Fetva Meclisi
Soru
Hocam mahallemiz küçük bir mahalledir. Camimizden başka da büyük bir bina bulundurmuyor. Camimizin alt katı büyükçe bir salon olacak durumdadır. Mahalleli olarak düğün ve benzeri toplantılarımızı caminin altını salona çevirerek yapalım, camiye de gelir olsun diye düşündük. Caminin altını salona çevirsek ve orada düğün benzeri toplantılar yapsak günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Camide düğün yapmak şart değildir. Şu zamandaki camilerde pek uygun da değildir. Salın da olabilir ama helal olmalıdır. Şeriat'ımıza uygun olmalıdır.
Bugünkü düğün anlayışı ile camide düğün olmaz. Camide nikâh akdi yapılabilir. Caminin uygun ayrı bir salonu varsa orada düğün yemeği verilebilir.
Namaz kılanları almayacak kadar küçük kalan, deprem gibi bir sebeple yıkılması gereken, kıblesi yanlış olduğu için yenilenmesi zorunlu olan bir cami yıkılabilir. Yıkılan caminin aynı arsasını yeni caminin yeri olarak kullanmak en isabetlisi olur. Küçük kalıyor veya güvenli değil türünden bir sebeple yeni cami başka bir yere nakledilebilir. Ortada bir zaruret bulunduğu için bu caiz olur. Eski camiyi ise cami olarak olmasa bile Kur'an eğitimi ve benzeri ibadet eksenli işler için kullanmak en uygunudur. İhtiyaç yok ise haram bir iş icra edilmemek şartı ile toplantı mekanı olarak da kullanılabilir. Zira yeni camiye taşındıktan sonra orası cami değildir. Böyle bir proje için bağlı bulunduğunuz yerin müftülüğü ile temasa geçmeniz muhtemel fitnenin önünü almanız için iyi olur.
Bu bakış ve düşünce tarzı doğru değildir. Müslümanların birbirine bakışı hüsnüzan esasına dayanmalıdır. Bir Müslüman’ın aksi bilinmedikçe iyi olduğuna inanmak zorundayız. Bilhassa bidat gibi kişinin imanına zarar verecek kadar hassas bir konuda karar vermek ve verilen kararı uygulamak hatadır, böyle düşünmemelisiniz. Elimizde o kişinin açık bir itirafı veya açık bir uygulaması olmadıkça bir Müslüman için böyle diyemeyiz. Bir başka nokta da bidat tek çeşit değildir. Kişiyi imansız denebilecek bir bataklığa çekebilecek bidat var, o derece olmayan mekruh denebilecek düzeyde bidat var. Üçüncü bir nokta da şudur: Camiler imamların değil Allah’ın evleridir. O iyi bu kötü diye seçmeye kalkarsak tek bir camimiz bile olmayabilir. Kendimizi evliya makamında görüp imamları tenkit ederek bir yere gidemeyiz. Camiye devam edeceğiz. İmamlardaki eksiklikleri birbirimize nasihat mantığı ile gidermeye çalışacağız. Gerekirse resmi makamları yani imamların üstlerini devreye sokacağız ama camiyi terk etmeyeceğiz. Cami üzerinden fitne, fitnelerin en yıkıcısı olabilir maazallah. Şeytana el kaptırmaya karşı dikkatli olalım.
Selamünaleyküm. Camide böyle bir şey olur mu? Sorusundan önce, böyle bir açılışa gerek var mı idi? Sorusunu sormalıyız. Modası geçmiş adetleri Müslümanlar olarak biz yaşatmaya çalışıyoruz adeta. Allah Teâlâ rızasından ayırmasın bizi. Her hâlükârda olan sadece berbattır. Sebep olanlar istiğfar etmelidir. Tekrarından da içtinap edilmelidir.
Mevcut sistem içinde müftülüklerin namaz kılınabilir diye ruhsat verdiği her yer cami veya mescit hükmünde olur. Özellikle de Cuma Beratı verildi ise hiçbir sakınca kalmamış demektir. Bir mescidin üzerinde meskün evlerin olması orayı mescitlikten çıkarmaz. Orada eda edeceğiniz her namaz evinizde kılacağınız namazdan daha evladır, daha sevaplıdır. Allah kabul etsin.
cami konusundaki diğer fetvalar
Hayır, böyle bir söz yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında mescitte kadınlar da namaz kılıyorlardı. Onun zamanında yasak olmayan bir şeyin daha sonra yasaklanması mümkün mü? Ancak Ömer bin Hattab (radıyallahu anh zamanında kadınların mescitlere girip çıkarken dikkatsiz davrandıkları şeklindeki bir mülahaza üzerine Ömer (radıyallahu anh)'ın kadınların mescitlere bu şekilde gelmesinden rahatsızlık duyduğuna dair bir bilgi vardır. Bu bilgiye dayalı olarak da Hanefi fukahası fitne olma, fitneye düşme ihtimaline binaen kadınların camiye çıkmalarını kerih görmüşlerdir. Kural olarak şunu söyleyebiliriz: Kadınlar mahremiyete dikkat edebiliyorlarsa ve camilerin ağırlığını zedeleyecek bir ortam oluşmuyorsa mescitlere/camilere gidebilirler. Belki de gitmelidirler de.
Bu ilmi yarışmalar bir kaybeden ödeyecek türünden yarışmalar değil de mesela cami derneğinin organize ettiği bir yarışma ise camide yapılması caiz olur.
Camiler mahza ibadet içindir. İbadet olmayan bir işin camide yapılması en azından kerih görülür. Camilerde yardım toplanması ise maalesef alternatifi oluşturulamayan bir durumdur. İbadetin lezzetine ve yapılan vaazların faydasına etkisi olan bir uygulamadır. Buna rağmen Allah rızası için sadaka verilmesi olarak görülebilecek yardım toplamaları fukaha caiz görmektedir. Peygamber aleyhisselamın mescidinde bu tür yardım toplamaları yapılmıştır. Bu iş yapılırken ibadete zarar verilmemesi özenle korunacak bir çizgi olarak görülmelidir.
Bir kere senin bu durumu bağlı olduğun müftün ile görüşmen gerekir. Onun yönlendirmesi önemli. Ciltlettirilip tamir edilmesi mümkün olanı tamir ettir. Eski kitaplarımızda okunamaz duruma gelen Mushaf için temiz ayak basmaz bir yere gömülür denmekte idi. Şu anda böyle bir yer bulmakta zorlanılabilir. Onun yerine yakılıp külü temiz bir yere gömülebilir. Bu dönemde üretilmiş eski kâğıtları talaş haline getiren cihazlarda da itlaf edebilirsin. Bunları yaparken insanların gözü önünde yapmamanı tavsiye ederiz ki, yorumlayamayacakları şeylerden ötürü fitne üretmelerine sebep olmayasın.
Siz devletten camide beş vakit bulunmanız için maaş alıyorsunuz. Bir kişi olsa hatta hiç kimse olmasa bile orada bulunmanız aldığınız maaşın helal olması için şarttır. Siz orada sadece imam veya müezzin değilsiniz; o noktada devletin emanetini sahiplenmiş bulunuyorsunuz. Resmi izin günleriniz dışında orada bulunmamanız emanete hıyanettir. Sadece aldığınız maaşın helal olup olmaması olarak bakmamalısınız. Sizin bu durumunuza göz yuman idareciniz/müftünüz de hıyanete ortaktır. İnsanın acil bir işi nedeniyle bir vakit namazdan geri kalması kabul edilebilir ama bunu ilkeleştirmek kabul edilemez. Nerede kaldı ki sizin bir Müslüman olarak namazda camide olmanız gerekirdi. Yaptığınız sıradan bir memurun bile yapmaması gereken bir iş iken bir imam olarak asla size yakışmayanı yapmış olursunuz. Tevbe edin ve vazifenize sadık olun. İnsanlara iyi örnek olun. İşiniz çoksa imamlığı bırakın ve çok olan işinize yönelin.
Allah Teâlâ size afiyet versin, sabırla yaşamayı kolay kılsın. Âmîn. Evet, camide namaz kılmak namazın önemli şartlarından biridir ama namazın kabul olmasının şartlarından değildir. Belli sebeplerle camiye gidilmeyebilir. Belirttiğiniz şişmanlık bu sebeplerden biridir Çünkü şişmanlık bir hastalıktır. Her hastalık gibi o da bir özürdür. Mesela merdiven çıkamamak, eve dönünce nefes zorluğu çekip yatma durumunda olmak gibi “hasta” muamelesi görmeyi gerektirecek durumdaki şişman hastalık özrü ile camiye gidemeyebilir, evde kıldığı namazla da inşaallah aynı sevabı kazanabilir. Buradaki rahatlatıcı ölçü şudur: Böyle hasta değil iken camiye gidiyordu da şu anda “gidemiyor” ise sebep bu hastalıktır ve özürdür. Özürlü de biiznillah muaftır. Cuma namazına muhakkak gitmeye çalışın. Cami ile bağınız kopmaması için de ara sıra da olsa kendinizi iyi hissettiğiniz zamanlar gitmeye çalışın. Allah Teâlâ kabul buyursun, eksiğimizi telafi etsin. Âmîn.