Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben Tıp fakültesinde okuyorum. Okuldaki arkadaşlarla birlikte sizi ziyaret ettiğimizde farz ibadetler hariç vaktimizin büyük çoğunluğunu tıbba ayırmamız gerektiğini söylemiştiniz. Sizin teşvik etmenizle tıbba gösterdiğim yoğunluğu arttırmaya çalışıyorum. Bu konuda aklıma takılan bir şeyi size danışmak istiyorum. Namazlarımı camide kılıyorum. Bu sebeple bazen çalışmamın bölündüğü zamanlar olabiliyor. Camiye gitmeyip evde namazlarımı kılmam üzerimdeki sorumluluk açısından daha mı doğru bir hareket olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Namazınız hususunda sitem işitmeniz normaldir. Elbette, ibadetimiz hususunda gerekiyorsa hapse de gireceğiz ama çok dikkat edin laubalilik nedeniyle namazınıza ve dininize sataşılmasın. Sadece farzları kılın, en çabuk olacak şekilde kılın.
Selamünaleyküm. Asla böyle yapamazsınız. Şeytan sizi hedefinizi den en temel noktada sapıtmış olur. Namazdan git gide soğursunuz. Sadece farzları da olsa kılınız. Kütüphane koridorunda kılın ama kılın. Camiye gitmeniz şart değildir.
Selamünaleyküm. Yavrum, camiye gitmek ne demektir? İmtihanı bilen şuurda olmak demektir. Allah seni Filistin topraklarında Yahudi zulmü ile de imtihan edebilirdi. Bak ne güzel evinde sözlü bir imtihan geçiriyorsun. Şükretsene bu kadar ucuz bir imtihan içindesin, şükret. Hiç taviz verme ve yılma; o zaman kazanırsın. İlk sözle eriyen biri olmamalısın.
Selamünaleyküm. Bu güzel bir duygudur. Bu duygu sizde iken ve siz samimi iken Allah size yardım eder ve muhakkak bir kapı açar sizin için. Endişe etmeyin. Hem eskisi gibi zorluk yoktur hem de dinimiz sizin için kolaylıklar göstermiştir. Cemaatle kılabildiğiniz zamanlar cemaate gidersiniz. Kılabildiğiniz her yer sizin için namaz yeridir. Kıbleyi bilin yeter. Üst başınız da önemli değildir. Sıkışırsanız botlarınızı çıkarmakla bile uğraşmazsınız. Sıkıştığınız ve zaman sıkıntısı çektiğinizde de sadece farzları kılarsınız. Sakın namaz kıldığınızı gizlemeyin. Aksine namazsız olmayacağınızı, namazdan taviz veremeyeceğinizi ilan edin. Siz namaza yapışın, namaz da size yardım etsin. Allah yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin. Hayır ve bereket üzere yol alasınız.
Cuma namazını salt namaz olarak görmeyin. Onun namazla birlikte taşıdığı siyasi, psikolojik ve sosyolojik anlamları da vardır. Dolayısıyla camiye gitme imkânınız varsa cumayı Müslüman kardeşlerimizle kılın. Oradaki Müslümanlardan ayrılmayın. Yani imkânlarınızı da biraz zorlamanızı tavsiye ederim. Cuma namazına gitmeniz sizin için ciddi bir sıkıntıysa öğle namazını bulunduğunuz yerde eda edersiniz.
Bir vakit farz namazı kılmamak ile kırk yıl sünnetleri olmadan sadece farzı kılmak karşılaştırılsa o bir tek vakit kılınmamış farz yine ağır olur. Eğer gençleri farz kıldırabilecekseniz yapın onu. Allah'ın izni ile onlar zamanla sünnetleri de kılarlar. Zira namazın kendisi bir eğitimdir, yeter ki onlar o eğitim alanına yaklaşsınlar. Allah yardımcınız olsun.
cami konusundaki diğer fetvalar
Medine’deki mescitte de direkler vardır. Saf dolmadan o direklerin arasında namaz kılmak mekruh olarak belirtilmişti. Bu nedenle namaz safında yer varken direklerin arkasında veya yanında namaz mekruhtur. Saflar dolu iken ise böyle bir mekruhluk yoktur.
Daha iyi olanı yapmışsınız. Bu mesele günümüzün yeni getirdiği sorunlardan biridir. Ne yapılacağı konusunda muteber bir fetva kurumunun ölçülerine henüz şahit olmadım. Bu sebeple doğru olacağını umut ederek şu cevabı verebilirim size: Namazdan önce gerekli tedbiri almak gerekir. Yalnız namazdan önce de zil için mü'minin telefonda bulunabilecek bir zil sesini ayarlamış olmalıyız elbette. Her şeye rağmen namazda çalması durumunda tek elle müdahale etmemizde bir sakınca yoktur. Çıkarıp iki elle yapılacak bir hareketin namazı bozabileceğini düşünüyorum. Böyle bir bozulma durumunda da namazı bozulmuş durumu ile kılıp tamamlamak gerekir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Kadınlar ve erkekler aynı caddede yürüyebilmektedirler. Çünkü caddede yürümek zorunluluğu vardır ve kadınlar da kendilerine dikkat ederek caddede yürümektedirler. Aynı şekilde bir salonda kadınlar ve erkekler göz, kulak sakıncalarına dikkat edebiliyorlarsa bir konuşmayı dinleyebilirler. Bu sakıncalara dikkat camide sağlanamıyorsa o takdirde camiye de gitmeleri caiz olmaz.
Dava denen alanı bir kişinin çalışmasına mahkûm bırakmak da hata değil mi? Siz, iffetinizi öne çıkarın. Sırf oradaki çalışma nedeniyle yıllarca beklemeniz gerekmez. Dava Allah'ın davası ise Allah ona bir görevli çıkarır. Siz bulunduğunuz yeri ihya edin.
Mümin bir eksikliğin sahibi olabilir ama o eksikliği genelleştirmez. Mesela sabah namazını camide kılması gerekir. Kılamıyorsa sabah namazını camide kılmayı defterinden silmez. Bir gün gidebilirsem o günü kârım kabul ederim der. Siz de böyle yapın. Ayda beş kere de olsa gitmeye çalışın. Böylece nefsinizi eğitmiş olursunuz. Hemen teslim olursanız şeytan sizi yenmiş olur. Böyle olumsuz bakmayın kulluk mücadelesine.
Mü'min kardeş olduğumuzu kabul ettiğimiz sürece o camideki insanlarla beraber bulunmalıyız. Cuma ve diğer namazları onlarla kılmayı kabul etmeliyiz. Ortada artık mü'min olma vasfının yitirildiğine dair bir kanaat varsa elbette mü'min olmayanların arkasında namaz kılmayız. Yalnız şunu unutmayalım: Şu hayatta en zor karar bir insanın mü'min olmadığına dair kati görüş belirtmektir. Büyük bir tehlike olarak bundan uzak durulmalıdır. Şu görüşü veya bu açıklaması gibi yorum götürebilir durumlarla insanların imanına veya küfrüne karar veremeyiz.