Fetva Meclisi
Soru
Hocam evlilikte takı mevzusunun dinimizdeki yeri hakkında bilgi almak istiyordum. Kızın babası tarafından altın nasıl istenmeli ve ölçüsü ne olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir bakış açısı yoktur. Kadın evlenirken erkekten MEHİR ister. Mehir güzelliğe veya eksikliğe bağlı değildir. Kızın arzusu ile alakalı bir durumdur. Ne kadar arzu ediyorsa o kadar ister, kabul edilirse alır, pazarlık edilirse hak onundur, dilediği gibi yapar. Güzellik veya çirkinlik ölçü alındığında kadına fiyat takdir edilmiş olur ki bu insani bir anlayış olmaz.
Erkeğin böyle bir bilgiyi paylaşması mecburiyeti dinen yoktur. Eşler arasındaki ilişki ve örfle alakalı bir ayrıntı olabilir bu.
Eşiniz haklıdır. Konuşulan altın olduğuna göre ödeme de altın olarak verilecektir. Eşiniz şu anda bu hakkından vazgeçip “şu kadar lira” vermenizi isterse onda da sakınca olmaz.
Dinimizin Müslüman kadına emrettiği kıyafet onu, yabancısı durumundaki erkeklerin gözünde dikkat çekmez şekle sokan kıyafettir. Renk önemli değildir. Siyah şart değildir. Zorunlu bir modeli yoktur. Ölçü önemlidir: Yabancı bir erkek baktığında kıyafetin içindeki kadın hakkında ayrıntı hissedemeyecek, Açık bir israf olmayacak, Yüzde yüz kâfirleri sembolize eden bir kıyafet olmayacak.
Selamünaleyküm. Borcu, elindekinden çok olanın zekât vermesi gerekmez.
Selamünaleyküm. Erkeğin süs olarak altın kullanması caiz değildir. Sözünü ettiğiniz örnekteki gibi altının bütün çeşitleri bu yasağa dâhildir.
altın konusundaki diğer fetvalar
Mehrin belli bir oranı yoktur, kadının istediği erkeğin de razı olduğu şeyin adıdır. Genelde altın üzerinden konuşulur. Mesela yüz gram altın denir. Siz de bunu diyebilirsiniz. Az veya çok size bağlıdır. Peşin de olabilir, ileri bir tarihe de ertelenebilir. Elinize geçince de yüzde yüz sizindir. Evin ortak bütçesi ile alakası yoktur. Erkeğin ona müdahale hakkı olmaz.
Bulduğunuz şeyi bir yıl ilan etmeniz gerekiyordu. Bunu yapmadığınız için onu kullanmak size helal olmazdı. Şu anda onun kıymeti kadar sadaka vermelisiniz.
Size yaklaşık olarak beş km yakın bir yerde Cuma namazı kılınıyorsa Cuma namazına gitmeniz gerekir. Hutbenin Arapça olmaması engel değildir. Temiz olmamaları da gitmenize mani olmaz. Kendinize bir seccade edinin ve gittiğinizde onu serin ve üzerinde kılın. Eğer bulaşıcı hastalık tehlikesi açık bir şekilde camiden geliyor diye kesin bir bilginiz olursa gitmeyebilirsiniz. Tahminle bu kararı vermeniz doğru olmaz. Maaşınızın oranına göre değil elinizdeki birikime göre fitre verirsiniz. Elinizdeki birikim 81 gram altın alacak kadar ediyorsa fitre verin. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin.
Altın alıp ileride satmak için yani kâr etmek için saklanmasında hiçbir sakınca yoktur.
Ödemeniz anında kuyumcunun hesabına düştüğüne göre bu bir taksitle satın alma değildir, bunda caizlik açısından sorun olmaz.
Başkasının verdiği bir destek ile zekât vermekte sakınca yoktur. Babanız eşine hediye vermiş oluyor, o da zekât vazifesini yerine getiriyor. Olabilir...