eşinizle cemaat olun, ev namazlarının sizin için bir geçiş olacağını zannederim. Dua edin.
Evde de cemaat yapabiliyorsanız bir sıkıntı yoktur. Elli yüz metrelik yakın bir mesafede cami varsa camiye gitmeniz gerekir. En azından günün bir vakti muhakkak camiye gidin. İmtihan yoğunluğu ve benzeri olağanüstü denebilecek zamanları müstesna yapabilirsiniz. Rabbim sizi bu merhume ümmete bağışlasın. Hizmetiniz insanlığın yüzünü güldürsün. Meleklerin duaları ile yoğunlaşasınız. Bize de dua ediniz.
cami konusundaki diğer fetvalar
Siz devletten camide beş vakit bulunmanız için maaş alıyorsunuz. Bir kişi olsa hatta hiç kimse olmasa bile orada bulunmanız aldığınız maaşın helal olması için şarttır. Siz orada sadece imam veya müezzin değilsiniz; o noktada devletin emanetini sahiplenmiş bulunuyorsunuz. Resmi izin günleriniz dışında orada bulunmamanız emanete hıyanettir. Sadece aldığınız maaşın helal olup olmaması olarak bakmamalısınız. Sizin bu durumunuza göz yuman idareciniz/müftünüz de hıyanete ortaktır. İnsanın acil bir işi nedeniyle bir vakit namazdan geri kalması kabul edilebilir ama bunu ilkeleştirmek kabul edilemez. Nerede kaldı ki sizin bir Müslüman olarak namazda camide olmanız gerekirdi. Yaptığınız sıradan bir memurun bile yapmaması gereken bir iş iken bir imam olarak asla size yakışmayanı yapmış olursunuz. Tevbe edin ve vazifenize sadık olun. İnsanlara iyi örnek olun. İşiniz çoksa imamlığı bırakın ve çok olan işinize yönelin.
Bir kere senin bu durumu bağlı olduğun müftün ile görüşmen gerekir. Onun yönlendirmesi önemli. Ciltlettirilip tamir edilmesi mümkün olanı tamir ettir. Eski kitaplarımızda okunamaz duruma gelen Mushaf için temiz ayak basmaz bir yere gömülür denmekte idi. Şu anda böyle bir yer bulmakta zorlanılabilir. Onun yerine yakılıp külü temiz bir yere gömülebilir. Bu dönemde üretilmiş eski kâğıtları talaş haline getiren cihazlarda da itlaf edebilirsin. Bunları yaparken insanların gözü önünde yapmamanı tavsiye ederiz ki, yorumlayamayacakları şeylerden ötürü fitne üretmelerine sebep olmayasın.
Camiler mahza ibadet içindir. İbadet olmayan bir işin camide yapılması en azından kerih görülür. Camilerde yardım toplanması ise maalesef alternatifi oluşturulamayan bir durumdur. İbadetin lezzetine ve yapılan vaazların faydasına etkisi olan bir uygulamadır. Buna rağmen Allah rızası için sadaka verilmesi olarak görülebilecek yardım toplamaları fukaha caiz görmektedir. Peygamber aleyhisselamın mescidinde bu tür yardım toplamaları yapılmıştır. Bu iş yapılırken ibadete zarar verilmemesi özenle korunacak bir çizgi olarak görülmelidir.
Bu ilmi yarışmalar bir kaybeden ödeyecek türünden yarışmalar değil de mesela cami derneğinin organize ettiği bir yarışma ise camide yapılması caiz olur.
Hayır, böyle bir söz yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında mescitte kadınlar da namaz kılıyorlardı. Onun zamanında yasak olmayan bir şeyin daha sonra yasaklanması mümkün mü? Ancak Ömer bin Hattab (radıyallahu anh zamanında kadınların mescitlere girip çıkarken dikkatsiz davrandıkları şeklindeki bir mülahaza üzerine Ömer (radıyallahu anh)'ın kadınların mescitlere bu şekilde gelmesinden rahatsızlık duyduğuna dair bir bilgi vardır. Bu bilgiye dayalı olarak da Hanefi fukahası fitne olma, fitneye düşme ihtimaline binaen kadınların camiye çıkmalarını kerih görmüşlerdir. Kural olarak şunu söyleyebiliriz: Kadınlar mahremiyete dikkat edebiliyorlarsa ve camilerin ağırlığını zedeleyecek bir ortam oluşmuyorsa mescitlere/camilere gidebilirler. Belki de gitmelidirler de.
Bir cami yapılırken üstü cami altı da salon olacak şekilde tasarlanıp yapıldı ise o takdirde üstü ve altı ile camiyi iki ayrı bina gibi kabul edebiliriz. Bu durumda da caminin alt katında helal olan toplantılar, faaliyetler yapılabilir, bir sakıncası olmaz. Cami yapılırken alt katı salon olarak düşünülmedi ise sonradan salona çevrilip orada düğün yapılması caiz olmaz. Salon yapılabilir ama dini ve eğitim içerikli faaliyetler için kullanılabilir, düğün gibi eğlence getiren faaliyetler yapılmaz.